<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205</id><updated>2012-01-28T05:02:13.861-08:00</updated><category term='yarışma'/><category term='Hikâye'/><category term='viranvebahar'/><category term='eleştiri'/><category term='e-kitap'/><category term='yazılarım'/><category term='Duyuru'/><category term='kitap'/><category term='karavana'/><category term='serSERİ yazılar'/><category term='kültür meseleleri'/><category term='şiirlerim'/><category term='gayri memnun politik'/><category term='güncel'/><category term='Muhabbet'/><category term='video'/><category term='gezi'/><category term='ölüm'/><category term='fotoğraf'/><category term='alıştırma'/><category term='karikatür'/><title type='text'>Kitap dELiSi - kültür, sanat, kitap, edebiyat üzerine yorumlar</title><subtitle type='html'>kültür, sanat, kitap, edebiyat üzerine yorumlar</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>101</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-7963797446501930903</id><published>2012-01-28T04:59:00.000-08:00</published><updated>2012-01-28T05:00:19.353-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='viranvebahar'/><title type='text'>Viran ve Bahar Bitti</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SwxPNQELOBI/AAAAAAAACIo/igNWAvzMRNA/s1600/nefs.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="222" src="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SwxPNQELOBI/AAAAAAAACIo/igNWAvzMRNA/s320/nefs.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Viran ve Bahar edebiyat dergimiz yayın hayatına son verdi. Beş yıla yaklaşan yayın serüveni boyunca içten samimi bir ses olmaya çalıştı. Kendince bir yol tuttu. Güzelliklere vesile oldu ve artık yolun sonuna vardı. Gelecek ne getirir bilinmez ama Viran ve Bahar beş yüzü aşkın yazı ve şiirden sonra okurlarına veda ediyor.&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;Viran ve Bahar’ın mütevazı yolculuğunda biz sözünü dilime dolayan dostlarıma ayrı ayrı teşekkür ediyorum. İlk günden bu yana benimle yürüyen bu müstesna insanlar olmasaydı Viran ve Bahar diye bir yayın da olmazdı. Onları tanımak ayrı bir gurur, birlikte bir yayına imza atmak da farklı bir onur oldu benim için. Hemen aklıma gelen birkaç isme de özellikle teşekkür etmem gerek diye düşünüyorum.&lt;br /&gt;Ahmet Yılmaz Tuncer ağabeyim beni hiç yalnız bırakmadı. Hasan Parlak ağabeyim yazılarıyla, yüreklendiren mesajlarıyla hep bizimleydi. Bütün meşguliyetine rağmen Neşe Koçak Hanım çok değerli bir yoldaş oldu. İlk günlerden beri Abdulsamet Telimen dostum, Bülent Gündoğan hocamdan çok şey öğrendik. Kerim Akın ve Hızır İrfan Önder’i sonradan bulduk ama çok sevdik. Hülya Yücel Ergün ve Asude Zeynep Toprak isimlerini de zikretmeliyim. Bekir Biçer Ağabeyimi az gördüm ama öz gördüm. Ayhan Çoban’la, Mehmet Büyükşahin’le yürüdük bir dönem. İsmini saydığım ve sayamadığım bütün dostlara bu yolculuk için çok teşekkür ediyor ve haklarını helal etmelerini diliyorum.&lt;br /&gt;Biz de kendimizce bir şeyler yaptık ve geçtik dünya üzerinden, kalanlara selam olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Viran ve Bahar'ın bütün sayıları sitede ücretsiz olarak sunulmakta. Adres: &lt;a href="http://www.viranvebahar.com/"&gt;www.viranvebahar.com&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-7963797446501930903?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/7963797446501930903/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2012/01/viran-ve-bahar-bitti.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/7963797446501930903'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/7963797446501930903'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2012/01/viran-ve-bahar-bitti.html' title='Viran ve Bahar Bitti'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SwxPNQELOBI/AAAAAAAACIo/igNWAvzMRNA/s72-c/nefs.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-6934862320721054635</id><published>2011-12-08T05:37:00.000-08:00</published><updated>2012-01-28T05:00:48.655-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yarışma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Duyuru'/><title type='text'>Yağmur Dergisi 4. Hikâye Yarışması</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-9yJRF_Fh42g/TuC9RQvt_sI/AAAAAAAADik/H_3xgm98-JE/s1600/yarisma2012.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://4.bp.blogspot.com/-9yJRF_Fh42g/TuC9RQvt_sI/AAAAAAAADik/H_3xgm98-JE/s400/yarisma2012.jpg" width="101" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Geçen yıl yine bu blogtan duyurduğum Yağmur edebiyat dergisinin &amp;nbsp;hikâye yarışmasının dördüncüsü düzenleniyor. &amp;nbsp; &lt;a href="http://www.yagmurdergisi.com/yarisma2012.php"&gt;Yağmur'un sitesindeki&lt;/a&gt; bilgileri buraya alıyorum. Katılacakların bilgisine:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;h3&gt;Yağmur Dergisi Hikâye Yazma Yarışması Şartları:&lt;/h3&gt;Dil Kültür ve Edebiyat dergisi Yağmur'un geleneksel olarak tertip ettiği hikâye yarışmalarının dördüncüsü için müracaatlar geçtiğimiz ay itibariyle başladı. Şubat 2012'ye kadar eser kabul edilecek olan yarışmanın neticeleri 1 Mart 2012'de www.yagmurdergisi.com adresinden ilan edilecek. Daha evvel üç kez tertip edilen yarışmanın konusu serbest. Her yaş grubundan katılıma açık olan yarışmada birinciye 2.500, ikinciye 1.500, üçüncüye 1.000 TL para ödülü verilecek. Ayrıca üç kişi de mansiyon ödülü olan 500 TL ile mükâfatlandırılacak. Jüri üyelerini Ahmet Turan ALKAN, Âlim GÜR, Hüdayi CAN, Nihat DAĞLI, Osman ALAGÖZ, Recep Şükrü GÜNGÖR, Sevinç ÇOKUM, Şemsettin YAPAR ve Turan KARATAŞ'ın oluşturduğu yarışmaya gönderilecek olan hikâyelerin daha evvel herhangi bir yerde yayımlanmamış olması gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Yarışma Şartları &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;1 - Hikâyeler, daha önce hiçbir yerde yayımlanmamış olmalıdır.&lt;br /&gt;2 - Hikâyeler, 5.000 kelimeyi kesinlikle geçmemelidir.&lt;br /&gt;3 - Adaylar yarışmaya en fazla iki hikâye ile katılabilir. [İki hikâye ile katılanlar aynı rumuzu kullanmak zorundadır.]&lt;br /&gt;4 - Hikâyeler Times New Roman yazı karakteriyle 12 punto büyüklüğünde olmalıdır. Üstünde sadece rumuzun yer aldığı küçük bir zarfın içinde, yarışmacının fotoğrafını, ismini ve irtibat bilgilerini kapsayan bir özgeçmiş olmalıdır. Bu zarfla birlikte hikâyenin yer aldığı bir CD ve üç ayrı hikâye nüshası büyük bir zarfın içine konulmalıdır.&lt;br /&gt;5 - Yarışmada mükâfat alan hikâyelerin yayın hakkı Kaynak Kültür Yayın Grubu'na aittir. Yayımlanan hikâyelere ayrıca telif ücreti ödenmez. Yarışmaya katılanlar bu şartları kabul etmiş sayılırlar.&lt;br /&gt;6 - Hikâye yarışması neticeleri, 1 Mart 2012 tarihinde www.yagmurdergisi.com internet adresinden ilan edilecektir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-6934862320721054635?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/6934862320721054635/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2011/12/yagmur-dergisi-4-hikaye-yarismasi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/6934862320721054635'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/6934862320721054635'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2011/12/yagmur-dergisi-4-hikaye-yarismasi.html' title='Yağmur Dergisi 4. Hikâye Yarışması'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-9yJRF_Fh42g/TuC9RQvt_sI/AAAAAAAADik/H_3xgm98-JE/s72-c/yarisma2012.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-4583471862130634712</id><published>2011-10-02T14:26:00.000-07:00</published><updated>2011-10-02T14:26:18.986-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiirlerim'/><title type='text'>İçimde Turna Sesleri</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TSrhyQc0SxI/AAAAAAAAC-4/WPFGs22E0MM/s1600/Turna.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="138" src="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TSrhyQc0SxI/AAAAAAAAC-4/WPFGs22E0MM/s200/Turna.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;mevsim soğuk&lt;br /&gt;geleni olmayan bir gidişte sayrılığım&lt;br /&gt;tek çiçeksiz çok bahar ördüm&lt;br /&gt;kuşlar zamansız göçe tutkun&lt;br /&gt;gözlerimi her gece beklerken gördüm&lt;br /&gt;palet yorgunu ayrılığım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hava donuk&lt;br /&gt;görülesi bir seher ayıklıyorum&lt;br /&gt;gulyabaniler yollara tutsak&lt;br /&gt;düşlerim soğuk vurmuş hülyalara inat&lt;br /&gt;yürüyor yalın ayak&lt;br /&gt;hayal tersinde sabah&lt;br /&gt;seni sayıklıyorum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kışı uyandıran&lt;br /&gt;her yerde sözlerin&lt;br /&gt;sözlerin yeni bir dünya kuruyor&lt;br /&gt;sözlerin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;üşüten yalnızlığın&lt;br /&gt;kıtalar ısıtmalı&lt;br /&gt;seni çağıran pırıl berrak bir güneş doğmalı&lt;br /&gt;buzulların ardından&lt;br /&gt;herkül burcunda bir resim olduğun yeter&lt;br /&gt;içimde turna sesleri&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-4583471862130634712?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/4583471862130634712/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2011/10/icimde-turna-sesleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/4583471862130634712'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/4583471862130634712'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2011/10/icimde-turna-sesleri.html' title='İçimde Turna Sesleri'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TSrhyQc0SxI/AAAAAAAAC-4/WPFGs22E0MM/s72-c/Turna.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-4395363990158165667</id><published>2011-09-05T18:39:00.000-07:00</published><updated>2011-09-06T04:40:16.710-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='viranvebahar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Duyuru'/><title type='text'>Viran ve Bahar 8. Sayısını Çıkardı</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-lz3bOnYLhB4/Tl7VzfBWp6I/AAAAAAAADIc/7YFpQqCyk1Y/s200/8.+say%25C4%25B1+09-10+2011+kapak1.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://4.bp.blogspot.com/-lz3bOnYLhB4/Tl7VzfBWp6I/AAAAAAAADIc/7YFpQqCyk1Y/s200/8.+say%25C4%25B1+09-10+2011+kapak1.jpg" width="142" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Dört yılı aşkın bir süredir hazırlamaya çalıştığımız Viran ve Bahar Edebiyat dergimiz 8. sayısını çıkardı. Sayıda 20 kadar şiir, öykü ve deneme yer alıyor. Güzel bir iş oldu. Okumak için &lt;a href="http://www.viranvebahar.com/"&gt;www.viranvebahar.com&lt;/a&gt; adresine gidebilirsiniz. Bu adresten bütün yazıları okuyabilirsiniz.&lt;br /&gt;Ayrıca bu sayıdaki yazılardan oluşan PDF dergimizi de hep diyorum dergi tadında bu bağlantıdan indirebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.viranvebahar.com/p/yeni-sayi.html"&gt;http://www.viranvebahar.com/p/yeni-sayi.html&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yorumlarınızı bekliyoruz.&lt;br /&gt;İyi okumalar...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-4395363990158165667?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/4395363990158165667/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2011/09/viran-ve-bahar-8-sayisini-cikardi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/4395363990158165667'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/4395363990158165667'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2011/09/viran-ve-bahar-8-sayisini-cikardi.html' title='Viran ve Bahar 8. Sayısını Çıkardı'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-lz3bOnYLhB4/Tl7VzfBWp6I/AAAAAAAADIc/7YFpQqCyk1Y/s72-c/8.+say%25C4%25B1+09-10+2011+kapak1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-5695371366502797452</id><published>2011-08-13T16:28:00.000-07:00</published><updated>2011-08-13T16:29:24.493-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kitap'/><title type='text'>Oksuz Kirpi - Hüdayi Can</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.kitapkaynagi.com/images/product/12/3724_b.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://www.kitapkaynagi.com/images/product/12/3724_b.jpg" width="125" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://www.hudayican.com/"&gt;Hüdayi Can&lt;/a&gt;’ın Müstear Yaşamak ve Firuze: Cama Vuran Kelebek’ten sonra üçüncü romanı (Çevirdiği romanları ayrı tutuyorum.) Oksuz Kirpi’yi okudum. Minik bir roman. &lt;a href="http://www.sutunyayinlari.com/index.php"&gt;Sütun Yayınları&lt;/a&gt;’nın yaptığı güzel işlerden biri daha Oksuz Kirpi.&lt;br /&gt;Yazarın &lt;a href="http://www.yagmurdergisi.com.tr/"&gt;Yağmur Dergisi&lt;/a&gt;’nde çıkan Tatarlı Günlüğü yazılarını zevkle okuyorum. Oksuz Kirpi de yine ekseriyetle günlüklerden oluşuyor. Müstear Yaşamak da mektuplarla kurgulanmıştı. Yani olayı bölünmüş metinlerle aktarmak gibi bir tarzı var Hüdayi Can’ın.&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Aynı mekanda yaşayan farklı sıkıntıların iki ayrı insanını oldukça sade ve akıcı bir dille anlatıyor kitap. Özge ve Sümayra’yı. Özge üniversite sınavına hazırlanan, ailesiyle sıkıntılar yaşayan ve dahi başı aşk derdiyle hoş olan bir öğrenci. Sümeyra yurt dışında yetişmiş bir İngilizce öğretmeni. Türkiye’de ilk hayat tecrübesini tadarken o da bir yığın gelgitle boğuşuyor.&lt;br /&gt;İkilinin ortak yanları ise günlük tutmaları. &lt;br /&gt;Okuyucu iki kahramanımızın dertlerini birbirine anlatmalarını bekliyor roman boyunca. Paralel akan iki suyun kesişmesini bekler gibi bu iki dertli insanın birbirlerine dertlerini paylaşmasını arzuluyorsunuz. Sonunda ise… (sonunu söylememi beklemiyorsunuz inşallah;) ) Ama “Bu da geçer sultanım!” diyen Ali Şir Nevai’nin ruhuna selam gönderiyoruz. &lt;br /&gt;Minik bir roman. Çanta boy denen ebat olsa gerek. Bu iyi bir pazarlama tekniği. Çantada yahut büyükçe bir cepte rahatlıkla taşınabilir. Son dönemlerde birçok yayınevi romanlarını biz hamburger çağı insanlarına böyle sundu. NT’lerde görmüşsünüzdür Sütun Yayınları da böyle bir stantla okuyucusuna ulaşmaya başladı. Hamburger, pide deyip küçümsediğimi zannetmeyiniz bu çok orijinal ve faydalı bir sunum…&lt;br /&gt;Hüdayi Can bir öğretmen. Bildiğim kadarıyla uzun yıllar yurt dışındaki okullarımızda çalıştıktan sonra birkaç senedir Türkiye’de. Zannediyorum romandaki Cumali Hoca da kendisi. Eğitim dünyamızın önemli bir problemi işlenmiş romanda. &lt;br /&gt;Oksuz Kirpi lise çağındaki birçok öğrencinin kendi kaygılarını, sıkıntılarını bulabileceği bir roman. &lt;br /&gt;Bu değerli kalemden iyi bir okuyucusu olarak her zaman kalıcı, kaliteli ve edebiyat dolu işler bekliyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Oksuz Kirpi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hüdayi Can&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Sütun Yayınları&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Roman&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;158 syf.&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-5695371366502797452?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/5695371366502797452/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2011/08/oksuz-kirpi-hudayi-can.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/5695371366502797452'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/5695371366502797452'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2011/08/oksuz-kirpi-hudayi-can.html' title='Oksuz Kirpi - Hüdayi Can'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-5366499224186021954</id><published>2011-08-03T16:56:00.000-07:00</published><updated>2011-08-16T17:12:04.522-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hikâye'/><title type='text'>Sonra Gitmeleri Özlüyorum</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-TUZBaD8MMW4/Tjnf8xfV51I/AAAAAAAADGA/yL_U6A67nK4/s1600/3345895824_41ed01c554.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="133px" src="http://4.bp.blogspot.com/-TUZBaD8MMW4/Tjnf8xfV51I/AAAAAAAADGA/yL_U6A67nK4/s200/3345895824_41ed01c554.jpg" width="200px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Sonra gitmeleri özlüyorum. Gitmeleri arzuluyorum. &lt;br /&gt;İçimde hain, münkabız, baskın bir ses hortluyor: Hiç gitmedin ki sen. Tatmadığın şeyi nasıl özlüyorsun? Bir taş kadar basit ve sessizdin. Neyi özleyebilirsin ki sen?&lt;br /&gt;Susturmak istiyorum. Sus, diyorum.&lt;br /&gt;Susmuyor.&lt;br /&gt;Bir taş kadar sabit olmak fikri zedeliyor beni. Yaralıyor. &lt;br /&gt;Galiba haklı, diyorum. Susuyorum.&lt;br /&gt;Sabitleşiyorum, sessizleşiyorum.&lt;br /&gt;Niye isyan etmiyorum bu sese?&lt;br /&gt;Hayır ben hep dururken gittim. Sabitken hareketli olmanın, gitmenin hayaliyle yaşıyordum diyemiyorum. Kocaman bir taş fırlatamıyorum o hırıltıya. &lt;br /&gt;Susturamıyorum onu, susuyorum.&lt;br /&gt;Bir taş gibi öyle kalıyorum&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-5366499224186021954?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/5366499224186021954/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2011/08/sonra-gitmeleri-ozluyorum.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/5366499224186021954'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/5366499224186021954'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2011/08/sonra-gitmeleri-ozluyorum.html' title='Sonra Gitmeleri Özlüyorum'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-TUZBaD8MMW4/Tjnf8xfV51I/AAAAAAAADGA/yL_U6A67nK4/s72-c/3345895824_41ed01c554.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-1179599296284062613</id><published>2011-05-23T05:01:00.000-07:00</published><updated>2011-08-22T18:00:38.203-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kitap'/><title type='text'>Yol Hali - Nazan Bekiroglu</title><content type='html'>&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-W3DCSqb1cOs/TdpLlTDnWkI/AAAAAAAADAs/s0gfvlXOqas/s1600/nazan-bekiroglu-yol-hali.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" j8="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-W3DCSqb1cOs/TdpLlTDnWkI/AAAAAAAADAs/s0gfvlXOqas/s320/nazan-bekiroglu-yol-hali.jpg" width="205" /&gt;&lt;/a&gt;Takipçisi olduğum yazarlar listesinin üst sıralarından birinde Nazan Bekiroğlu adı vardır. Kitaplığımda yan yana duruyor Nun Masalları, Yusuf ile Züleyha, İsimle Ateş Arasında, Cümle Kapısı, Cam Irmağı Taş Gemi. Son romanı &lt;a href="http://www.viranvebahar.com/2008/11/nazan-bekirolundan-yeni-roman.html"&gt;La:Sonsuzluk Hecesi'ni&lt;/a&gt; "Hocam üç güne getiririm." diyen hayırsız bir öğrencim (h)iç etti. "Yenisini alayım." dedi lakin "Senden okuduğum kitabı istiyorum, bulamazsan konuşma!" diye tersledim. Ben okuduğum, içinde notlarım, parmak izlerim olan kitabı saklamayı seviyorum. Yenisi bana eskisi kadar değerli gelmiyor.&lt;/div&gt;Neyse iki ay kadar oluyor yeni kitabın haberini aldım. Ancak kitabın içinde 2010 yazıyor. Üzülmedim desem yalan olur. Nazan Hoca'nın Cümle Kapısı denemeleri hala zihnimde. O hissiyatla aldım Yol Hali'ni. &lt;br /&gt;Denemelerden oluşan &lt;a href="http://kitapdelisi.blogspot.com/search/label/kitap"&gt;kitap&lt;/a&gt;ta altı bölüm var.&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&amp;nbsp;Ağırlıklı olarak geziler ve şehirler üzerine kurgulanmış. Ama sadece gezi notları değil. Gezilen bir yer üzerine notlar üzerine edib(e) muhayyilesinin damıttıkları yazarın efsunlu dili ile simlenmiş. Nazan Bekiroğlu futbol maçı anlatsa bu dille anlatır ve okumaya doyulmaz!&lt;br /&gt;Malumat açısından da oldukça dolu yazılar var kitapta. Troya'nın anlatıldığı Çünkü Bir Kent Görkeminin Zirvesinde Vurulur: Troya adlı bölümü ve aynı isimli bölüm okuyanda -en azından bende- görmek, incelemek, bu konuda başkalarını okumak hissiyatı uyandırdı.&lt;br /&gt;Nil ve Çöl üzerine yazılan bölüm, Mısır'ın büyülü sesi Ümmü Gülsüm hakkındaki deneme okuru etkiliyor. &lt;br /&gt;Cemil Meriç'in Jurnal'leri hakkındaki deneme göz dolduruyor. &lt;br /&gt;Ve Trabzon, yazarın yaşadığı şehir.. ve yağmur, ve sis ve fırtına ve Ayasofya...&lt;br /&gt;Zevkle okunacak diğer bölüm de Kütüphanemi Tasnif Edemiyorum bölümü. Sevdiğim bir yazarın mahremine dair önemli bir anekdot bu yazı. Bir yazarın en mahremlerinden biri kütüphanesi değil midir?&lt;br /&gt;Son olarak da Gece Dersi bölümü yer alıyor kitapta. Öğrencilerin yazdıklarından bir yazı derlemiş hoca. Harika bir fikir ve öğrencilere verdiği değeri okudum bu satırlarda. &lt;br /&gt;Dostoyevski ve Tolstoy'la bitiyor kitap. &lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Yol Hali özetle Nazan Bekiroğlu takipçilerini mutlu edecek yeni bir deneme. Birkaç ödülü daha yazdırır isminin yanına. &lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Ama yazarın diline yabancı olanlar için özellikle giriş bölümü iyi bir başlangıç olmayabilir.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;!--begin www.kitapyurdu.com Tıklama-Satış link--&gt;&lt;br /&gt;&lt;table&gt;&lt;tr&gt; &lt;td&gt;&lt;script type="text/javascript" language="JavaScript1.1" src="http://affiliate.kitapyurdu.com/affiliatepicnew.asp?AID=17124&amp;id=569268&amp;resim=3&amp;boyut=80"&gt; &lt;/script&gt; &lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;tr&gt;&lt;td&gt;&lt;font face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif" size=1&gt;&lt;b&gt;Yol Hali&lt;/B&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Nazan Bekiroğlu&lt;/B&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/TD&gt; &lt;/TR&gt;&lt;/TABLE&gt;&lt;!--end www.kitapyurdu.com link--&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;Yol Hali&lt;br /&gt;Nazan Bekiroğlu&lt;br /&gt;Timaş Yayınları&lt;br /&gt;Deneme&lt;br /&gt;14.50 TL&lt;br /&gt;280 syf.&lt;/b&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-1179599296284062613?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/1179599296284062613/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2011/05/yol-hali-nazan-bekiroglu.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/1179599296284062613'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/1179599296284062613'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2011/05/yol-hali-nazan-bekiroglu.html' title='Yol Hali - Nazan Bekiroglu'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-W3DCSqb1cOs/TdpLlTDnWkI/AAAAAAAADAs/s0gfvlXOqas/s72-c/nazan-bekiroglu-yol-hali.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-1816838653603167870</id><published>2011-04-21T05:54:00.000-07:00</published><updated>2011-04-21T05:55:15.785-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gayri memnun politik'/><title type='text'>Yaşasın Özgürlük</title><content type='html'>&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-SQJ-VoPg1HA/TbAo-SnCJxI/AAAAAAAADAo/4qXjME025B8/s1600/%25C3%25B6zg%25C3%25BCrl%25C3%25BCk.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="197" i8="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-SQJ-VoPg1HA/TbAo-SnCJxI/AAAAAAAADAo/4qXjME025B8/s200/%25C3%25B6zg%25C3%25BCrl%25C3%25BCk.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;Kaç ay geçti tam bilemiyorum. Blogger kapanınca biz de dükkanı kapatmak zorunda kaldık. (Bilgisayarın DNSlerini değiştir, yok şöyle takla at, böyle amuda kalk da bloga ulaş işlerine ayrıca bozulduk zaten!)&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Niçin böyle bir ülkemiz var? Bizim Avrupa'daki, Amerika'daki insanlardan ne eksiğimiz var da böyle yamalı bohça gibi bir hukuk düzeniyle yönetiliyoruz? &lt;/div&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Bakalım ne zaman internette bir yerlerin daha kapandığını okuyacağız gazetelerde? &lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;En komiği de kapatmayı düzeltme kararında blogspot yerine blogsport yazılmasıydı. Bundan dolayı bir on beş gün daha kapalı kaldı bloglar. Neye üzülmeliyiz? Kapattığı sitenin adını dahi düzgün yazamayan bir zihniyetin tahakkümüne mi? Bürokrasinin ağır çarklarından bir milim kıpırdayamayan bir şirketin özgürlüğün memleketi internetin en büyük sağlayıcısı olmasına mı? Neye...&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;En iyisi mi bir daha kapanana kadar özgürlüğün gölgesinin gölgesinin gölgesinin... tadını çıkaralım. &lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-1816838653603167870?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/1816838653603167870/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2011/04/yasasin-ozgurluk.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/1816838653603167870'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/1816838653603167870'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2011/04/yasasin-ozgurluk.html' title='Yaşasın Özgürlük'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-SQJ-VoPg1HA/TbAo-SnCJxI/AAAAAAAADAo/4qXjME025B8/s72-c/%25C3%25B6zg%25C3%25BCrl%25C3%25BCk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-3420798913353989080</id><published>2010-12-29T13:42:00.000-08:00</published><updated>2011-08-24T16:15:39.912-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fotoğraf'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kültür meseleleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güncel'/><title type='text'>2011 Mehmet Akif Ersoy Yılı İlan Edildi</title><content type='html'>&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TRuoei1XpdI/AAAAAAAAC8g/xswBK_whIeg/s1600/mehmet+akif+ersoy.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" n4="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TRuoei1XpdI/AAAAAAAAC8g/xswBK_whIeg/s200/mehmet+akif+ersoy.jpg" width="156" /&gt;&lt;/a&gt;27 Aralık büyük şair Akif'in ölüm yıldönümü idi. Başbakan, Akif'i anma törenlerinden birine katıldı ve açıkladı: 2011 Mehmet Akif Ersoy yılı olacak. &lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Güzel bir gelişme bu. Öncesinde ne gibi hazırlıklar yapıldı doğrusu meçhul ama bu yıl Akif'in tanınması, fikirlerinin anlatılması yönünden diğer yıllara nazaran daha dolu geçecek. Şairin, "Asım" deyip bin bir methiye dizdiği, hayaliyle yaşadığı gençler onunla ilgili&amp;nbsp;yeni şeyler öğrenecek, kalbi gönlü yetenler birkaç şiirini ezberleyecek. Tanımayanlar tanıyacak, tanıyanlar daha iyi tanıyacak. Hasılı iyi şeyler olacak. &lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;a href="http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/03/istiklal-mars-vesilesiyle-akif.html"&gt;Akif'&lt;/a&gt;i çok iyi tanımıyoruz aslında. Tanınmak gibi bir sevdası olmamış onun. Yusuf Çağlar, daha geçenlerde yeni bir şiirini ortaya çıkardı. Kendi köşesinde yaşamış. Mücadele zamanı ortaya çıkmış, mücadelenin hakkını vermiş ve yine köşesine dönmüş. Kendisine ait bu dizeler söylüyor bunu:&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Toprakta gezen gölgeme toprak çekilince &lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Günler şu heyulayı da er geç silecektir &lt;/div&gt;Rahmetle anılmak ebediyet budur amma &lt;br /&gt;Sessiz yaşadım kim beni nerden bilecektir?&lt;/blockquote&gt;Mezar taşına kazınsın istemiş bu mısralarını. Hayatını, duruşunu özetlemiş sanki... Sessiz yaşadı ama ardında muazzam bir ses bırakıp gitti... Yakın dostu Mithat Cemal'in onun hakkında söylediği her şeyi özetliyor: &lt;/div&gt;"Yüz kahramana yetecek ahlak ve seciyesiyle sıradan bir insan gibi yaşıyor."&lt;br /&gt;Böyle adamlar çok gelmiyor dünyaya. Kıymetini bilmek, okumak, anlamak lazım.&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Aşağıya birkaç fotoğraf ekledim, gözümüz bugünlerde adama pek hasret. Gözümüz gönlümüz şenlensin. Resimler hakkında bilgi de yazacaktım ama yanlış şeyler yazmaktan korktum!&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;script type="text/javascript"&gt;&lt;!--google_ad_client = "pub-5739384622787260";/* 468x60, oluşturulma 24.08.2011 */google_ad_slot = "1795130341";google_ad_width = 468;google_ad_height = 60;//--&gt;&lt;/script&gt;&lt;br /&gt;&lt;script type="text/javascript"src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"&gt;&lt;/script&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TRuooU-XkeI/AAAAAAAAC8k/bDdsuQ9ResY/s1600/makif2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" n4="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TRuooU-XkeI/AAAAAAAAC8k/bDdsuQ9ResY/s320/makif2.jpg" width="196" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TRuovFRTZLI/AAAAAAAAC8o/VlpuPZafsQM/s1600/makif11_1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="253" n4="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TRuovFRTZLI/AAAAAAAAC8o/VlpuPZafsQM/s320/makif11_1.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TRuoz9ysIwI/AAAAAAAAC8s/DDn04hzS_18/s1600/igQHdqXu.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" n4="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TRuoz9ysIwI/AAAAAAAAC8s/DDn04hzS_18/s1600/igQHdqXu.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TRuo5rgkxhI/AAAAAAAAC8w/OqcLqeYpyeY/s1600/makif9.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" n4="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TRuo5rgkxhI/AAAAAAAAC8w/OqcLqeYpyeY/s320/makif9.jpg" width="223" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TRuo_sinHOI/AAAAAAAAC80/TAiy4Fxx2i0/s1600/makif7.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="227" n4="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TRuo_sinHOI/AAAAAAAAC80/TAiy4Fxx2i0/s320/makif7.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TRupEKJxbBI/AAAAAAAAC84/P5L8M8AHyZo/s1600/makif4.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="221" n4="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TRupEKJxbBI/AAAAAAAAC84/P5L8M8AHyZo/s320/makif4.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TRupJVuiYQI/AAAAAAAAC88/lnShgXgOFls/s1600/makif6.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" n4="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TRupJVuiYQI/AAAAAAAAC88/lnShgXgOFls/s320/makif6.jpg" width="273" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TRuqzDuL8_I/AAAAAAAAC9E/fEUH9t_uz0U/s1600/1331_mehmet_akif_cenazesi.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="227" n4="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TRuqzDuL8_I/AAAAAAAAC9E/fEUH9t_uz0U/s320/1331_mehmet_akif_cenazesi.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-3420798913353989080?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/3420798913353989080/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/12/2011-mehmet-akif-ersoy-yili-ilan-edildi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/3420798913353989080'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/3420798913353989080'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/12/2011-mehmet-akif-ersoy-yili-ilan-edildi.html' title='2011 Mehmet Akif Ersoy Yılı İlan Edildi'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TRuoei1XpdI/AAAAAAAAC8g/xswBK_whIeg/s72-c/mehmet+akif+ersoy.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-7474564872478054855</id><published>2010-12-16T11:06:00.000-08:00</published><updated>2010-12-16T11:07:37.935-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kitap'/><title type='text'>Bir Yasak Devir Beyefendisi: Yaşar Tunagür - Dr. Ramazan Cihan</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TQpgs1IqizI/AAAAAAAAC70/ZjqafiqE5hQ/s1600/yasar+tunag%25C3%25BCr.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" n4="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TQpgs1IqizI/AAAAAAAAC70/ZjqafiqE5hQ/s200/yasar+tunag%25C3%25BCr.jpg" width="125" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;İnsan için en büyük mutluluklardan biri başkalarına faydalı bir ömür geçirmek olmalı. Bir bölümünde, bir anında değil tamamında böyle bir ömür süren bir insanın hayatını okudum geçtiğimiz günlerde. Yaşar Tunagür Hoca'nın hayatını okudum.&lt;br /&gt;Ömrünü ilim öğrenmek ve öğretmekle geçen muhterem bir insan Yaşar Hoca.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.kaynakyayinlari.com.tr/"&gt;Kaynak Yayınları&lt;/a&gt;'ndan çıkan kitabın yazarı Dr. Ramazan Cihan. Aslında kitabı alalı epey bir zaman geçti. Kitaplıkta okunmayan her kitabın durduğu gibi mahzun, boynu bükük duruyordu kitap. Okununca serpilip güzelleşti, rengi açıldı sanki...&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kabataş Lisesi'nden mezuniyet, Tapu kadastroda memuriyet, Diyanet bünyesine geçiş, Ezine-Balıkesir-Edirne müftülükleri, İzmir merkez vaizliği ve Diyanet İşleri Başkan yardımcılığı Tunagür Hoca'nın ömür serencamesinin kısa özeti. 71 Muhtırasında tutuklanmış ve beş ay kadar hapis yatmış. Beraat edince emekli edilmiş.&lt;br /&gt;Gençlik yıllarında birçok hocadan ders alır ancak onun üzerinde en çok tesiri olan hocası Hüsrev Efendi'dir. Yazının ilerleyen bölümlerinde kendisinden bir olay nakledeceğim Hüsrev Hoca tam bir ilim sevdalısı... Yaşar Hoca dönemin büyüklerinin rahle-i tedrisinde dini ilimler okumuş, ilahiyat okumadan hoca olmuş.&lt;br /&gt;Edirne müftülüğü yıllarında Fethullah Gülen Hocaefendi'yi keşfetmiş. Henüz askerliğini yapmamış genç hocayı korumuş kollamış. Daha sonra İzmir Merkez vaizliği görevinden ayrılırken yerine onu getirmiş.&lt;br /&gt;Muhterem, hayatında gıpta edilecek, dilden dile anlatılacak öyle şeyler yaşamış ki birkaçını anlatmadan kitabı anlatmış olamam galiba...&lt;br /&gt;İlki Yaşar Tunagür Hoca'yla değil onu yetiştiren Hüsrev Hoca ile ilgili ki Tunagür Hoca'yı da ancak böyle bir kalp insanı yetiştirebilir.&lt;br /&gt;Yaşar Tunagür'ün gençlik yıllarındayız. Tunagür ve bir grup genç arkadaşı Hüsrev Hoca'nın evinde derse gidiyorlar. Sabahları namazdan sonra gelip iki saate yakın ders alıp işlerine gidiyorlar. Bir gün mutadları olduğu üzere ders yapılıyor ve bitiriliyor. Hoca talebelerini uğurluyor. O arada evin bahçesinde büyükçe bir kazan ve tahta teneşir dikkatlerini çekiyor. Talebeler merakla hocaya soruyor: "Hayrola hocam, bunlar nedir?" Hüsrev Efendi "Bu gece kızım vefat etti, onu defnedeceğiz!" diyor. Hocanın 20-22 yaşlarında üniversite öğrencisi tek kızı vefat etmiş ancak mübarek o gün dersi iptal etmeyi aklından bile geçirmemiş. İlme karşı hissettiği sorumluluk dersi bıraktırmıyor. Aynı hoca bir zaman sonra hasta yatağından talebelerine ders vermeye devam ediyor. Elleri titrediği için kitabı tutamıyor, gözlüğe rağmen kitabı okuyamıyor. "Hocam, birkaç gün denlenseniz..." denince ilmin izzetini her şeyin önünde tutan mübarek insan "Allahım şahit ol, ben bırakmadım." diyor ve gözyaşlarına boğuluyor. İşte Yaşar Tunagür böyle bir insanın yetiştirdiği bir insan...&lt;br /&gt;Diğer olay 60 ihtilali günlerinden. (Zamanında bu ihtilalle ilgili &lt;a href="http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/05/darbe-pullar.html"&gt;şöyle&lt;/a&gt; bir yazım vardı.) Yaşar Tunagür Balıkesir'de müftüdür. Günlerden Cuma. İhtilalin ilk günü yahut günleri... Sokağa çıkma yasağı var. Yaşar Hoca bir şeyler yapmalı ve Cuma namazını kıl(dır)malıdır. Her zaman çok güzel giyindiği kitapta hususan vurgulanan muhterem en güzel takım elbisesini giyiyor. Güneş gözlüğünü takıyor ve şemsiyesini baston gibi yanına alıp sokağa çıkıyor. İstikamet Balıkesir Zağnos Paşa Camisi. Onu gören asker esas duruşa geçiyor, selamı çakıyor. Hepsi böyle giyimli birinin çok üst düzey bir yetkili olduğuna hüküm getiriyor. Bu hal ile hoca camiye varıyor. Müezzini çağırıyor. Ezan okutuyor. Bunu duyan diğer camiler de ezana duruyor. Halk camilere akın ediyor. Yaşar Tunagür Hocamız vaaza başlıyor, konu birlik-beraberlik. Merkezi yayınla bütün camiler, hayatının hiçbir döneminde devlete baş kaldırmayan hocanın sükûnet tavsiyelerini dinliyor ve namazın akabinde herkes evine dağılıyor. &lt;br /&gt;Namazdan sonra hoca müftülükteki makamında. Komutan hocayı ziyarete geliyor. Tunagür Hoca, "Şimdi işimiz bitti." diyor. Albay Osman Nuri Bey 'Hocam' diyor, 'Vaazı dinledim, teşekkür etmeye geldim.' Hoca şimdi ferahladım.' deyip rahat bir nefes alıyor. Sokağa çıkma yasağında bile cuma kılınıyor Balıkesir'de.&lt;br /&gt;Son hadise ise kerametle mi, bereketle mi izah edilir bilemeyeceğim insan üstü bir olay... &lt;br /&gt;Hocanın emeklilik günleri. Emeklilik bir kenara çekilip koşturmaya son vermek değil, hizmetin bir başka adı. Ev toplantıları, konferanslar, ziyaretler devam ediyor.&lt;br /&gt;Bir gün hocamızın evine iftar için Mehmet Zahit Kotku Hazretleri gelecek. Eve haber gönderiyor Yaşar Hoca: 15-20 kişilik bir iftar hazırlığı yapın. Yemekler yapılıyor, sofra kuruluyor, Hazret teşrif ediyor ancak onun geldiğini duyan birer ikişer zile basıyor. Efendi Hazretleri sizdeymiş diyen içeri giriyor. Her yer insan. Ramazan hali gelene sofra kuruluyor. Salona yer sofrası, odalara sofra, antreye sofra derken bayanları dışarı alıyorlar, mutfağa sofra... Yer gök sofra! İnsandan geçecek yer yok. Herkes yemek yiyor. Oturuluyor, sohbet, namaz derken Hazret izin istiyor ve çıkıyor sonra gelenler bir-iki çıkıyorlar. Yaşar Hoca herkes çıkınca oğluna, "Oğlum sayabildin mi kaç kişi geldi?" diyor. Ayakkabıları saydım, 147 kişi diyor. Eşi misafirler gidince mutfağa giriyor ve "Ne, bu kadar yemeği biz nasıl bitireceğiz?" diyor. Kapıcıya veriyorlar, kapıcı diğer kapıcılara dağıtıyor, bir hafta kendileri yiyor. Yemek ancak bitiyor.&lt;br /&gt;Yaşar Hoca eşine "Hanım ne çok yemek yapmışsın." deyince "Yok ben söylediğin gibi 15-20 kişilik yaptım." diyor lakin bereketle şahlanan o yemek en az iki yüz insanı doyuruyor. Yorum vicdan ehline havale...&lt;br /&gt;Kitapla ilgili son söz, Yaşar Tunagür Hocaefendi'nin hayatından hakikatli bir şekilde etkilendim. Allah makamını artırsın inşallah. Ruhuna bir Fatiha yollamak bu yazının diyeti olsun...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Bir Yasak Devir Beyefendisi YAŞAR TUNAGÜR&lt;br /&gt;Dr. Ramazan Cihan&lt;br /&gt;Kaynak Yayınları&lt;br /&gt;236 sayfa&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;h2&gt;Samanyolu'nda yayınlanan Adanmış Ruhlar Belgeselinin Yaşar Tunagür bölümü&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="380" height="285"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/L_Sk1BFpRZs?fs=1&amp;amp;hl=en_US"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/L_Sk1BFpRZs?fs=1&amp;amp;hl=en_US" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="380" height="285"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-7474564872478054855?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/7474564872478054855/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/12/yasar-tunagur-hoca.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/7474564872478054855'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/7474564872478054855'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/12/yasar-tunagur-hoca.html' title='Bir Yasak Devir Beyefendisi: Yaşar Tunagür - Dr. Ramazan Cihan'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TQpgs1IqizI/AAAAAAAAC70/ZjqafiqE5hQ/s72-c/yasar+tunag%25C3%25BCr.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-2825655250423291330</id><published>2010-12-08T08:18:00.000-08:00</published><updated>2010-12-09T07:05:14.792-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ölüm'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='video'/><title type='text'>Sacit Onan'dan Geriye Şiirler Kaldı...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TP-wp6q3djI/AAAAAAAAC7w/Ni5V2zsrofE/s1600/rs15.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TP-wp6q3djI/AAAAAAAAC7w/Ni5V2zsrofE/s200/rs15.jpg" width="181" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;14 Kasım günü kaybettik onu. Bu ses artık yok. Belki yüz, yüz elli kere dinlemişimdir Mona Roza şiirini onun sesinden. Sacit Onan ani bir kalp krizinden dolayı vefat edeli bir aya yakın oldu. Şiirler kaldı geriye. Aşağıya onun muhteşem iki yorumunu alıyorum. Allah rahmet eylesin...&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;h2&gt;Mona Roza - Sezai Karakoç&lt;/h2&gt;&lt;object height="285" width="380"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/d0T3IoED8Mo?fs=1&amp;amp;hl=en_US"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/d0T3IoED8Mo?fs=1&amp;amp;hl=en_US" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="380" height="285"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;h2&gt;Ben Sana Mecburum - Attila İlhan&lt;/h2&gt;&lt;object height="285" width="380"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/LYHhw1pFUj0?fs=1&amp;amp;hl=en_US"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/LYHhw1pFUj0?fs=1&amp;amp;hl=en_US" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="380" height="285"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-2825655250423291330?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/2825655250423291330/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/12/sacit-onan.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/2825655250423291330'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/2825655250423291330'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/12/sacit-onan.html' title='Sacit Onan&apos;dan Geriye Şiirler Kaldı...'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TP-wp6q3djI/AAAAAAAAC7w/Ni5V2zsrofE/s72-c/rs15.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-6147046478780531204</id><published>2010-12-06T22:59:00.000-08:00</published><updated>2010-12-07T04:30:26.310-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güncel'/><title type='text'>Wikileaks'le İlgili On Bir Yazı</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TP3bAhmC4sI/AAAAAAAAC7k/Kx6K9EyTdq0/s1600/wikileaks.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TP3bAhmC4sI/AAAAAAAAC7k/Kx6K9EyTdq0/s200/wikileaks.jpg" width="195" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Önceleri adamların iyi bir iş çıkardığını düşünüyordum. Duyunca kulağa hoş geliyor:&lt;br /&gt;"Amerika'nın dünyadaki birçok diplomatının Washington'a geçtiği gizli mesajlar sızdırıldı ve Amerikan diplomasisinin ipliği pazara çıkacak"&lt;br /&gt;Ve öyle de oldu!&lt;br /&gt;İplik bugünlerde pazarda.&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Düşüncelerim zamanla değişse de ortalık şu an toz duman. Haliyle sağlam değerlendirme yapmak pek mümkün görünmüyor.&lt;br /&gt;Bizimkiler ortaya saçılan bir kamyon kağıttan bir şeyler devşirmekle meşgul. Kendi hesabına yontmaya çalışanlarla, bu kazurattan en az pislikle sıyırmaya çalışanlar olmak üzere ikiye ayrılmış durumdalar.&lt;br /&gt;Bir müddet sonra toz duman yatışıp resim net bir şekilde ortaya çıkınca sağlıklı konuşmak mümkün olacak.&lt;br /&gt;Necip Türk Medyasından pekçok yazar meseleyle ilgili yazdı, farklı görüşler ortaya koydu. Hatta yazmayan kalmadı. Ben de oturup yazılanların birçoğunu okudum ve farklı görüşlerin dillendirildiği yazılardan bir seçki hazırladım.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://kitapdelisi.blogspot.com/"&gt;kitap dELiSi&lt;/a&gt; blogunun Türk kültür ve siyaset hayatına acizane bir katkısı olması dileğiyle...&lt;br /&gt;Yazılar rasgele sırasına göre listelenmiştir. Hiçbir yazar yandaşım, tanışım, yoldaşım, arkadaşım değildir. Arz ederim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://sabah.com.tr/Yazarlar/barlas/2010/12/03/internet_icat_oldu_diplomatlar_bozuldu"&gt;Mehmet Barlas - İnternet icat oldu diplomatlar bozuldu...&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://zaman.com.tr/yazar.do?yazarno=1030"&gt;Ekrem Dumanlı - Wikileaks'in hayırlı sonucu: Çap meselesi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=16427578&amp;amp;tarih=2010-12-02"&gt;Ertuğrul Özkök - İsviçre'deki hesapları araştırdım&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=16435461&amp;amp;tarih=2010-12-03"&gt;İsmet Berkan - Bir gizli Amerikan belgesinden Türkiye'ye ve CHP'ye dersler&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.stargazete.com/gazete/yazar/samil-tayyar/derin-wikileaks-operasyonu-312585.htm"&gt;Şamil Tayyar - Derin Wikileaks Operasyonu&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.stargazete.com/gazete/yazar/sedat-laciner/oyun-icinde-oyun-312863.htm"&gt;Sedat Laçiner - Oyun İçinde Oyun&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?i=25139&amp;amp;y=FehmiKoru"&gt;Fehmi Koru - Belgeleri nasıl okuyalım?&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.milliyet.com.tr/baskasinin-sizin-icin-ne-dedigini-merak-etmez-misiniz-/mehmet-ali-birand/guncel/yazardetay/01.12.2010/1320540/default.htm?ref=haberici"&gt;Mehmet Ali Birand - Başkasının sizin için ne dediğini merak etmez misiniz?&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.milliyet.com.tr/wikileaks-uzerine/taha-akyol/siyaset/yazardetay/01.12.2010/1320605/default.htm?ref=haberici"&gt;Taha Akyol - Wikileaks üzerine&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://zaman.com.tr/yazar.do?yazarno=1038"&gt;Hüseyin Gülerce - Wikileaks Zokası&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazar&amp;amp;ArticleID=1031658&amp;amp;Yazar=MURAT%20YETK%DDN&amp;amp;Date=07.12.2010&amp;amp;CategoryID=98"&gt;Murat Yetkin - AK Parti de WikiLeaks'i merak ediyor&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-6147046478780531204?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/6147046478780531204/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/12/wikileaksle-ilgili-on-bir-yazi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/6147046478780531204'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/6147046478780531204'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/12/wikileaksle-ilgili-on-bir-yazi.html' title='Wikileaks&apos;le İlgili On Bir Yazı'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TP3bAhmC4sI/AAAAAAAAC7k/Kx6K9EyTdq0/s72-c/wikileaks.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-3798622245710892217</id><published>2010-12-02T05:34:00.000-08:00</published><updated>2012-01-28T05:02:13.876-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yarışma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Duyuru'/><title type='text'>Yağmur Dergisi 3. Hikâye Yarışması</title><content type='html'>&lt;b style="background-color: yellow;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: red;"&gt;Güncelleme:&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://kitapdelisi.blogspot.com/2011/12/yagmur-dergisi-4-hikaye-yarismasi.html"&gt;YAĞMUR dergisi 4. Hikâye Yarışmasıyla ilgili bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TPegNqnH1qI/AAAAAAAAC7E/zskSzGZlflc/s1600/yagmur+dergisi.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" ox="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TPegNqnH1qI/AAAAAAAAC7E/zskSzGZlflc/s320/yagmur+dergisi.jpg" width="93" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bir süredir güzel yenilikler gördüğümüz &lt;a href="http://www.yagmurdergisi.com.tr/index.php"&gt;Yağmur Edebiyat Dergisi &lt;/a&gt;üç yıldır ara verdiği öykü yarışmasına tekrar başlıyor. Bu sene konu gurbet. Yarışmaya son katılım tarihi 1 Şubat 2011. Sonuçlar tam bir ay sonra 1 Mart 2011'de derginin bu adresteki sitesinden duyurulacak. Jüri&amp;nbsp;derginin kadim öykücülerinden oluşuyor. Jürinin içinde daha önce &lt;a href="http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/05/kayp-ruhlar-kraathanesi-recep-sukru.html"&gt;burada&lt;/a&gt; kitabını tanıttığım &lt;a href="http://www.facebook.com/pages/Recep-Sukru-Gungor/101476841231"&gt;Recep Şükrü Güngör&lt;/a&gt; de var ki son dönem&amp;nbsp;övgüyü hak eden&amp;nbsp;öykücülerdendir kendisi.&lt;br /&gt;Ayrıntılı bilgi için yayınlanan şartnameyi aşağıda okuyabilirsiniz:&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;h2&gt;Yağmur Dergisi Üçüncü Hikâye Yarışması &lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;Yağmur Dil Kültür ve Edebiyat Dergisi'nin geleneksel hikâye yarışmalarının üçüncüsü için katılım başladı. Daha evvel iki kez tertip edilen yarışmaya son katılım tarihi 1 Şubat 2011. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konu : Gurbet &lt;br /&gt;Son Katılım Tarihi : 1 Şubat 2011&lt;br /&gt;Netice İlan Tarihi : 1 Mart 2011&lt;br /&gt;Jüri Üyeleri : Emrah Bilge Merdivan, Hasan Hayri Demirel, M. Said Türkoğlu, &lt;br /&gt;Recep Şükrü Güngör, Sezai Coşkun, Şemsettin Yapar &lt;br /&gt;Teslim Adresi : Yağmur Dil Kültür ve Edebiyat Dergisi, Bulgurlu Mahallesi, Bağlar Caddesi, Numara 5, Üsküdar / İstanbul&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mükâfatlar&lt;br /&gt;Birincilik Mükâfatı : 2.000 TL&lt;br /&gt;İkincilik Mükâfatı : 1.500 TL&lt;br /&gt;Üçüncülük Mükâfatı : 1.000 TL&lt;br /&gt;Özendirme : 500 TL [3 kişiye]&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarışma Şartları&lt;br /&gt;1 - Hikâyeler, daha önce hiçbir yerde yayımlanmamış olmalıdır.&lt;br /&gt;2 - Hikâyeler, 5.000 kelimeyi kesinlikle geçmemelidir.&lt;br /&gt;3 - Adaylar yarışmaya en fazla iki hikâye ile katılabilir. [İki hikâye ile katılanlar aynı rumuzu kullanmak zorundadır.]&lt;br /&gt;4 - Hikâyeler Times New Roman yazı karakteriyle 12 punto büyüklüğünde olmalıdır. Üstünde sadece rumuzun yer aldığı küçük bir zarfın içinde, yarışmacının fotoğrafını, ismini ve irtibat bilgilerini hâvî bir özgeçmiş olmalıdır. Bu zarfla birlikte hikâyenin yer aldığı bir CD ve üç ayrı hikâye nüshası büyük bir zarfın içine konulmalıdır. &lt;br /&gt;5 - Yarışmada mükâfat alan hikâyelerin yayın hakkı Kaynak Kültür Yayın Grubu'na aittir. Yayımlanan hikâyelere ayrıca telif ücreti ödenmez. Yarışmaya katılanlar bu şartları kabul etmiş sayılırlar.&lt;br /&gt;6 - Hikâye yarışması neticeleri, 1 Mart 2011 tarihinde www.yagmurdergisi.com internet adresinden ilan edilecektir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-3798622245710892217?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/3798622245710892217/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/12/yagmur-dergisi-3-hikaye-yarismasi.html#comment-form' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/3798622245710892217'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/3798622245710892217'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/12/yagmur-dergisi-3-hikaye-yarismasi.html' title='Yağmur Dergisi 3. Hikâye Yarışması'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TPegNqnH1qI/AAAAAAAAC7E/zskSzGZlflc/s72-c/yagmur+dergisi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-1804545160926507356</id><published>2010-11-29T04:56:00.000-08:00</published><updated>2010-11-30T11:28:12.346-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gayri memnun politik'/><title type='text'>Kurtarma Temalı Siyaset</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TPOi1q_nl1I/AAAAAAAAC6E/iNMlwH44LFY/s1600/kurtarma+temal%25C4%25B1+siyaset.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" ox="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TPOi1q_nl1I/AAAAAAAAC6E/iNMlwH44LFY/s400/kurtarma+temal%25C4%25B1+siyaset.jpg" width="365" /&gt;&lt;/a&gt;Ülke olarak o kadar talihliyiz ki...&lt;br /&gt;Eline mikrofon alan kahraman namzetlerinin ağzından dökülen sözlerden en mühimi "bizi kurtaracağı" müjdesi. Evel Allah sırtımız yere gelmez. Yıllardır bileğimizi büken dünya milleti olmadıysa (!) işte bu yerli Süpermenlerimizin yüzü suyu hürmetinedir azizler!&lt;br /&gt;Çocuğa "Oğlum soba sıcaktır, dokunursan elin yanar, dikkat et!" diyeceğine eline maşa alıp, gözlerini pörtleterek "cıssssss" diye inlemek daha kolay geliyor bizimkilere. &lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Hepsi bizi bir diğerinden kurtaracak. Düşman işgalinde miyiz arkadaş? N'oluyor!&lt;br /&gt;Korku siyaseti yapmak en zahmetsiz siyaset türü olduğundan olsa gerek düzeyli eleştiri bu vatan sathında pek rağbet görmüyor. Sakin sakin konuşamıyoruz.&lt;br /&gt;Sebep?&lt;br /&gt;Bunun birçok sebebi olabilir ancak ben temel sebebinin "tefekkür eksikliği" olduğunu düşünüyorum. Zat-ı şahaneleri rakibi üzerine, kendi üzerine pek düşünmüyor. Babadan, dededen kalma söylemlerle konuşuyor. Çocukluğunun ön kabulleriyle giriyor işe. &lt;br /&gt;Klişelerle siyaset yapılıyor bu ülkede maalesef!&lt;br /&gt;Biraz düşünse halka gerçekten kulak verse rakibinin millete uymayan, eleştiriyi hak eden yanını görecek. Milletle ağız birliği edecek ve rakibini can evinden vuracak ama yapmıyor, yapamıyor. Beyin o yeteneği yıllar önce yitirmiş. Yitirdiğini de yitirmiş.&lt;br /&gt;Yerine "Öcüüüüü" diyor. Belki bu feveranından kendi de ürküyor. Kim bilir...&lt;br /&gt;Lakin milletin büyüdüğünü, öcülerin çocukluk fantezisi olduğunu bir türlü anlayamıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-1804545160926507356?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/1804545160926507356/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/11/kurtarma-temali-siyaset.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/1804545160926507356'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/1804545160926507356'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/11/kurtarma-temali-siyaset.html' title='Kurtarma Temalı Siyaset'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TPOi1q_nl1I/AAAAAAAAC6E/iNMlwH44LFY/s72-c/kurtarma+temal%25C4%25B1+siyaset.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-7362078247334742788</id><published>2010-11-25T15:08:00.000-08:00</published><updated>2010-11-30T12:40:49.478-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='karavana'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eleştiri'/><title type='text'>Öğretmenler Günü'mden Çekin Elinizi</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO7vnwDN2vI/AAAAAAAAC6A/syNVuxytGe0/s1600/ogretmenler+gunu.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; height: 210px; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em; width: 339px;"&gt;&lt;img border="0" height="216" ox="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO7vnwDN2vI/AAAAAAAAC6A/syNVuxytGe0/s320/ogretmenler+gunu.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bir öğretmenin olmazsa olmazı onun öğrencilerinin gözündeki şerefli makamıdır. Öğretmenlik biraz bilgi, biraz beceriyse bunlardan daha çok itibardır. Kişi değer verdiğinin sözünü dinler. Sözünün değeri olmayanın söylediğinin, anlattığının da bir geçerliliği yoktur. Öğretmen, öğrencisinin gözünde itibarlı, şerefli ve değerli olacak ki eğitim gerçek manada eğitim olabilsin.&lt;br /&gt;Ama maalesef öyle olmuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İki gün önce yani 24 Kasım Öğretmenler Günü iki gazete öğretmenlerin geçim sıkıntısı meselesini manşetten vermişti. -Çakmıştı mı demeliyim?- Bu mesele doğru ya da yanlış bu kadar ayağa düşmemeli. Pespayece, yetmişlerin Türk filmi jargonuyla konuşulmamalı. Öğretmenlerin birçok sebepten dolayı iki paralık edilmiş şerefi bu maaş meselesi iki de bir gündeme getirilerek yerin yedi kat dibine sokulmamalı. Basit hesapların, siyasi çekişmelerin kalemlerinden biri olmamalı bu yüce meslek.&lt;br /&gt;Ne aldığının bir yerden sonra pek önemi yok. Sıkıntılar bir şekilde atlatılıyor. Elbette daha çok kazanmak öğretmenin hakkı, herkes daha iyi şartlarda yaşamak istiyor. Lakin böyle at pazarlığı ağzıyla konuşulması yakışık almıyor.&lt;br /&gt;İzzetli bir mesleğimiz var. Şeref duyuyorum bir öğrencime faydalı olmaktan. Anlatılanı anlamış, verileni almış öğrencinin gözündeki ışık benim dünyamı aydınlatıyor. 24 Kasım sabahları öğretmenler günümü kutlayan utangaç bir gülümseme yetiyor bana. Başka şey istemiyorum.&lt;br /&gt;Kalemini silah yerine kullanan kiralık beyinlerin ucuz öğretmenler günü hediyesine ihtiyacımız yok çok şükür!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-7362078247334742788?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/7362078247334742788/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/11/ogretmenler-gunu.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/7362078247334742788'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/7362078247334742788'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/11/ogretmenler-gunu.html' title='Öğretmenler Günü&apos;mden Çekin Elinizi'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO7vnwDN2vI/AAAAAAAAC6A/syNVuxytGe0/s72-c/ogretmenler+gunu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-4254486822359603135</id><published>2010-11-23T15:47:00.000-08:00</published><updated>2011-08-22T18:08:38.228-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kitap'/><title type='text'>Şah&amp;Sultan - İskender Pala</title><content type='html'>&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TOxR0yuY3OI/AAAAAAAAC5Y/3y6POFlNKm8/s1600/%25C5%259Fahvesultan.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" ox="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TOxR0yuY3OI/AAAAAAAAC5Y/3y6POFlNKm8/s400/%25C5%259Fahvesultan.jpg" width="238" /&gt;&lt;/a&gt;Kitabı ilk duyduğu günlerde internetten hemen sipariş vermiş ve geldikten sonraki üç dört günde okumuş bir Pala hayranı olarak bu satırları yazıyorum. Bu kez fırtınanın dinmesini bekleyemedim ve daha önce &lt;a href="http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/06/katre-i-matem-iskender-pala.html"&gt;Katre-i Matem&lt;/a&gt;'de &lt;span style="font-size: xx-small;"&gt;&lt;a href="http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/06/katre-i-matem-iskender-pala.html"&gt;(Katre-i Matem'le ilgili yazılmış yazıya buradan ulaşabilirsiniz.)&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;yaşadığım pişmanlığı hissetmeden kitabı devirdim. Üzerinden bir aydan fazla zaman geçti. Yazmak bu güne kalmış...&lt;/div&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;em&gt;Şah ve Sultan&lt;/em&gt;'la ilgili söylenebilecek ilk şey kitabın kurgusu olsa gerek. Muazzam bir&amp;nbsp;iç yapısı&amp;nbsp;var kitabın. Karakterler çok iyi ayarlanmış.&amp;nbsp;Her şey yerli yerinde. Kitabı okurken bu kurgu gereği&amp;nbsp;merak işkencesi çekseniz de tadında bırakılmış.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Kitabın&amp;nbsp;tanıtımı için hazırlanmış&amp;nbsp;metni okuyup, kitaba şöyle bir göz atınca kitapta bir &lt;em&gt;Yavuz&lt;/em&gt; methiyesi ve &lt;em&gt;Şah İsmail&lt;/em&gt; yergisi bekliyordum ama&amp;nbsp;öyle değil. Kitap iki büyük Türk Hükümdarına da hakkını veriyor. "İkisi de bu milletin önemli değeridir." mesajını aldık kitaptan.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Biraz okuyunca olayların &lt;em&gt;Çaldıran&lt;/em&gt;'la sonuçlanacağını sanıyorsunuz. Final Çaldıranmış gibi beklemeye başlamışken kitabın ortalarında savaş olup bitiyor. Daha sonra ise iki büyük aşk ve bir kadın kalıyor ortada. Aslında kitap savaşı değil devlet adamı, şair, aşık gibi&amp;nbsp;ortak sıfatlarla anlatabileceğimiz iki hükümdarın hayatını anlatıyor.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Alevilik meselesi var elbette. Kitapta Alevilik son derece objektif anlatılmış. Okumam esnasında Aleviliğin&amp;nbsp;pek düşünemediğim mistik bir yanının olduğunu da görmüş oldum. Semahın anlatıldığı bir bölümden hakikaten etkilendim. Acep dedim kendi kendime, bir cemevine gitsem de semah mı seyretsem!&amp;nbsp;Bana bunu dedirtmişse herhalde kitap hedefine ulaşmıştır dostlar.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Bir de iki hükümdarın şair yönü var kitapta. Hoca Divan Edebiyatı hocası olunca Yavuz'un şiirleri daha üsturuplu ele alınmış gibi geldi bana ama...&lt;/div&gt;Hararetle tavsiye ediyorum. Fevkalade etkilenmiş biri olarak kitabı ödünç verdiğim kayınbiraderimden hemen istemeyi borç biliyorum. Birkaç defa okunacak, havsalada iz bırakan cinsinden bir roman...&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;strong&gt;Şah ve Sultan&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://www.iskenderpala.net/yeni/"&gt;İskender Pala&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://www.kapiyayinlari.com/"&gt;Kapı Yayınları&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;400 Sayfa&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Kitabın kitapyurdu.com yorumları için aşağıdaki logoyu tıklayın.&lt;br /&gt;&lt;!--begin www.kitapyurdu.com Tıklama-Satış link--&gt;&lt;br /&gt;&lt;TABLE&gt;&lt;TR&gt; &lt;TD&gt;&lt;script type="text/javascript" language="JavaScript1.1" src="http://affiliate.kitapyurdu.com/affiliatepicnew.asp?AID=17124&amp;id=567856&amp;resim=3&amp;boyut=100"&gt; &lt;/script&gt; &lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt; &lt;TR&gt;&lt;TD&gt;&lt;FONT face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif" size=1&gt;&lt;B&gt;Şah ve Sultan&lt;/B&gt;&lt;br&gt;&lt;B&gt;İskender Pala&lt;/B&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/TD&gt; &lt;/TR&gt;&lt;/TABLE&gt;&lt;!--end www.kitapyurdu.com link--&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-4254486822359603135?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/4254486822359603135/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/11/sah-ve-sultan-iskender-pala.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/4254486822359603135'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/4254486822359603135'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/11/sah-ve-sultan-iskender-pala.html' title='Şah&amp;Sultan - İskender Pala'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TOxR0yuY3OI/AAAAAAAAC5Y/3y6POFlNKm8/s72-c/%25C5%259Fahvesultan.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-4617094090005882684</id><published>2010-09-30T02:40:00.000-07:00</published><updated>2011-08-24T16:17:04.303-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiirlerim'/><title type='text'>içimde martı sesleri</title><content type='html'>&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TPVTODlKA3I/AAAAAAAAC64/RZSpLZaS2Ew/s1600/marti.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="238" src="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TPVTODlKA3I/AAAAAAAAC64/RZSpLZaS2Ew/s320/marti.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;çürüyen yalnızlığım sığmıyor &lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;sırça saraylara&lt;/div&gt;sessizliği kaldırıp geceleri&lt;br /&gt;ses bakıyorum derinlerden&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;gündüzleri bir suret takıyorum&lt;br /&gt;alelade gülümseyen&lt;br /&gt;gün indi mi çıkarıp asıyorum&lt;br /&gt;aynadaki şempanze darmadağın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her şey bir resim sokaklarda&lt;br /&gt;cilalı çerçevesi altından bakıyor &lt;br /&gt;martı sesleri soruyorum şehirlerde&lt;br /&gt;sesler her akşam kızıl ufka akıyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;konuşmak isteyen yanımı gömdüm&lt;br /&gt;içimde paslı bir mayın taşıyorum geceleri&lt;br /&gt;ruhum dipsiz kuyularda hoyrat çığlık&lt;br /&gt;sustukça kabaran&lt;br /&gt;içimde martı sesleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;script type="text/javascript"&gt;&lt;!--google_ad_client = "pub-5739384622787260";/* 468x60, oluşturulma 24.08.2011 */google_ad_slot = "1795130341";google_ad_width = 468;google_ad_height = 60;//--&gt;&lt;/script&gt;&lt;br /&gt;&lt;script type="text/javascript"src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"&gt;&lt;/script&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-4617094090005882684?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/4617094090005882684/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/09/icimde-marti-sesleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/4617094090005882684'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/4617094090005882684'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/09/icimde-marti-sesleri.html' title='içimde martı sesleri'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TPVTODlKA3I/AAAAAAAAC64/RZSpLZaS2Ew/s72-c/marti.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-3329555188914840387</id><published>2010-09-23T04:41:00.000-07:00</published><updated>2011-08-24T16:18:15.135-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fotoğraf'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gezi'/><title type='text'>Urfa'ya Gezmeye Gittik</title><content type='html'>&lt;script type="text/javascript"&gt;&lt;!--google_ad_client = "pub-5739384622787260";/* 468x60, oluşturulma 24.08.2011 */google_ad_slot = "1795130341";google_ad_width = 468;google_ad_height = 60;//--&gt;&lt;/script&gt;&lt;br /&gt;&lt;script type="text/javascript"src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"&gt;&lt;/script&gt;&lt;br /&gt;Doğrusu ben de şaşırdım. Uzun zaman sonra evimizden, şehrimizden sadece gezmek amaçlı çıktık. Birilerini ziyaret için değil, bir iş maksadıyla değil. Maneviyat dolu bir gezme oldu.&amp;nbsp;İşte Urfa gezimizden birkaç resim...Resimleri bir sıra içinde koymuyorum, rasgele...&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&amp;nbsp;Resimlere tıklayınca büyüyor :D&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;table align="center" cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="margin-left: auto; margin-right: auto; text-align: center;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TJs9vyozTQI/AAAAAAAACyY/VuQbN8MRBM4/s1600/Urfa1.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TJs9vyozTQI/AAAAAAAACyY/VuQbN8MRBM4/s320/Urfa1.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;Urfa'dan bir enstantane. Ağaçlı yer çepeçevre Balıklıgöl ve ona bağlı kanallar...&lt;/span&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TJs6v3TbOII/AAAAAAAACyQ/4ConYdi2_7U/s1600/Urfada+ESY.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TJs6v3TbOII/AAAAAAAACyQ/4ConYdi2_7U/s320/Urfada+ESY.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Bir sıra gözetmemiştim ama bizim genç ikinci sıraya denk geldi. Urfa Kalesi'ne çıktığımızı sanarak onun yanındaki tepeye çıkmışız. Gülmeyiniz aynı yoldan çıkılıyor. Artık birkaç resim çekip biraz seyredip indik. Aşağıdaki ağaçlık yerlerin ardında Balıklıgöl ve Hz. İbrahim'in makamı var.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TJs6kD5ONiI/AAAAAAAACyI/eYSoY12fnPI/s1600/urfa.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TJs6kD5ONiI/AAAAAAAACyI/eYSoY12fnPI/s320/urfa.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Urfa Kalesinden Şehrin Bir Bölümü&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TJs5RaHc3UI/AAAAAAAACyA/U_I4UwQByWA/s1600/sab%C4%B1r+ta%C5%9F%C4%B1+Eyy%C3%BCp+Nebi+Urfa.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TJs5RaHc3UI/AAAAAAAACyA/U_I4UwQByWA/s320/sab%C4%B1r+ta%C5%9F%C4%B1+Eyy%C3%BCp+Nebi+Urfa.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Hz. Eyyüb'ün hastalığı sırasında sırtını yasladığı ve O'nun sabrına dayanamayıp çatlayan taş. Sabır taşı olarak geçiyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TJs44_hYVjI/AAAAAAAACx4/wbwEMLJ75ck/s1600/Makam-%C4%B1+%C4%B0brahim%27de+bir+Kitabe.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TJs44_hYVjI/AAAAAAAACx4/wbwEMLJ75ck/s320/Makam-%C4%B1+%C4%B0brahim%27de+bir+Kitabe.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Hz. İbrahim'in ateşe atıldığında düştüğü yer ve olayı ayetlerle anlatan bir kitabe. Arkamız Balıklıgöl&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TJs4tVzJ_QI/AAAAAAAACxw/UxygW-zJjq8/s1600/Makam-%C4%B1+%C4%B0brahimde+Bedi%C3%BCzzaman+%C3%87e%C5%9Fmesi.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TJs4tVzJ_QI/AAAAAAAACxw/UxygW-zJjq8/s320/Makam-%C4%B1+%C4%B0brahimde+Bedi%C3%BCzzaman+%C3%87e%C5%9Fmesi.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Makam-ı İbrahim'de Bediüzzaman Çeşmesi. Yan tarafta Üstad'ın defnedildiği yer var.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TJs4hOH7dMI/AAAAAAAACxo/j08aLsa4rTE/s1600/Hz.+%C4%B0brahim+Makam%C4%B1+-+Urfa.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TJs4hOH7dMI/AAAAAAAACxo/j08aLsa4rTE/s320/Hz.+%C4%B0brahim+Makam%C4%B1+-+Urfa.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Hz. İbrahim'in makamı&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TJs3iDEgtiI/AAAAAAAACxg/fdz1wcOO7L8/s1600/Hz.+Elyasan%C4%B1n+Kabri+-+Urfa+2.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TJs3iDEgtiI/AAAAAAAACxg/fdz1wcOO7L8/s320/Hz.+Elyasan%C4%B1n+Kabri+-+Urfa+2.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Hz. Elyesa 90 yaşında Hz. Eyyüb'ü ziyarete gelir. Yolda şeytanla karşılaşır. Şeytana Hz. Eyyüb'ü sorar. Ş.Şeytan da "Geldiğin kadar yol gideceksin." deyince Hz. Elyasa orada vefat eder. Halbuki Eyyüb (as) makamı beş dakika mesafededir. Kör Şeytan yine şeytanlığını yapar.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Resmin solundaki ağaç onun asasıdır. Asa elinde öylece kalınca asa filizlenir ve ağaç olur.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TJs3WY1xVhI/AAAAAAAACxY/Te5kR46t--s/s1600/Hz.+Elyasan%C4%B1n+Kabri+-+Urfa.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TJs3WY1xVhI/AAAAAAAACxY/Te5kR46t--s/s320/Hz.+Elyasan%C4%B1n+Kabri+-+Urfa.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Hz. Elyasa'nın Kabri Şerifi&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TJs3MLZEC2I/AAAAAAAACxQ/ifvukEPJKRk/s1600/Halil%C3%BCrrahman+Camii+Avlusu+-+Urfa.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TJs3MLZEC2I/AAAAAAAACxQ/ifvukEPJKRk/s320/Halil%C3%BCrrahman+Camii+Avlusu+-+Urfa.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Halilürrahman Camii avlusu&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TJs2vP6DdxI/AAAAAAAACxI/OFVQHkzNH8M/s1600/Eyy%C3%BCb+Nebinin+E%C5%9Fi+Hz.+Rahime+Kitabesi++-+Urfa.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TJs2vP6DdxI/AAAAAAAACxI/OFVQHkzNH8M/s320/Eyy%C3%BCb+Nebinin+E%C5%9Fi+Hz.+Rahime+Kitabesi++-+Urfa.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Hz. Rahime, Eyyüp Peygamber'in (as) eşi. Hz. Eyyüb'ün hastalığında ona &amp;nbsp;hiç şikayet etmeden bakar. Kitabede onunla ilgili bilgi veriliyor. Az ileride Rahime Annemizin kabri var.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TJs2f6UYzHI/AAAAAAAACxA/lxZ5uJ77VRU/s1600/eyy%C3%BCb+Nebide+%C3%A7ocuklar.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TJs2f6UYzHI/AAAAAAAACxA/lxZ5uJ77VRU/s320/eyy%C3%BCb+Nebide+%C3%A7ocuklar.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Eyyüpnebi kasabasının utangaç kızları. Ama iyi anlatıyorlar.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TJs2EoNLGgI/AAAAAAAACw4/VZJ_cEjQF3s/s1600/eyy%C3%BCb+Nebi+-+Urfa.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TJs2EoNLGgI/AAAAAAAACw4/VZJ_cEjQF3s/s320/eyy%C3%BCb+Nebi+-+Urfa.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Eyyüb (as) ile Elyasa (as) kabirleri arasında yaklaşık 300 m mesafe var. Görüleceği üzere tabelalar son derece bakımlı!&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TJs142DjPcI/AAAAAAAACww/ubr8-Enx4wk/s1600/ESY2.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TJs142DjPcI/AAAAAAAACww/ubr8-Enx4wk/s320/ESY2.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Enes Sami'nin Makam-ı İbrahim'de yorulduğu bir an.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TJs1sdMUXJI/AAAAAAAACwo/GQheztWGqxs/s1600/esy.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TJs1sdMUXJI/AAAAAAAACwo/GQheztWGqxs/s320/esy.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Enes Sami Eyyüb Nebi'de...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TJs1OR1t_5I/AAAAAAAACwg/N08uk6G9nIc/s1600/Bedi%C3%BCzzaman%C4%B1n+Makam%C4%B1+-+Urfa.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TJs1OR1t_5I/AAAAAAAACwg/N08uk6G9nIc/s320/Bedi%C3%BCzzaman%C4%B1n+Makam%C4%B1+-+Urfa.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Bediüzzaman Hazretleri 1960'da vefat edince Makam-ı İbrahim'deki bu bölüme defnediliyor. Ancak 27 Mayısın kanlı elleri onu buradan çıkarıp bir meçhule götürüyor.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TJs1A6cdDsI/AAAAAAAACwY/ZKYquyjGI6E/s1600/Bal%C4%B1kl%C4%B1g%C3%B6l+Bal%C4%B1klar%C4%B1+-+Urfa.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TJs1A6cdDsI/AAAAAAAACwY/ZKYquyjGI6E/s320/Bal%C4%B1kl%C4%B1g%C3%B6l+Bal%C4%B1klar%C4%B1+-+Urfa.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Balıklıgöl'ün balıkları&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TJs0j8OnedI/AAAAAAAACwQ/synBOdy6heY/s1600/Bal%C4%B1kl%C4%B1g%C3%B6l.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TJs0j8OnedI/AAAAAAAACwQ/synBOdy6heY/s320/Bal%C4%B1kl%C4%B1g%C3%B6l.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Balıklıgöl&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-3329555188914840387?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/3329555188914840387/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/09/urfaya-gezmeye-gittik.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/3329555188914840387'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/3329555188914840387'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/09/urfaya-gezmeye-gittik.html' title='Urfa&apos;ya Gezmeye Gittik'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TJs9vyozTQI/AAAAAAAACyY/VuQbN8MRBM4/s72-c/Urfa1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-3742355506539179573</id><published>2010-09-23T02:57:00.000-07:00</published><updated>2010-11-30T11:35:52.730-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılarım'/><title type='text'>Güneydoğu Notları - 2</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TIKGIk9biEI/AAAAAAAACrg/a-0piLIK1mw/s1600/ali+y%C3%BCksel+-+gd+notlar%C4%B1.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="168" src="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TIKGIk9biEI/AAAAAAAACrg/a-0piLIK1mw/s200/ali+y%C3%BCksel+-+gd+notlar%C4%B1.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;-Dil meselesinden devam ile-&lt;br /&gt;Önceleri konuşulanın Kürtçe mi, Arapça mı olduğuna pek dikkat etmiyordum. Ancak az bir dikkat ile iki dili ayırt edebiliyorsunuz. Kürtçe, Farsçaya benziyor. İki dil aynı aileye mensup. Kürtçe kulağa daha keskin geliyor. Mesela Türkçede pek fazla kullanılmayan J sesi Kürtçede daha çok. Yahut ben öyle anlıyorum. &lt;br /&gt;Arapça ise gırtlağa daha yakın bir yerden gelen seslerle konuşuluyor. &lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Bir insanın Türkçesinden onun Kürt mü, Arap mı olduğunu da az buçuk kestirmek mümkün. Arapların kelimelerin, cümlelerin sonuna ekledikleri ilginç bir uzatma ünlemi var. Hemen her cümleden sonra bu ünlemi görmek mümkün. Kürtler ise Kürtçenin kulağa keskin gelen konuşma tarzını, kelimelerin olduğundan daha kalın telaffuzunu kullanıyorlar. Ben kendimce böyle bir ayrım geliştirdim. Tabii ki benim söylediklerim kişisel izlenimlerime dayanıyor.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bu iki dili birden bilen insan sayısı çok fazla. Kürtlerden veya Araplardan birinin baskın yoğunlukta olduğu yerlerde öyle olmayabilir belki ama iki nüfusun yakın oranlarda yaşadığı yerlerde bu böyle. Üç dili birden bilmek harikulade bir şey gibi gelebilir. Belki bizim gibi yaşadığı coğrafyada sadece Türkçeyi gören, duyan ve bilen insanlar için muazzam bir şeydir lakin sokakta üç dilin birden konuşulduğu bir şehirde bu adiyattan bir durum. Ekstra bir ilim değil. Az bir özenle kolaylıkla üç dili birden konuşmak mümkün oluyormuş. &lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Şimdilerde ben de anladığım birkaç kelimeyle yılların kayıtsızlığını gidermeye çalışıyorum. İlk yazıda bahsettiğim milli refleksimden (!) zamanla sıyrılıyorum. Özellikle öğrencilerime üç beş kelime Kürtçe parçalayınca ya da söylenen bir lafı anladığımı hissettirince gözlerinde parlayan ışığı görmelisiniz. Bölgedeki pek çok problemin çözümünün bu ışıkta saklı olduğunu düşünüyorum. &lt;/div&gt;Devlet baba Kürtçe öğretimine bir lütuf olarak izin verince her yerde Kürtçe kursları açılmış. Ancak daha sonra bu kurslar birer ikişer kapanmış. İnsanlar zaten bildikleri bir dil için kursa gitmeye gerek görmemiş. Kürtçe okur-yazarlığı ne durumda bilmiyorum. Zaten Latin Alfabesini bilen, Kürtçe konuşan insanlar “W, X, Ê, Q” gibi harfleri de öğrenince Kürtçe okur-yazar oluyorlar. &lt;br /&gt;Bütün bunların yanında yaşadığınız toplumda konuşulan dilleri anlamamak hakikaten moral bozucu bir durum. Üç beş insanın oturduğu bir mecliste bazen iki kişi aniden kanalı değiştiriveriyor. Sizini bilmediğiniz dille konuşmaya başlıyorlar. Tabii, anlamayan olarak canınız sıkılmıyor değil. Onlar açısından ana dili ile konuşmak elbet inkar edilmez bir hak. Yahut Türkçesi anlatacağına yetmeyecek düzeyde olanlar bu yönteme başvuruyor. Çok nadir de olsa rastladığımda üzüldüğüm şey ise sizin anlamanızı istemedikleri şeyler için sizin anlamadığınızı bilerek kendi dillerini tercih etmeleri. İnsan kırmaktan hususan imtina eden biri olarak hiç kimseye bu konuda ters bir laf etmemişimdir ama kalkıp gidesim gelmiştir hep. Sonradan bu ters duruma da alıştığımı söylemeliyim. Mecliste bir başkasının kulağına bir şeyler fısıldamak gibi bir durum. &lt;br /&gt;Ama konuşulanın ayrıca anlamayanlar için çevrildiğine de çok zaman şahit oldum ki bu hoş bir nezaket. &lt;br /&gt;Daha önce dediğimi yinelemek istiyorum: Bu coğrafya insanı gerçekten nazik ve düşünceli insanlar. Doğru olarak tanınması ve anlaşılması en büyük temennim…&lt;br /&gt;Mardin şehir merkezinin tarihi MÖ 3000 yıllarına kadar dayanıyor. Tarihte birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış köklü bir şehrin havasını almanız mümkün. Şehir ikiye ayrılmış durumda. Yenişehir, aşağıda kalan yeni bir yapılanma. Beş – on yıllık mazisi olan apartman kültürünün hakim olduğu Yenişehir’in kalburüstü birçok şehirden geri kalır yanı yok. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eski Mardin ise tam bir tarih! Attığınız her adım size bunu fısıldıyor. Taş evler, dar sokaklar, çarşılar, eski camiler ve kiliseler…&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TIKGTWMxuEI/AAAAAAAACro/pA0FGKb92LA/s1600/ali+y%C3%BCksel+-+gd+notlar%C4%B12.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TIKGTWMxuEI/AAAAAAAACro/pA0FGKb92LA/s320/ali+y%C3%BCksel+-+gd+notlar%C4%B12.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Kaç yüz yıl geçmiş bilemediğim bu sokaklarda gezmek bana hep esrarengiz bir lezzet vermiştir. Zamana direnen, belki direndiğini bile bilmeyen bir şehir Mardin. Çarşıda sıralanmış bıttım sabunları, istiflenmiş badem şekerleri, torba torba Mardin leblebileri, daracık dükkanlarda ömür süren yorgun ihtiyar suretleri, uzaktan duyulan bakırcı çekiçleri modern dünyanın ışıltılı renklerine ısrarla direniyor. Direnirken dinlendiriyor. Alıp götürüyor. &lt;br /&gt;İnsanlar boşuna buralarda dizi filmler çekmiyor. Hemen her sene Mardin’de birkaç dizi çekiliyormuş. Midyat ilçesi de bu sektör insanlarınca epey rağbet görmüş. Birkaçına “Burası Mardin!” denilince göz ucuyla baktığım dizilerdeki tiplemelerin benzerlerini Mardin’de gördüm desem doğru söylemiş olmam. En basit insanında bile bir ağırlık bir heybet gurur görmek mümkün olsa da Mardin insanını o dizilerdeki insanlara pek benzetemedim doğrusu. Anadolu’nun neresindeki hangi insan o dizi insanlarına benziyor ki!&lt;br /&gt;Ancak şunu söylemeliyim Mardin reklamı iyi yapılan ve popülaritesi hızla artan bir şehir. Turizmi gittikçe gelişiyor. Özellikle hafta sonları Eski Mardin’de adım atacak yer bulmak zor desem abartı sayılmaz. Yerli yabancı pek çok turistin ziyaret ettiği şehrin yıllık ziyaretçi sayısının milyonu aştığı konuşulanlar arasında.&lt;br /&gt;Güneydoğu denince yemek kültüründen bahsetmemek olmaz. Yemekler tahmin edileceği üzere et üzerine yoğunlaşmış durumda. Kaburga dolması, içli köfte, bumbar (işkembe dolması), sembusek, patlıcan dolması bir senelik Mardin tecrübemde tadabildiğim yöresel lezzetler. Acıyı tahmin edilenin aksine Mardin yemek kültüründe pek görmedim. &lt;br /&gt;Bir hatırayı da anlatmalıyım. Bir dostum Egeden buraya kız istemeye geliyor. Yanında anne babası ve ihtiyar olarak eniştesini getiriyor. Kız isteme faslı bittikten sonra yatıya kalınıyor. Ertesi gün öğleden sonra erkek tarafının önüne yemekler dizilmeye başlıyor. Bir, iki, beş, on derken ihtiyar enişte sofraya bakıyor ve “Bizimkiler de kadın mı be! Şu yemeklere bak!” deyiveriyor. &lt;br /&gt;Güneydoğu halkı ağzının tadını biliyor hâsılı kelam.&lt;br /&gt;İklimi hakikaten sıcak! Yaz günleri sıcaklıklar çoğu günler kırkı aşıyor. Klimasız oturmak bir işkence ki o işkenceyi bi’ttecrübe tattık. Gece bile serinlemeyen bir havada az biraz ferahlamak için türlü çareler aradık lakin nafile. Yaz olanca sıcaklığıyla üzerimizden geçmekte! Ama kışı da yazın serin geçtiği yerlere göre nispeten sıcak geçiyor. Ancak bu konuda evvel ahir son sözüm, seneye klima almazsam öyle olsun, olsun…&lt;br /&gt;Eğitim faslıyla yazıya da son verelim. Eğitim hemen her sınavdan sonra haber bültenlerinden aşina olunduğu üzere pek parlak durumda değil. Öğretmen eksiği, derslik eksiği, sınıfların kalabalık olması, okulların imkanlarının kısıtlı oluşu gibi başka pek çok yurdum vilayetinde rastladığımız problemlerin yanında bir de anadil sıkıntısı var maalesef! Çocukların önemli bir bölümü Türkçeyi sonradan öğreniyor. Evinde, sokakta Türkçe konuşmuyor. Sınıfta bile ders dışında kendi anadilini konuşuyor. Konuşmakla kalmıyor anadiliyle düşünüyor. Ama biz sonradan öğrendiği, inceliklerine vakıf olamadığı Türkçeyle ona ders anlatmaya çalışıyoruz. Bütün saydığım diğer problemlerin üzerine bir de bu problem eklenince başarısızlıklar adeta katmerleniyor. Dil eğitimin en temel aracıdır. Tahtadan, tebeşirden, kitaptan daha temel bir aracınızı maalesef nitelikli olarak kullanamayınca bu tablo ortaya mecburen çıkmış oluyor. &lt;br /&gt;Hiçbir siyasi amaç gütmeden, yanlış anlaşılmamasını umarak, bu problemin başka ülkelerde nasıl çözüldüğünü araştırarak söz konusu sıkıntının çözülmesini umuyorum. Bu gençlerin hakkı budur sanırım.&lt;br /&gt;Güneydoğu notları daha pek çok başka bahisleri kapsayabilir, konuları işleyebilir. Hakkında kitaplar da yazılabilir. Yazılmış da zaten ama ben gördüklerimi böyle ifade etmiş olayım. &lt;br /&gt;Burayı seviyorum.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TIKGeGZIDNI/AAAAAAAACrw/lX4Be4Os-6I/s1600/smardin58.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TIKGeGZIDNI/AAAAAAAACrw/lX4Be4Os-6I/s320/smardin58.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Güneş inşallah bir gün doğudan doğacak. Ve o gün memleketimin doğusuyla batısı bir olacak!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-3742355506539179573?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/3742355506539179573/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/09/guneydogu-notlari-2.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/3742355506539179573'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/3742355506539179573'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/09/guneydogu-notlari-2.html' title='Güneydoğu Notları - 2'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TIKGIk9biEI/AAAAAAAACrg/a-0piLIK1mw/s72-c/ali+y%C3%BCksel+-+gd+notlar%C4%B1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-4856154112000917835</id><published>2010-09-15T06:51:00.000-07:00</published><updated>2010-11-30T11:36:27.688-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='karavana'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gayri memnun politik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Muhabbet'/><title type='text'>Kabul Et Yenildin</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TJDPU88YjwI/AAAAAAAACuA/NGi1AKnTuiE/s1600/sad.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TJDPU88YjwI/AAAAAAAACuA/NGi1AKnTuiE/s320/sad.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;Yenildiğini kabul etmek bazen zaferdir. Kabul et, yenildin. Etrafına bakınma, içine düştüğün çamura bulayacak başkasını da arama. Gerçeği kabullenme zamanındasın. Biraz daha kıvranır ve yenilgine ortaklar bulursan o zaman gerçekten kaybedersin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir oda bul kendine. Sessiz olsun. Bir sandalyenin üstüne yığılırcasına otur önce. Öfkelenme. Eyvah edip yazıklanma. Başını iki elinin arasına al ve düşün. Mağlubiyetin tonlarca tutan ve ancak aklı başında bir adem oğlunun kaldırabileceği ağırlığını omuzlarında hisset ve itiraf et, yenildin.&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Etrafında sana yenilmediğini salıklayan bütün goygoycularını kov! Uğradığın bu hezimetin sonuçlarının aslında parlak bir zafer olduğunu fısıldayan aklı evvellerden kurtul! Bu senin ilerideki zaferlerinin ilk şartı. Sen illüzyonist değilsin. İnsanların gözünün içine bakıp da “Bu bir galibiyettir!” saçmalığına girme. Rakiplerini, sevmeyenlerini daha fazla güldürme. Anla artık kaybettin.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Nedenlerini ara! Sebepsiz şey yoktur. Niye diye sor kendine. Kendine sebeplerini en doğru ve yalın anlatabilecek dostlar ara. Arkanı güvenle dönebileceğin bir kardeş seç kendine mesela! Sırrını mezara götürecek cinsinden olmalı. En yakınındakine bile güvenemedikten sonra yürüdüğün yol kimin neyine! Her an bir entrika kovalayacaksan insanlara ne verebilirsin ki. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalanlar asla gizli kalmaz. İnsanlara minik dahi olsa yalan söyleme. Tiyatro yapma. Neysen o ol. Gözlerinin içinden anlaşılır gerçekler. Sezer karşındaki. Güvenmez sana. İnanmaz. İç dünyanda yeri olmayan, kaygılanmadığın dertleri dert edermiş gibi yapma. Konuşmak yetmez. Çözeceğim demek yetmez. Çözecek olan gözünden belli olur. Çözmeyi düşünmüyorsan konuşma. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her şey kaybettiğini kabul etmenle başlayacak. Kabul etmezsen yenilmeye devam edeceksin. Unutma.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-4856154112000917835?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/4856154112000917835/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/09/kabul-et-yenildin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/4856154112000917835'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/4856154112000917835'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/09/kabul-et-yenildin.html' title='Kabul Et Yenildin'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TJDPU88YjwI/AAAAAAAACuA/NGi1AKnTuiE/s72-c/sad.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-7397411462775374117</id><published>2010-08-10T05:20:00.000-07:00</published><updated>2010-11-30T11:37:02.706-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Muhabbet'/><title type='text'>Ramazanın Olmazsa Olmazları</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TGFDzkMnohI/AAAAAAAACqw/JPhrbvx7TYk/s1600/ramazan.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="224" src="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TGFDzkMnohI/AAAAAAAACqw/JPhrbvx7TYk/s320/ramazan.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;Ramazan yarın başlıyor. Yine geldi ve kapımızda durdu mübarek. Bu sene hemen herkesin ortak kaygısı galiba havaların sıcaklığı. Dolayısıyla susuzluk!&amp;nbsp;Türkiye ortalama akşam sekiz civarında &amp;nbsp;iftarını yapacak. Öyle ya da böyle bu oruç tutulacaksa çok da sızlanmanın bir alemi yok. Zahmette rahmet vardır, deyip susuzluğun ve açlığın o kadarına da dayanacağız.&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Bugün toparlayabildiğim kadarıyla Ramazanın olmazsa olmazlarını yazmaya çalışacağım.&lt;/div&gt;&lt;b&gt;İlki muhakkak&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;b&gt;sahurdur.&lt;/b&gt; Gecenin ortasında bir bardak çay, biraz kahvaltılık yemek Ramazanın şartlarından biri. Her ne kadar üç yaşındaki oğlum sabah 6.00-7.00 arası, güne bütün zindeliğiyle başlayıp evdeki herkesi uyandıracak olsa da sahur olmazsa olmaz... Kafama göre bir sahur programı bulmak umudundayım.&lt;/div&gt;&lt;b&gt;İkincisi pide!&lt;/b&gt; Artık Ramazan dışında da pide bulmak kolay ama "Ramazan pidesi, Ramazan'da yenir!" düsturundan tevellüd eden bir zevk ile Ramazan pidesi iftar sofralarının en önemli şartlarından.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Üçüncüsü&lt;/b&gt; her sene sonuna kadar gideceğim deyip de sonlara doğru su koyverdiğim &lt;b&gt;teravihler.&lt;/b&gt;.. Tuttuğunuz oruca bir gerdanlık olsa gerek Teravih namazı. Bir kısım nevzuhur hoca taifesinin "Sekiz rekat da kılınır, evde tek başına da olur." ruhsatına meydan okuyarak paşa paşa camiye gitmek hayalindeyim. Beni bu hayalimden döndüren nefsin gözü kör, ayağı topal olsun inşallah!&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Dördüncüsü mükellef iftar sofralarıdır&lt;/b&gt; ki hızla artmakta olan kilom beni bu şarttan pek alıkoyacağa benzemiyor. Yemek dostlarla güzeldir azizim, öyle tek başına mükellef sofra mı olur? Tabii davet eden olmak bir yana, davet edilen olmak ayrıca güzeldir ki keyfini sormayın.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Beşinci şartımdı&lt;/b&gt; ama bu sene ne yapacağım bilmiyorum. &lt;b&gt;Ramazan dolayısıyla açılan kitap fuarlarına birkaç kez gitmek!&lt;/b&gt; Mardin'de olacağına pek ihtimal vermemekle beraber şansımı Diyarbekir'e açılarak deneyebilirim. Hey gidi İstanbul'da Sultanahmet'in bahçesinde kurulan fuarda aşk u heyecanla salındığımız güzel günler... &lt;br /&gt;&lt;b&gt;Altıncısı &lt;/b&gt;önem açısından başa yazılmayı hak eden etkinlik: &lt;b&gt;Mukabele. &lt;/b&gt;Mahalle camileri mi olur, arkadaş ortamında mı olur bilinmez ama bir Ramazan bir hatimle taçlandırılmadan olmaz. Şimdilerde TV'ler, PC'ler çıktı kesin ve kesin mertlik bozuldu. TV'den hatim mi takip edilir kardeşim desem hatm-i şerifi küçümsemiş olurum ki Allah cezamı verir. Yüreği yeten ehli vicdan mukabeleye muhakkak sahurdan sonra camiye gitmelidir. Gayrısı da azizdir ama o başka.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Yedincisi&lt;/b&gt; bizi biraz teğet geçecek gibi görünen &lt;b&gt;bol bol sadaka, fitre, zekat verme işi&lt;/b&gt;. Vermek lazım arkadaş, şu zalim dünya kime kalmış. Fakir birkaç ailenin sıkıntısını az hafifletmek, bir çocuğun yüzünde tebessüm olmak az şey mi! Bu konuda herkes güzel şeyler yapıyor ama &lt;a href="http://ramazan.kimseyokmu.org.tr/"&gt;Kimse Yok mu&lt;/a&gt;'yu tek geçerim. &lt;br /&gt;&lt;b&gt;Sekizincisi ise hurma olmalı!&lt;/b&gt; İftarı hurma ile açmak müstehapmış. Efendimiz sav'in kışın hurma, yazın su ile açtığını okumuştum. İşte o hurma sofraya gelmezse olmaz galiba.&lt;br /&gt;Bundan gayrı Ramazan davulu, iftar topu, orta oyunu (Hacivat-Karagöz) gibi bir kısım şeyler de sayılabilir. Herkesin Ramazanı kendine. Eski Ramazanlar diye bir şey yok, insanlar olarak bizler eskiyoruz da farkında değiliz.&lt;br /&gt;Evvel ahir son şart: Dua etmek lazım; ailemize, milletimize, alem-i İslama, bütün insanlığa... Çağın yangınlarına su yetiştirmeye çalışan hakikat erlerine, mukaddes saydığı değerler uğruna kıtalar aşan, okyanuslar geçen muhabbet fedailerine bol dua etmek lazım! Duanız olmasa ne ehemmiyetiniz var, diyor Her Şeyin Sahibi.&lt;br /&gt;Ramazan hepimize hayırlar getirsin inşallah...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-7397411462775374117?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/7397411462775374117/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/08/ramazanin-olmazsa-olmazlari.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/7397411462775374117'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/7397411462775374117'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/08/ramazanin-olmazsa-olmazlari.html' title='Ramazanın Olmazsa Olmazları'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TGFDzkMnohI/AAAAAAAACqw/JPhrbvx7TYk/s72-c/ramazan.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-144916635596373985</id><published>2010-08-07T10:53:00.000-07:00</published><updated>2010-11-30T11:37:15.859-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kitap'/><title type='text'>Zafer Yahut Hiç - Mustafa Kutlu</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TF2eHa0ZHTI/AAAAAAAACow/Y9-gB3iEfTc/s1600/Mustafa+Kutlu.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" src="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TF2eHa0ZHTI/AAAAAAAACow/Y9-gB3iEfTc/s320/Mustafa+Kutlu.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;Bir adaya düşsem "Yanına beş yazar al!" demezler elbette. Velev ki dediler. Onlardan biri evvel ahir bittabii ki Mustafa Kutlu olur. Adaya falan düşeceğimiz yok. Ama evde sıcak bir yaz gününün gecesinde okunacak en güzel kitaplardan biri daha üstadın kaleminden çıktı.&lt;br /&gt;Zafer Yahut Hiç&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Kitap akıyor adeta. Bir aşk hikâyesi. İstanbul'un gecekondu semtlerinde geçiyor. Yaşayan insanlarla birliktesiniz. Mahalle pazarına çıkmış, orada insanları gözlüyor gibi hissediyorum kendimi, Kutlu'nun kitaplarını okurken. &lt;/div&gt;Teamül gereği (Hazır YAŞ haberlerine boğulmuşken bu kelimeyi cümlede kullanmalıyım!) kitapların özetini vermem. Ama etkileyici bir öyküsü olduğunu söylemeliyim. Yazarı bu yüzden de beğeniyorum. Sanatı sadeliğinde gizli. Sehl-i Mümteni vücut olmuş, yazarda dirilmiş adeta. Olayın kendisi çarpıyor sizi. Çözmeniz gereken bir şifre, aşmanız gereken bir üslup yok Mustafa Kutlu hikâyelerinde.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TF2djAsPPiI/AAAAAAAACoo/AGortITakkc/s1600/73955.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TF2djAsPPiI/AAAAAAAACoo/AGortITakkc/s200/73955.jpg" width="145" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;İşte bu yüzden seviyorum onu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Zafer Yahut Hiç&lt;br /&gt;Mustafa Kutlu&lt;br /&gt;Dergâh Yayınları&lt;br /&gt;197 Sayfa&lt;/b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-144916635596373985?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/144916635596373985/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/08/zafer-yahut-hic-mustafa-kutlu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/144916635596373985'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/144916635596373985'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/08/zafer-yahut-hic-mustafa-kutlu.html' title='Zafer Yahut Hiç - Mustafa Kutlu'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TF2eHa0ZHTI/AAAAAAAACow/Y9-gB3iEfTc/s72-c/Mustafa+Kutlu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-1530227473369086095</id><published>2010-07-10T05:02:00.000-07:00</published><updated>2010-07-10T05:02:29.426-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiirlerim'/><title type='text'>Bir Yaz Dokudum Sana</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TDhhJ2PWY3I/AAAAAAAACoQ/lusxh_9BzDc/s1600/IndianSummer.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" rw="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TDhhJ2PWY3I/AAAAAAAACoQ/lusxh_9BzDc/s200/IndianSummer.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;el değmemiş bir yaz dokudum&lt;br /&gt;sana&lt;br /&gt;güneş bahçelerinden&lt;br /&gt;yıldızlı geceler topladım&lt;br /&gt;ağustos böceklerine komşu&lt;br /&gt;terası deniz gören bir hayal&lt;br /&gt;gördüm, saçında yaz gülleri&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;bir yaz&lt;br /&gt;bir aşk dokudum &lt;br /&gt;sana&lt;br /&gt;sonsuza misal&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-1530227473369086095?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/1530227473369086095/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/07/bir-yaz-dokudum-sana.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/1530227473369086095'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/1530227473369086095'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/07/bir-yaz-dokudum-sana.html' title='Bir Yaz Dokudum Sana'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TDhhJ2PWY3I/AAAAAAAACoQ/lusxh_9BzDc/s72-c/IndianSummer.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-561726928364420402</id><published>2010-06-18T03:28:00.000-07:00</published><updated>2010-06-18T03:28:12.812-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılarım'/><title type='text'>Güneydoğu Notları</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TBtJTpW25jI/AAAAAAAACh4/fGd3ViKwscY/s1600/zinciriye+medresesi+mardin+17Haziran+2010+(32).JPG" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" qu="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TBtJTpW25jI/AAAAAAAACh4/fGd3ViKwscY/s200/zinciriye+medresesi+mardin+17Haziran+2010+(32).JPG" width="150" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Yaklaşık sekiz aydır Mardin’de yaşayan, Kızıltepe’de çalışan biri olarak bu satırları kaleme alıyorum. Şahsi gözlemlerim, duygularım, izlenimlerim, yaşadıklarımı anlatmaya çalıştım. Çok şey görmüş değilim, derin analizler yapacak bir kudrete de sahip olduğum iddiası taşımıyorum ancak burada yaşayan bir insan olarak yazıyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle buraya asılmaya gelir gibi gelen çok insan gördüğüm için kendime şu soruyu sık sık sordum: Burada yaşamaktan şikâyetçi miyim? Pişman mıyım? Cevabım hep&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Hayır!” oldu. Kendi kendime, Allahım burada ne işim var, diye hiç sızlanmadım. Hayatımın otuzuncu senesini bitirdim. Bu otuz senenin on dördünü İzmir’de, dördünü Uşak’ta, yedisini İstanbul’da ve beşini Ankara’da geçirmiş bir Egeli olarak geldiğim Kızıltepe’de çalışmaktan, Mardin’de yaşamaktan pek sıkıntılı olduğumu söyleyemem. Daha ziyade büyükşehirlerin hayhuyundan daralmış olarak atıldım haritanın kenarına. Bir yerlere yürüyerek gitmek, konu komşuyla tanış olmak, çocuğumun rahatça dışarıya çıkmasını beklemek gibi düşüncelerle geldim buraya. Dediğim gibi şimdiye kadar şikâyetçi olmadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk günler uyanınca: “Nasıl yani ben şimdi Mardin’de miyim?” diyerek şaşkınlıkla sokaklarını seyrettiğim oldu, birkaç gün sonra Ankara’ya döneceğim hissiyatına kapılmadım değil lakin bunlar sonra kendiliğinden geçti…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kızıltepe’ye geldiğim ilk günü hatırlıyorum. Ramazandı. Oruçluydum. Bayram arifesi, pazar yerinin ortasındaki resmi daireye işlemlerimi yaptırmak için geldim. Kalabalık, gürültü, yol yorgunluğu, oruç, sıcak, can sıkan resmiyet ve dilini bilmediğim insanlar… Zannediyorum geri dönmek fikri en güçlü taarruzunu o gün orada yapmıştı. Belki hayatta tek tabanca deli fişek olsaydım; bir eşim, bir çocuğum olmasaydı dahası kadere inanmasaydım bu macera başlamadan biterdi. En çetin taarruzu pazarın orta yerindeki taş caminin şadırvanında serin bir abdestle savıp yola devam ettim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TBtJuhKlPSI/AAAAAAAACiA/OMiS9woXIOY/s1600/UluCami+Mardin+17+Haziran+2010+(14).JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" qu="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TBtJuhKlPSI/AAAAAAAACiA/OMiS9woXIOY/s400/UluCami+Mardin+17+Haziran+2010+(14).JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Buraya gelmeden tek başıma gidip daha sonra eş dost durumundan geri dönebileceğimi salıklayanlar birkaç kez fikrimi bulandırsa da geldikten sonra bu fırsat bir iki kez ayağıma kadar gelse de şimdilik bu yollara tevessül etmek niyetinde değilim. Bu tecrübeyi yaşamak düşüncesi ağır basıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk günler şartlara alışmak biraz zor oldu. Aradığınız bir şeyi bulmak için o yeri iyice öğrenmek gerekiyor. Birçok seçeneğiniz olmayabiliyor. “Aradığını bulduysan kaçırma!” tavsiyesine uymamanın cezasını birkaç kez çekmedim değil. Bazı zamanlar derdimi anlatamamanın sıkıntısını da yaşadım. Aynı kelimelerin farklı anlamlara geldiğine bazen gülerek bazen hayretle şahit oldum. Alışmakta zorlandığım hususlardan biri küçük gibi dursa da gazete idi. Sıkı bir gazete okuru olarak sabahın erken saatlerinde gazete bulunamayacağını öğrenmem biraz zaman aldı. Burada gazete bayilerdeki yerini on ikiye doğru alıyor. Zaten o zamana mesai çoktan başladığı için gazete işi akşama kalıyor. Akşama kalmış bir gazete ise pek normal olarak eskimiş demektir. Televizyondan haber seyretmemek bir zaman çözüm gibi dursa da sorunun en kalıcı halli alışmak oldu. Alışmak en derin yaraların kanını durdurmuş değil midir zaten? Bizim gazete sorunundan ne olacak!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En hoş bulduğum hususlardan biri ise esnafın yaklaşımı oldu. Ne zannedersiniz, ne düşünürsünüz bilmem ama burada esnaf büyükşehir esnafının birkaç katı daha anlayışlı ve nazik. Hele sizin yabancı olduğunuzu fark edince ki birkaç saniyelik iş, nezaketleri daha da artıyor. Hemen yardımcı olmaya çalışıyorlar. Bu tavır, bizim gibi garipliği paçalarından süzülen, ürkek ceylan edasıyla caddelerde sersem sersem gezen pek çoğu için latif bir hoş geldin mesajı oluyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O günlerde çok duyduğum ve pek çok şehre yakıştırıldığını zannettiğim şu cümleyi de nakletmeliyim: Hocam, buraya bir gelen ağlar, bir de giden… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelirken ağlamadık ama nasip!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eşyaları getirdiğimiz akşamdı. Büyük eşyaları yerleştirmiş nefesleniyorduk ki elektrikler kesildi. Balkona çıkıp karşı apartmanlarda yanan lambaları görünce canım sıkıldı ama bizim sıra komple sönmüştü. Elektrik bir saat kadar sonra geldi. Ama o kesinti sırasında önceleri söylenen, elektrik işleri biraz sıkıntılıdır, sözü aklıma geldi. Bir de dairenin girişinde duran, kapıcının “Kara kutu!” dediği, regülatör olduğuna kani olduğum ilginç alet şaşkınlığımı iyice artırdı. Üzerine gazetede Mardin’in yüzde seksenle kaçak elektrik şampiyonu (!) olduğunu okumam işin tuz biberi oldu. Hasılı cereyan burada zor zanaat!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kızıltepe’nin en önemli sıkıntısı altyapı eksikliği. Yollar delik deşik! İlçenin merkezinde bile güzel bir yol yok. Kış gelince asfalt olanlar dahil yollar çamur deryası. Abartı gelebilir ayağına poşet bağlayıp yürüyen insanlar gördüm. Yaz gelince bu çamur toza dönüşüyor. Suriye taraflarından geldi söylenen geniş toz tabakaları gökyüzünü kaplayınca gökten resmen toz yağıyor. Bu toz tabakaları olmadığı zamanlarda bile ilçe toza teslim. İnsanlar da bu durumu vecizeleştirmiş: Kızıltepe’nin çamuruyla tozu meşhurdur hocam!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu aralar bahar… İlçe merkezinin bu sarı görüntüsü az biraz dışarılara doğru çıkınca yeşilleniyor. Binlerce dönüm verimli toprakları var Kızıltepe’nin. Kışın yağmurun çok yağması yeşilin damarlarına kuvvet vermiş. Tarımla uğraşan insanların masrafına katlanıp açtırdığı kuyular toprağın verimine verim katıyor. Bizim oralarda elli yüz dönüm toprağı olan adam zengince sayılır ama burada elli yüz dönüm pek topraktan sayılmıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlginç hususlardan biri de zaman zaman etrafta gördüğüm çadırlar. Sonradan taziye çadırı olduğunu öğrendiğim bu çadırlar halktan biri ölünce kuruluyor. Taziye evinin yakınında kurulan bu çadırları belediye kuruyor. Günlerce kaldırılmayan bu çadırlarda başsağlığına gelenler taziyelerini ölenin yakınlarına bildiriyor. Ölenin birinci derece yakınlarından çok ikinci derece akrabalar çadır işi ile ilgileniyorlar. Öğünlerde yemek verilen, her daim sıcak çayın olduğu çadırlar civardaki varlıklı akrabalar, tanıdıklar tarafından finanse ediliyor. Bu çadırlara masraf etmek hayır sayılıyor. Cenazenin ardından günlerce dolup dolup boşalan bu mekanlar köklü bir geleneğin göstergesi. Doğu milletlerinin (doğu sınırım Edirne’den başlıyor.) insana değer vermediği tezine verilmiş hoş bir cevap!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TBtKLzHvyCI/AAAAAAAACiI/JmdSVQmLpHc/s1600/zinciriye+medresesi+mardin+17Haziran+2010+(20).JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" qu="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TBtKLzHvyCI/AAAAAAAACiI/JmdSVQmLpHc/s320/zinciriye+medresesi+mardin+17Haziran+2010+(20).JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Ve dil meselesi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geldiğinizde kendinizi yabancı hissetmenize yol açan baş sebep! Öncelikle şunu söylemek lazım, bu coğrafyada konuşulan Kürtçe ve Arapça bu insanların ana dili. Türkiye’de öyle insan kalmadığını zannediyordum ama yanılmışım, bu dillerin konuşulmasından rahatsız olmak ilkelce bir tavır! Milli bir refleks olarak yerleştirildiğine inandığım bu saçma düşüncenin hiçbir mantıklı izahı yok. Bir İngiliz’in İngilizceyi, bir Japon’un Japoncayı, bir Türk’ün Türkçeyi konuşması ne kadar normalse bu insanların bu dili konuşması son derece normal. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En şoven yaklaşımın bile bu milletlerin yüzlerce yıldır birlikte yaşadığı gerçeğini iftiharla kabul etmesine karşın biz Türklerin Kürtçeye karşı bu kadar bigâne kalmasını izah edecek gerekçeyi merak ediyorum. Çocukluğumda İzmir’in kenar semtlerinden birinde birçok Kürt komşumuz olmasına rağmen tek kelime Kürtçe öğrenmeyişimiz, öğrenmeyi aklımızın ucundan bile geçirmeyişimiz neyle açıklanabilir bilemiyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sözleri siyasi bulanların haklı olduğu sebepler yok değil ancak sözlerim tamamen insanidir. Bu insani olan meselenin farklı yönlerine temas etmeyi sürdüreceğim. Şimdilik başımdan geçen bir olaydan bahsedip yazıyı bitireceğim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir mecliste otururken oraya seksenlik bir teyze geldi. Hoş geldin faslından sonra benim Kürtçe bilip bilmediğimi sordu. Ben dilsiz ebkem bir lal edasıyla anlamsız birkaç hareketle bilmediğimi işaret ettim. Sonra Arapça? Ben yine aynı tarzancayla kekeleyince Türkçe konuşmaya başladı: Ben üç insanım, sen bir!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-561726928364420402?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/561726928364420402/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/06/guneydogu-notlar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/561726928364420402'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/561726928364420402'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/06/guneydogu-notlar.html' title='Güneydoğu Notları'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TBtJTpW25jI/AAAAAAAACh4/fGd3ViKwscY/s72-c/zinciriye+medresesi+mardin+17Haziran+2010+(32).JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-3671622510692530326</id><published>2010-06-11T05:25:00.000-07:00</published><updated>2010-06-14T06:46:19.834-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kitap'/><title type='text'>Katre-i Matem / İskender Pala</title><content type='html'>&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TBIrE9G7eSI/AAAAAAAAChA/0nXRq-1FHLg/s1600/katreimatem.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" qu="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TBIrE9G7eSI/AAAAAAAAChA/0nXRq-1FHLg/s200/katreimatem.jpg" width="138" /&gt;&lt;/a&gt;Uzun zamandır bir kitaptan sonra onunla ilgili yorumlar yapmadım. Ancak cidden etkilendiğimi bir şekilde ifade etmenin güzel yollarından birindeyim şu an. &lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Bir sandığın üstünde senelerce oturup bir gün "Şu sandıkta ne var acaba?" diye merak edip karıştırsanız ve içinden çıkan harikulade sanat karşısında pişman pişman kendinize kızsanız ne hissederseniz işte o duygular içindeyim. &lt;/div&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&amp;nbsp;Kitap Lale Devri'ni anlatıyor. Genelde tarih kitaplarında "lüks, sefahet, israf, zevk" kelimeleriyle aşağılanan devirden. Ancak yazarın baktığı pencereden bakınca gerçeğin hiç de öyle olmadığını görüyorsunuz. Lale bahçelerinden, şiir dünyasından bahislerle muazzam bir kültür gergefinin düğümleri arasında salınıyorsunuz. &lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Kitap bir macera romanı. Sürükleyici bir tarzı var. 400 küsur sayfayı birkaç günde okuyabilirsiniz. Tarih, edebiyat, şiir ve macera tam bir uyum içinde kitabın sayfaları arasında yerini almış.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&amp;nbsp;Kendisi hemşehrim olan yazarın&amp;nbsp;Babil'de Ölüm, İstanbul'da Aşk romanından sonra bu roman da edebiyat tarihimize altın harflerle kazınacaktır. &lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&amp;nbsp;Bir adam bir işi iyi yapabiliyorsa, çok işi iyi yapabilir. Bu sözü kitabı okurken kendi kendime her söyleyip durdum. Memleketin en önde gelen Divan Edebiyatı&amp;nbsp;isimlerinden olan hocanın romanı da yine en önde anılacak romanlardan biri. &lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&amp;nbsp;Diğer romanı kaç sene bekleyeceğiz bilmiyorum ama heyecanla bekleyeceğiz işte...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Katre-i Matem&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;strong&gt;İskender Pala&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;Kapı Yayınları&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;480 sayfa&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-3671622510692530326?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/3671622510692530326/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/06/katre-i-matem-iskender-pala.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/3671622510692530326'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/3671622510692530326'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/06/katre-i-matem-iskender-pala.html' title='Katre-i Matem / İskender Pala'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TBIrE9G7eSI/AAAAAAAAChA/0nXRq-1FHLg/s72-c/katreimatem.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-7890095122041634399</id><published>2010-06-07T15:03:00.000-07:00</published><updated>2010-12-03T14:22:36.907-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kitap'/><title type='text'>Salik Yola Düşünce/Yılmaz Yılmaz</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/S9tZgrUTeiI/AAAAAAAACcQ/Y3CUoxlEvIs/s1600/salik+yola+d%C3%BC%C5%9F%C3%BCnce.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" qu="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/S9tZgrUTeiI/AAAAAAAACcQ/Y3CUoxlEvIs/s200/salik+yola+d%C3%BC%C5%9F%C3%BCnce.jpg" width="131" /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bir ilk kitap var önümüzde. Daha önceleri Dergâh, Yedi İklim, Bir Nokta, Edebiyat Ortamı, Hece Öykü gibi dergilerden tanıdığımız, dostumuz Yılmaz Yılmaz’ın ilk kitabı. Malumunuz salik tasavvufi bir terim. Bir yola giren, bağlanan demek. &lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;Kitapta da ekseriyet tasavvufla ilgili öyküler yer alıyor. Bu ekseriyetin dışında yine tasavvufa değen lakin bir eğitimcinin görebileceği noktalardan yola çıkan öyküleri de okuyabilirsiniz. Okur Kitaplığı’ndan çıkmış.&lt;br /&gt;Salik yola düştü mü daha geri gelmez. Nice yollara, kitaplara Yılmaz Hocam…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-7890095122041634399?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/7890095122041634399/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/06/salik-yola-dusunceyilmaz-yilmaz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/7890095122041634399'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/7890095122041634399'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/06/salik-yola-dusunceyilmaz-yilmaz.html' title='Salik Yola Düşünce/Yılmaz Yılmaz'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/S9tZgrUTeiI/AAAAAAAACcQ/Y3CUoxlEvIs/s72-c/salik+yola+d%C3%BC%C5%9F%C3%BCnce.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-5758735325130678449</id><published>2010-05-25T00:57:00.000-07:00</published><updated>2010-05-25T23:57:45.120-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='karavana'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eleştiri'/><title type='text'>Rüzgâr Şimdi Senin İçin Esiyor</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://scrapetv.com/News/News%20Pages/Entertainment/images-5/superman-brandon-routh.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" gu="true" height="200" src="http://scrapetv.com/News/News%20Pages/Entertainment/images-5/superman-brandon-routh.jpg" width="141" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Rüzgarı arkana aldığını sandığında, çevrende epey "goyguycu" olduğunda kendini dünyanın en harika insanı sanırsın. Ayakların yere basmaz. Dünyayı fethedeceğine inanırsın. Gördüğün, göreceğin her şey gözünde sinek kadar küçük ve ezilecek basit nesnelere dönüşür. Başın döner. Bakışların bulanır. "Ben" demeye başlarsın. "Ben var ya ben..."li cümleler kurmasan da sağ yanında bir ateşbaz hilekar üfürür durur kulağına "Sen var ya sen..." &lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İstesen İstanbul'u yeniden fetheder, uzak ülkelere seferler düzenler, insanlığı önünde diz çöktürürsün. Düşmanım dediklerin karşında eğilir, secde eder. &lt;br /&gt;Sen de bu edayla ne dediğini bilmezsin. Ağzından çıkanı kulağın duymaz. Ağzın bile bilmez ne söylediğini. Adımını attığın yeri karıştırırsın. Gördüğünü görmezsin. Etrafında sana yardaklanmaya sokulan, pay-koltuk kapmaya çalışanların niyetlerini sezemezsin. Dinler görünür ama dinlemezsin. Bir sürü evetler savurur, sözler verirsin... &lt;br /&gt;Kendine geleceği zaman meçhul bir zamane firavunu olarak gezersin meydanlarda. Kurulursun koltuklara...&lt;br /&gt;Ama her yiğidin hesap vereceği bir meydan elbet bir gün kurulur. Belki burada, belki orada!&lt;br /&gt;Ama şunu bil dostum elbet bir gün tüm maskeler düşer ve gerçek bütün can yakıcılığıyla önümüze seriliverir.&lt;br /&gt;İşte o zaman mahcup olmamak önemlidir!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-5758735325130678449?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/5758735325130678449/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/05/ruzgar-simdi-senin-icin-esiyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/5758735325130678449'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/5758735325130678449'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/05/ruzgar-simdi-senin-icin-esiyor.html' title='Rüzgâr Şimdi Senin İçin Esiyor'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-1322941006071353334</id><published>2010-05-21T13:34:00.000-07:00</published><updated>2010-05-21T13:34:34.362-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kitap'/><title type='text'>Kayıp Ruhlar Kıraathanesi - Recep Şükrü Güngör</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/S9tZ_hyrlDI/AAAAAAAACcY/k5QXHLZho_g/s1600/kay%C4%B1p+ruhlar+k%C4%B1raathanesi.bmp" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" gu="true" height="200" src="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/S9tZ_hyrlDI/AAAAAAAACcY/k5QXHLZho_g/s200/kay%C4%B1p+ruhlar+k%C4%B1raathanesi.bmp" width="126" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Usta öykücü Recep Şükrü Güngör yolculuğunu sürdürüyor. Kayıp Ruhlar Kıraathanesi yazarın son öykü kitabı. Her kitapta üslubunu geliştiren ve de belirginleştiren yazar bu kitapta kendine has anlatımını taçlandırmış. Halkın içinde geziyor, yormuyor, sıkmıyor. Okurken kendinizi memleketten bir tanıdıkla haşır neşir oluyor gibi hissediyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&amp;nbsp;Anadolu bilgeleriyle karşılaşıyor, onların kendini bilmez dervişliklerinden ders alıyorsunuz. Yazarın diğer eserlerindeki bireysellik, toplumsallığa doğru yol alıyor. Sosyal meseleleri edebiyat zarafetiyle ele aldığı ikinci bölüm hakikaten dikkate değer… Sütun Yayınları’ndan çıkan kitap son dönemin önemli kitapları arasında. Gerçi kendisi, “Okumayın, okuyan ölüyor.” demiş ama yine de risk almak da fayda var…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-1322941006071353334?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/1322941006071353334/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/05/kayp-ruhlar-kraathanesi-recep-sukru.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/1322941006071353334'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/1322941006071353334'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/05/kayp-ruhlar-kraathanesi-recep-sukru.html' title='Kayıp Ruhlar Kıraathanesi - Recep Şükrü Güngör'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/S9tZ_hyrlDI/AAAAAAAACcY/k5QXHLZho_g/s72-c/kay%C4%B1p+ruhlar+k%C4%B1raathanesi.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-6818082602906242314</id><published>2010-05-11T11:36:00.000-07:00</published><updated>2010-12-03T14:23:23.621-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='viranvebahar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Duyuru'/><title type='text'>Viran ve Bahar yeni sayısı yayında...</title><content type='html'>&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/S-mitZSuyrI/AAAAAAAACew/kQwd-4fYFCc/s1600/MAYS_K~1.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/S-mitZSuyrI/AAAAAAAACew/kQwd-4fYFCc/s200/MAYS_K~1.JPG" tt="true" width="141" /&gt;&lt;/a&gt;Viran ve Bahar yeni sayısıyla yayında. İki aylık periyotlarla yayınlayacağımız dergiye viranvebahar.com adresinden ulaşabilirsiniz. Dergiyi isterseniz pdf formatıyla yine bu adresten indirip bilgisayarınıza kaydedebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Ben de Güneydoğu Notları adlı bir yazı yazdım. Bir seri olarak planlıyorum. Mardin ve civarında izlediğim, yaşadığım şeyleri anlatmaya çalıştım.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Güzel bir dergi oldu. İyi tepkiler aldık. Yeni sayıyı temmuzda planlıyoruz. &lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Kalıcı olması dileğiyle...&lt;/div&gt;Okumaya bekliyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-6818082602906242314?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/6818082602906242314/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/05/viran-ve-bahar-yeni-says-yaynda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/6818082602906242314'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/6818082602906242314'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/05/viran-ve-bahar-yeni-says-yaynda.html' title='Viran ve Bahar yeni sayısı yayında...'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/S-mitZSuyrI/AAAAAAAACew/kQwd-4fYFCc/s72-c/MAYS_K~1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-9088393744173884504</id><published>2010-02-17T11:39:00.000-08:00</published><updated>2010-02-17T11:39:46.416-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kitap'/><title type='text'>"Şu Bizim İskender" Yeni Kitap Yazmış!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/S3xFFEZNCLI/AAAAAAAACNc/3dBN0QxMTUA/s1600-h/08trfs16iskenderpala_dec.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" ct="true" height="200" src="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/S3xFFEZNCLI/AAAAAAAACNc/3dBN0QxMTUA/s200/08trfs16iskenderpala_dec.jpg" width="133" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;İskender Pala yeni bir kitap&amp;nbsp;yayımladı. Hocanın yeni kitabı diğerlerinden biraz daha farklı. İskender Pala birçoğumuzun yeni öğrendiği üzere eski bir asker. Deniz Kuvvetlerine bağlı okullarda on beş sene çalıştıktan sonra "irtica" suçlamasıyla ordudan atılıyor. &lt;br /&gt;İrtica muğlak bir ifade. Bu kelimeyle ne kastedildiği net değil. Belki bunu icat edenler diyeceğim ama mucitleri çoktan tarih olmuş insanlar. Evet, "İrtica geliyor!" lafı ta Otuz Bir Mart Vakasına dayanıyor. O günden bu yana da bir türlü tedavülden kalkmamış.&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İskender Pala askerliği dönemince yaşadıklarını bu kitapta ele almış. Bizim kıtaya gelince inşallah alıp okuyacağız. &lt;br /&gt;Şimdi Baykal falan çıkıp kitabın zamanlamasıyla ilgili bir laf eder mi bilemem. Yargı Pala'yı da kapatır mı? Kendisine bir suikast düzenlenir belki! Şu borular var ya toprağa küme küme gömülen! Sonra basınımızın güzide kalemleri: "Kesin&amp;nbsp;dinciler yapmıştır, Kahrolsun irtica!" diye manşet döşenir. Ertuğrul Özkök bir köşe yazısı daha yazar: "Bu da üçüncü 11 Eylül" diye. İroniyi&amp;nbsp;abartı bulmuş olabilirsiniz.&amp;nbsp;Fakat maalesef&amp;nbsp;bunların hepsi oldu/oluyor bu topraklarda!&lt;br /&gt;Hoca bir söyleşide kendisi gibi ordudan atılan çok insan olduğunu anlatıyor. Bazıları aile faciaları yaşamış, kimileri intihara kadar sürüklenmiş. Ne acı! Malum Yaş kararları yargıya taşınamıyor. İtiraz edilemiyor. İnşallah bu durumlar düzeltilir.&lt;br /&gt;Ne diyelim, şu bizim İskender güzel bir kitaba imza atmış! &lt;br /&gt;Türkiye'nin aydınlığa çıkması için atılan her adım değerlidir. Sağolun hocam... &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İki Darbe Arasında İlginç Zamanlarda&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İskender Pala&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kapı Yayınları&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Kendisiyle yapılmış birkaç söyleşinin linkini veriyorum. Ayrıntıları Pala'nın ağzından öğrenebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://yenisafak.com.tr/Gundem/?t=07.02.2010&amp;amp;c=1&amp;amp;i=240042"&gt;Yeni Şafak'taki söyleşi&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=948808&amp;amp;title=iskender-pala-uniformali-yillarini-yazdi"&gt;Zaman'daki röportaj&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.aksam.com.tr/2010/02/15/haber/pazar/574/dindarsaniz_deniz_kuvvetleri_nde_dincisiniz_demektir.html"&gt;Akşam'daki söyleşi&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.taraf.com.tr/haber/46988.htm"&gt;Taraf'taki Söyleşi&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-9088393744173884504?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/9088393744173884504/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/02/su-bizim-iskender-yeni-kitap-yazms.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/9088393744173884504'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/9088393744173884504'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/02/su-bizim-iskender-yeni-kitap-yazms.html' title='&quot;Şu Bizim İskender&quot; Yeni Kitap Yazmış!'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/S3xFFEZNCLI/AAAAAAAACNc/3dBN0QxMTUA/s72-c/08trfs16iskenderpala_dec.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-3020278927606593776</id><published>2010-02-07T14:05:00.000-08:00</published><updated>2010-02-07T14:07:24.666-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Muhabbet'/><title type='text'>Niye Yazmıyorum?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/S284-BQRORI/AAAAAAAACLs/zSVzs1MMCFc/s1600-h/ka%C4%9F%C4%B1t+par%C3%A7as%C4%B1.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" kt="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/S284-BQRORI/AAAAAAAACLs/zSVzs1MMCFc/s200/ka%C4%9F%C4%B1t+par%C3%A7as%C4%B1.jpg" width="185" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Epeydir adam akıllı yaz/a/mıyorum. Neden diye pek düşünmedim değil! Neden? Bir hevesti geçti gitti diyemem hala yazmayı arzuluyorum. Belki yeteri kadar değil.&lt;br /&gt;Yahut şartlar... Şartları kabullenmiş görünüyorum. Zorlamıyorum, olduğu gibi. N'apalım havasındayım. Mesainin tersliği, iş hayatı, aile meşgalesi, boş uğraşlar, zaman tanzimindeki feci hatalar sıralanınca al sana dağlarvari çetin aşılmaz tepeler! &lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;Ama öyle mi olmalı? Yazmalı değil miyim? Tutunmamalı mıyım şu akıp giden zamana? &lt;br /&gt;İçimde kalanları şu insanlara haykırsam, yüreğimin efkarını bir de böyle dizsem mısralara... Dağınıklığımı, tembelliğimi, sayısız savruluşlarımı bir de böyle arz etsem Yüceler Yücesine... İyi olmaz mı? Olur elbet, olur da...&lt;br /&gt;Hayır hayır olmalı! Zorlamalıyım. Zamana yeni saatler eklemeli, uykudan kısmalı, düşünmeli, hayattan tasarruf etmeli ve illa ki yazmalıyım. &lt;br /&gt;Yoksa kendimi buruşturulup atılmış bir kağıt parçası gibi hissetmeye alışacağım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-3020278927606593776?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/3020278927606593776/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/02/niye-yazmyorum.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/3020278927606593776'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/3020278927606593776'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2010/02/niye-yazmyorum.html' title='Niye Yazmıyorum?'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/S284-BQRORI/AAAAAAAACLs/zSVzs1MMCFc/s72-c/ka%C4%9F%C4%B1t+par%C3%A7as%C4%B1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-4831167395168711743</id><published>2009-12-02T14:13:00.000-08:00</published><updated>2010-12-03T14:24:01.240-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='viranvebahar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Duyuru'/><title type='text'>Viranvebahar'da Nefs/Benlik Günleri</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SijASM6mABI/AAAAAAAAB8Y/rvOZ5fG6sdI/S1600-R/anabas.png" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" er="true" height="34" src="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SijASM6mABI/AAAAAAAAB8Y/rvOZ5fG6sdI/S1600-R/anabas.png" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Kimi zaman terbiye edilmesi gereken cesim bir aslan. Kimi zaman manaya uzanan yolda bir köprü. Kimi anlarda da bütün kötülüklerin kaynağı. Belki sırlı kapıları açan bir anahtar... Ama çözülmesi gereken mühim bir bilmece olduğu şüphe götürmez gerçek. &lt;br /&gt;Nefisten bahsediyoruz. İnsanın içindeki dibi görünmeyen kuyudan, benlikten. Ene'den... &lt;br /&gt;Ne çetin bir dosya konusu seçtiğimizi üzerinde düşündükçe, okumalar yaptıkça fark ettik. İnsanlık tarihi boyunca üzerinde düşünülen, konuşulan bir mesele nefs. &lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;Bize sorarsanız içinde yaşadığımız çağın adı ne uzay çağıdır, ne teknoloji, ne başka lakırdı. İçine düştüğümüz bu garip zaman dilimine haddimizi aşarak nefs çağı diyeceğiz.&lt;br /&gt;Üzerine birkaç kelam etmek, birkaç kalem darbesi yapmak niyetindeyiz. Gayret bizden, tevfik Allah'tan! &lt;br /&gt;Bir ay boyunca ViranveBahar e-edebiyat dergisi'nde nefs/benlik konusunu işleyeceğiz. Farklı anlamlar içeren bu kelimeden yola çıkarak elbette bambaşka yazılar okuyacaksınız. Bakış açımızı geniş tutmaya özen gösteriyoruz. &lt;br /&gt;Henüz yazı almayı kapatmış değiliz. Yeni yazılara da açığız. Üstteki iletişim bölümünden bize yazılarınızı ulaştırabilirsiniz. &lt;br /&gt;Bu sayı bizim için yeni bir kapı olacak. Birkaç değişiklik yapmak için bir tecrübe daha. Külahımızı önümüze koyup düşüneceğiz yeniden. Durduğumuz yerle, durmamız gereken yeri tartacağız. &lt;br /&gt;Biz yazmak yolundayız, yolculukta arkadaşlık değerlidir, yol arkadaşlığına bekleriz...&lt;br /&gt;Son söz olsun:&lt;br /&gt;Azim&lt;br /&gt;Nefse &lt;br /&gt;Kement vurmuş&lt;br /&gt;Dönülmez geriye...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-4831167395168711743?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/4831167395168711743/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/12/viranvebaharda-nefsbenlik-gunleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/4831167395168711743'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/4831167395168711743'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/12/viranvebaharda-nefsbenlik-gunleri.html' title='Viranvebahar&apos;da Nefs/Benlik Günleri'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SijASM6mABI/AAAAAAAAB8Y/rvOZ5fG6sdI/s72-Rc/anabas.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-6479826938246805162</id><published>2009-11-01T13:17:00.000-08:00</published><updated>2010-12-03T14:24:36.047-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='alıştırma'/><title type='text'>Eskiye Dönmek</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/Su38zpkvdnI/AAAAAAAACHM/ZjHrciEgaig/s1600-h/eski.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/Su38zpkvdnI/AAAAAAAACHM/ZjHrciEgaig/s200/eski.jpg" vr="true" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Pekçoğumuz eski günlerimizi anlatır dururuz. Sık sık anarız onları. Geçmiş hep güzeldir. Daim mutluyuzdur. Ne bir kederimiz vardır ne bir derdimiz. Geçmiş zamanın elemi gider lezzeti kalır diyor Üstad.&lt;br /&gt;Peki niye döneriz geçmişe? Niye karşılaştığımız ufak bir hadise bizi geçmişe götürür? Niçin anılarımız, eski fotoğraflarımız çok değerlidir?&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;Çünkü biz geçmişimizle bizizdir! Beni buraya getiren biricik saik geçmişimdir. Bana değer katan, anlamlandıran, şekil veren... O olmasa bir hiçtir insan. Hafıza kaybına uğradığınızı düşünün. &lt;br /&gt;İşte bu yüzden sık sık dönmeli geriye. Anmalı, hatırlamalı, tazelemeli. Gerçek var oluş ancak böyle mümkündür.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-6479826938246805162?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/6479826938246805162/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/11/uuuuuuuuuuuuuuuuuuuuil.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/6479826938246805162'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/6479826938246805162'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/11/uuuuuuuuuuuuuuuuuuuuil.html' title='Eskiye Dönmek'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/Su38zpkvdnI/AAAAAAAACHM/ZjHrciEgaig/s72-c/eski.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-5870437901469695084</id><published>2009-10-27T15:05:00.000-07:00</published><updated>2010-12-03T14:25:01.985-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kitap'/><title type='text'>Tek Kelimelik Sözlük</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_bsRaPI740oE/SrC-xijmqdI/AAAAAAAAAsU/C7CPctJvvnA/s1600/Tek-Kelimelik-Sozluk-4.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_bsRaPI740oE/SrC-xijmqdI/AAAAAAAAAsU/C7CPctJvvnA/s200/Tek-Kelimelik-Sozluk-4.jpg" vr="true" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Size "Bütün kelimeleri unutacaksınız ancak kendinize bir tanesini ayıracaksınız." deseler cevabınız ne olurdu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zor soru değil mi? Ben böyle soruları cevaplamayı hiç sevmiyorum. Böyle soru mu olur kardeşim deyip geçmek istiyorum. Taraf gazetesinin arka sayfasındaki 20 soru faslındaki soruları cevaplamaya çalışmıştım bir keresinde. Ne çok düşünmek gerektiğini fark etmiştim. Cevaplar kısa cümlelerle hatta kelimelerle yahut bir kelimeyle verilecekse vay bencileyin kararsızların haline!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse lafı uzatmayalım bir kitap haberimiz var. Ali Ural'ın son kitabı Tek Kelimelik Sözlük geçtiğimiz ay çıktı.&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;Bugünlerde moda bir soru var, onu soracaksınız belki. Niye şimdi haber veriyorsun? Ancak fırsat buldum da ondan. İşin özünden sapmamak lazım!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ali Ural iyi bir yazardır. Radyo programını da bazen dinleme fırsatı buluyorum. Kadife sesli yazarın yeni kitabını böylelikle haber vermiş olayım. Edebiyatımıza hayırlı olsun...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Tek Kelimelik Sözlük&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ali Ural&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Deneme&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Şule Yayınları, 175 sayfa&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-5870437901469695084?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/5870437901469695084/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/10/size-butun-kelimeleri-unutacaksnz-ancak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/5870437901469695084'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/5870437901469695084'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/10/size-butun-kelimeleri-unutacaksnz-ancak.html' title='Tek Kelimelik Sözlük'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_bsRaPI740oE/SrC-xijmqdI/AAAAAAAAAsU/C7CPctJvvnA/s72-c/Tek-Kelimelik-Sozluk-4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-2188849826297323792</id><published>2009-10-26T14:11:00.000-07:00</published><updated>2010-12-03T14:25:25.126-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiirlerim'/><title type='text'>Bırakma Beni</title><content type='html'>&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SuYQSLG63iI/AAAAAAAACF8/BOcpzmDO83c/s1600-h/dua_eden_el_1239225581.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; cssfloat: left; cssfloat: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SuYQSLG63iI/AAAAAAAACF8/BOcpzmDO83c/s200/dua_eden_el_1239225581.jpg" vr="true" /&gt;&lt;/a&gt;Bütün sevgililer gitti,&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Kapıda öylece kaldım.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Unuttum hayatın şarkılarını&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Kayboldu oyuncaklarım yağmurlu sokaklarda&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Bırakma beni&lt;/div&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;Sevdalarım yalanmış,&lt;br /&gt;Hatıralar yalan&lt;br /&gt;Elde kalan ne varsa yalanmış&lt;br /&gt;Ellerim yalan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu yorgun gecede,&lt;br /&gt;Sahibini arayan kimsesiz hüzünler de yok.&lt;br /&gt;Dertli melodiler nerdeler?&lt;br /&gt;Sarılıp yattığım, kucağına düştüğüm düşler&lt;br /&gt;Nerdeler?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne balığın karnındayım,&lt;br /&gt;Ne onulmaz yaralar yüreğimi bağladı.&lt;br /&gt;Ben ahir zaman koyunda, yapayalnız bir kulum.&lt;br /&gt;Karanlık tacirleri gözleri dağladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Musa misal,&lt;br /&gt;“her lûtfuna muhtacım”&lt;br /&gt;Bırakma beni.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-2188849826297323792?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/2188849826297323792/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/10/brakma-beni.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/2188849826297323792'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/2188849826297323792'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/10/brakma-beni.html' title='Bırakma Beni'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SuYQSLG63iI/AAAAAAAACF8/BOcpzmDO83c/s72-c/dua_eden_el_1239225581.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-6630246868548730599</id><published>2009-09-11T00:41:00.000-07:00</published><updated>2010-12-03T14:25:45.937-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Muhabbet'/><title type='text'>Blogumun Ruhu</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SqoDaS5CLZI/AAAAAAAACFk/yEuOVuCCjNU/s1600-h/blog.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5380116455130017170" src="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SqoDaS5CLZI/AAAAAAAACFk/yEuOVuCCjNU/s200/blog.jpg" style="cursor: hand; float: left; height: 100px; margin: 0px 10px 10px 0px; width: 107px;" /&gt;&lt;/a&gt;Sabahtan akşama kadar bu blogla uğraşasım var ama bir türlü olmuyor. Gece sahura kalkınca aklımda blogla ilgili bir şeyler yapmak vardı. Artık rüyamda mı gördüm n'aptım anlayamadım. Allahım aklıma mukayyet ol, bana ne oluyor, diye korkmadım değil yani.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Hani şuracığa her gün yazı eklesem, devamlı üzerine eğilsem problem değil ama ben ayda bir iki yazı ekleyen, birçoğunu da başka yerler için yazmışken buraya da kopyalayan bir adam, hayırdır inşallah dedim.&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;Birbiri ardına yazı başlıkları aklıma geliyor. Farklı formatlar uygulamak hevesine kapılıyorum. Daha aktif yazsam ben de iyi bir blogcu olsam diyorum. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sahurdan sonra yatmayıp bilgisayarın düğmesine bastığımı zannediyorsanız yanılıyorsunuz gidip yattım. Sabah da bir bakayım bizim şu kitapdelisi'ne ne yapıyor gariban diye baktım. Muhtemelen bu yazıyla birlikte o içimde uyanan blog yazma şevkini biraz tatmin edeceğim sonra yatışa devam...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ne oldu anlamıyorum, galiba blogun (bloğun da yazılabilir ama yazılışını tam olarak kestiremedim.) ruhu, evet evet blogumun ruhu rüyama girdi. Yoksa bu sahur vakti ne olacak.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Artık ne yapalım, önümüzdeki maçlara bakacağız.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-6630246868548730599?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/6630246868548730599/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/09/blogumun-ruhu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/6630246868548730599'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/6630246868548730599'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/09/blogumun-ruhu.html' title='Blogumun Ruhu'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SqoDaS5CLZI/AAAAAAAACFk/yEuOVuCCjNU/s72-c/blog.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-2813052604882688496</id><published>2009-08-15T04:03:00.000-07:00</published><updated>2010-12-03T14:27:47.053-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kitap'/><title type='text'>Tahir Sami Bey'in Özel Hayatı - Mustafa Kutlu</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.kitapalemi.com/temp_resim/101815_85_0_other_20090811172121_08780.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" src="http://www.kitapalemi.com/temp_resim/101815_85_0_other_20090811172121_08780.jpg" style="cursor: hand; float: left; height: 124px; margin: 0px 10px 10px 0px; width: 85px;" /&gt;&lt;/a&gt;Bu kitabı haber vermek bir vecibedir. Her kitabını alıp bir solukta okuyan bir okuru/hayranı olarak Mustafa Kutlu'nun yeni kitabı Tahir Sami Bey'in Özel Hayatı'nı buradan aleme duyuruyorum. Ne diyeyim ben üzerimden sorumluluğu atıyorum, günahı vebali boynunuza...&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;Kendine münhasır bir hayat süren Tahir Sami Bey'in "özel" hayatını kaleme almış üstad Kutlu. Yine bir uzun hikâye. Bir elinize alınca bırakmak istemeyeceğinizi düşünüyorum. Ben en azından düşünüyorum! İyi okumalar...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Tahir Sami Bey'in Özel Hayatı &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Dergah Yayınları&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;164 Sayfa&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Hikâye&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-2813052604882688496?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/2813052604882688496/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/08/mustafa-kutludan-yeni-kitap.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/2813052604882688496'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/2813052604882688496'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/08/mustafa-kutludan-yeni-kitap.html' title='Tahir Sami Bey&apos;in Özel Hayatı - Mustafa Kutlu'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-1136424216062293013</id><published>2009-08-10T01:12:00.000-07:00</published><updated>2010-12-03T14:28:24.589-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Muhabbet'/><title type='text'>Dünya Solaklar Günü Dolayısıyla</title><content type='html'>&lt;div style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/Sut-L0BKMLI/AAAAAAAACGs/PKdq9oLrhcg/s1600-h/dergilerin+ynt.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/Sut-L0BKMLI/AAAAAAAACGs/PKdq9oLrhcg/s320/dergilerin+ynt.jpg" vr="true" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Gazetede görünce gözlerim parladı. Bu çarşamba (12 Ağustos) Dünya Solaklar Günü imiş. İçimi bir sevinç kapladı. Ne de olsa ben bir solağım. Beynimin hangi yanının çalıştığı yahut bilimsel olarak sebebi tartışılan bir mesele olması beni pek ilgilendirmiyor. Öyle ya da böyle ben pekçok işimi yaparken sol elimi kullanıyorum. Sol ele dair hatırladığım ilk şey annemin yemek yerken sağ elimi kullanmam için bana yaptığı mahalle baskısı (!) oldu. Fena da olmadı hani. Yemeği sağla yemekten memnunum. Diğer işlerimin ekserisini sol elimle yapıyorum. İlkokuldayken sıra arkadaşımla kavga ettiğimi hatırlıyorum.&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt; &lt;span class="fullpost"&gt;Yazı yazarken ellerimiz çarpışıyordu. Niye sıranın sağ tarafına oturduğum konusunda ise bir fikir sahibi değilim. Daha sonraları "Aa sen solaksın!" diye şaşıranlara "N'olmuş ki!" diye bozulmuşluğum çoktur ama en ilgincini öğretmenliğimde yaşadım. Bir sınıfın dersine iki sene üst üste girmiştim. Haftada beş saatten bilmem kaç yüz saat. İkinci senenin sonlarına doğru derste tahtaya yazı yazıyorum, bir kız öğrenci derste çığlık attı: "Hocaaaam, siz solaksınız!" Hiç bir şey söylemeden dönüp derse devam etmiştim. Ama sınıftaki müttefik öğrencilerim kızcağıza gereken cevapları(!) vermişti.&lt;br /&gt;Ünlü solaklar muhabbeti var bir de bir sürü isim sıralarlar. Güya hepsi solakmış. Bakınca insanın özenesi geliyormuş. Ama bunlar dışındaki ünlülerin hepsi de sağ elini kullanıyor. Ona ne diyeceğiz. Garabete kafa yormanın bir alemi yok.&lt;br /&gt;Kısacası solaklığın üstün bir yanı yok, olsa kendimden bilirim. Ama mutlu olabiliriz. Nihayetinde insanların %8'i solakmış, bir ayrıcalık. Tıpkı Türk olmak, Kürt olmak, Sivaslı, Kayserili veya Ercişli olmak gibi gerçekleşmesinde hiçbir dahlimizin olmadığı ama övündüğümüz bir sürü özelliğimizden biri solak olmak. Asıl merak ettiğim insanların doğuştan sağa meyilli olmasının sebebi. Yoksa CHP'nin sittin sene iktidar olamamasının sebebi bu mu?&lt;br /&gt;Yalnız Amerika ve Avrupa'da solaklara özel marketler olduğunu duyunca şaşırdım. İlginç ama orjinal bir düşünce. Ben en çok üniversitedeki sandalyelerde zorlanmışımdır, sağ elliler için yapılan sandalyenin sağ kolçağında yazı yazmak için mini bir masa oluyor. Solaklar ise iki büklüm sağa kıvrılıyorlar. Bir söylenti vardı, buralarda solaklar için olanı vardı diye ama o özel sandalyeyi hiç bulamadım. Bir de soyacak canımı sıkmıştır. Hiç kullanamıyordum ve patates soymak vakit alıyordu. Sol el için özel mouse, cezve, masa, sandalye, bıçak vs. olması güzel bir şey. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın sözünün önünde saygıyla eğiliyorum.&lt;br /&gt;Bir de az önce bir sitede gördüm, solaklar erken ölüyormuş. Bu habere söyleyeceğim tek bir laf var: Yalan! Kuyruklu bir yalan...&lt;br /&gt;Neyse solak dostlarımın solaklar gününü kutlar; uzun, sağlıklı ve başarılı ömürler dilerim. Son söz: Solak dostum, solak olarak özel bir adam olduğunu düşünüyorsan sana tavsiyem bu saçmalıktan bir an evvel vazgeç! Çünkü öyle bir şey yok... &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-1136424216062293013?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/1136424216062293013/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/08/dunya-solaklar-gunu-dolayisiyla.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/1136424216062293013'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/1136424216062293013'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/08/dunya-solaklar-gunu-dolayisiyla.html' title='Dünya Solaklar Günü Dolayısıyla'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/Sut-L0BKMLI/AAAAAAAACGs/PKdq9oLrhcg/s72-c/dergilerin+ynt.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-2654214816786830406</id><published>2009-08-01T00:24:00.000-07:00</published><updated>2010-12-03T14:28:50.215-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kitap'/><title type='text'>Birkaç Şiir Kitabı</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SnwnumvD3pI/AAAAAAAACD0/4cjGRt8ZcOw/s1600-h/ManReadingNewspaper-full%3Binit_.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5367208537544187538" src="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SnwnumvD3pI/AAAAAAAACD0/4cjGRt8ZcOw/s200/ManReadingNewspaper-full%3Binit_.jpg" style="cursor: hand; float: left; height: 126px; margin: 0px 10px 10px 0px; width: 200px;" /&gt;&lt;/a&gt;İnsan zaman zaman kendini şiirin dalgalarına bırakmalı. Kıyıya ulaşmak kaygısı gütmeden salıvermeli kendini. Bu yolculuk durup kendinizi toparlamanıza, yıpranan duygularınızı yenilemenize yardımcı olacaktır. Şiir(cik)ler karalamayı ve iyi şiirler okumayı seven biri olarak bunu zaman zaman yapmaya çalışıyorum. Bir de zihnimin köşelerine aldığım notlar oluyor. İş güç arasında bir köşede beni uyaran birkaç mısra görünce o şiir parçalarını zihnime kodluyorum. Bir kitapçıya yolum düşünce farkında olmadan o isimleri, kitapları arıyorum. Alamadan yahut bulamadan eve dönersem o kitapçı seyahati beni pek mutlu ve huzurlu kılmıyor.&lt;br /&gt;Biraz daha devam edersem yazının mecrası kayacak, o yüzden kitabın ortasından konuşmaya başlayayım. Birkaç şiir kitabı topladım bu ve buna benzer yöntemlerle. Onların adını vermek istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SnPyQ0QR-KI/AAAAAAAACCc/j0iI3HDKJYU/s1600-h/derin.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5364897951847151778" src="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SnPyQ0QR-KI/AAAAAAAACCc/j0iI3HDKJYU/s200/derin.jpg" style="cursor: hand; float: left; height: 140px; margin: 0px 10px 10px 0px; width: 100px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İlki Mehmet Aycı'nın yeni şiir kitabı, Derin.&lt;br /&gt;Aşk teması etrafında dolaşan kitap Ebabil Yayınları arasından çıktı. Mehmet Aycı takip edilesi bir şair. Ben pekçoğunun yapmaya çalıştığı gibi kitabın isminden "Derin espriler" yapmayacağım. Aycı her zaman okunmayı hak ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SnP0RRo0QKI/AAAAAAAACCk/bmEgc3bsn8I/s1600-h/duasaaatleri.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5364900158757945506" src="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SnP0RRo0QKI/AAAAAAAACCk/bmEgc3bsn8I/s200/duasaaatleri.jpg" style="cursor: hand; float: left; height: 157px; margin: 0px 10px 10px 0px; width: 100px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Diğeri bir çeviri. Ben evvelden beri çeviri şiiri pek okuyamam. Bazen elime alsam da bir iç ses devamlı bu dizelerin sahici olmadığını salıklar durur. Ancak isim Rainer Maria Rilke olunca kendimi zorluyorum. Alman şairin 1904'te yazdığı Dua Saatleri Kitabı Yüksel Özoğuz tarafından Türkçe'ye çevrildi. Kitabı kendi iç bütünlüğünde okumak isteyenler için YKY'den çıkan kitap güzel bir çalışma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5364901298198081682" src="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SnP1TmYg8JI/AAAAAAAACCs/txEreL8GDF0/s200/ates-semazenleri-nurullah-genc.jpg" style="cursor: hand; float: left; height: 128px; margin: 0px 10px 10px 0px; width: 93px;" /&gt;&lt;br /&gt;Sırada şiiri sevmeme neden olan isimlerin başında gelen şair Nurullah Genç'in yeni kitabı var: Ateş Semazenleri. Bir kısım sanat ehli üvey evlat muamelesi yapsa da ben Nurullah Genç'i hep okudum ve okuyacağım. Bütün kitaplarını aldığım ve de şairine imzalattığım tek isim Genç. Ateş Semazenleri Timaş'tan çıktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SnP4PficLMI/AAAAAAAACC0/uHnxW9T76iY/s1600-h/son.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5364904526176070850" src="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SnP4PficLMI/AAAAAAAACC0/uHnxW9T76iY/s200/son.jpg" style="cursor: hand; float: left; height: 139px; margin: 0px 10px 10px 0px; width: 80px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Son kitabın ismi, Son. Bir dönem dergilerde gördüğümüz sonra ortalıktan kaybolan şair Polat Onat bir şiir kitabıyla çıkageldi. Şairin üzerinde titizlikle çalıştığını söylediği şiirleri Mühür Kitaplığından çıktı.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-2654214816786830406?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/2654214816786830406/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/08/insan-zaman-zaman-kendini-siirin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/2654214816786830406'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/2654214816786830406'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/08/insan-zaman-zaman-kendini-siirin.html' title='Birkaç Şiir Kitabı'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SnwnumvD3pI/AAAAAAAACD0/4cjGRt8ZcOw/s72-c/ManReadingNewspaper-full%3Binit_.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-8873441662693788767</id><published>2009-07-24T02:09:00.000-07:00</published><updated>2010-12-03T14:29:16.665-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kültür meseleleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kitap'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eleştiri'/><title type='text'>Bu memlekette kitap okunuyor mu?</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/Sml6yoOKO1I/AAAAAAAACBA/rQKvB8GeonY/s1600-h/9.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5361951841570143058" src="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/Sml6yoOKO1I/AAAAAAAACBA/rQKvB8GeonY/s200/9.jpg" style="cursor: hand; cursor: pointer; float: left; height: 188px; margin: 0 10px 10px 0; width: 200px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu memlekette kitap okunuyor mu? Bu soruya cevabınız sizin bu memleketin insanına bakışınızı ölçen bir turnusol kağıdıdır. Ben bu soruya rahat rahat hayır diyemiyorum. Gençlerin en azından gelecekte nalbur, sıvacı veya otobüs muavini olmayı düşünmeyenlerin önemli bir bölümü, okuma konusunda çeşitli seviyelerde birikim sahibi. Yeni çıkanlara ilgili, klasiklerden birçoğu hakkında fikir sahibi, ıssız bir adaya götürecekleri beş şeyden biri kitap olan çok genç var bu ülkede. &lt;span class="fullpost"&gt;Adada elektrik imkanı olsa beş değil belki on olur çeşit. Ama gençler büyüklerine göre okumaya daha yakın duruyor. Ve bu oran gittikçe artıyor. Sevindirici olan bu. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;Bu söylediklerime katılmıyor olabilirsiniz. “İnternet, televizyon vs. birçok şeyle uğraşmaktan okumaya vakit mi ayırıyorlar hoca!” diyorsanız size kendinize bakın derim. Yaşınız otuzun üstündeyse kendi çocukluğunuzdaki çeldirici, caydırıcı şeylerle bu gençlerin önündeki engelleri bir karşılaştırın.  Günümüzün çocukları bu kadar cazip meşguliyetin arasından sıyrılıp bir şeyler okuyabiliyorsa onları ayrıca tebrik etmek gerekir. Yaşınız elli altmış falansa hiç konuşmayın.&lt;br /&gt;Anne babaysanız size en büyük tavsiyem, çocuklara iki de bir “Oku, çalış, bak filancanın oğlu…” ile başlayan saçma sapan cümleler kurmayın. Onlara örnek olun, siz de elinize bir kitap alın. Yaşı yok ki bunun. Kendinizi onların yerine koyun. &lt;br /&gt;Gençseniz, öğrenciyseniz şunu bilin ki okumak gibi muhteşem bir şey yok bu dünyada. Bir tadını alsan bırakman zordur. Ama tadını almak mesele. İstediğiniz şeyleri okuyun. İstemediklerinizi ise isteyene kadar kenarda tutun. Elbet bir gün onlara da sıra gelecek. İyi adam, okur adamım. &lt;br /&gt;Tekrar sorayım: Bu memlekette kitap okunuyor mu? Sana ne memleketten, git önce kendin oku!&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-8873441662693788767?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/8873441662693788767/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/07/bu-memlekette-kitap-okunuyor-mu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/8873441662693788767'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/8873441662693788767'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/07/bu-memlekette-kitap-okunuyor-mu.html' title='Bu memlekette kitap okunuyor mu?'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/Sml6yoOKO1I/AAAAAAAACBA/rQKvB8GeonY/s72-c/9.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-1477132127355594529</id><published>2009-07-20T09:06:00.001-07:00</published><updated>2010-12-03T14:29:38.802-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Duyuru'/><title type='text'>Yeni Bir Fanzin</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SmSQL7WGyKI/AAAAAAAAB_c/Gqewg1R0PU4/s200/daktilo.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SmSQL7WGyKI/AAAAAAAAB_c/Gqewg1R0PU4/s200/daktilo.jpg" style="cursor: hand; float: left; height: 167px; margin: 0px 10px 10px 0px; width: 200px;" /&gt;&lt;/a&gt;Şair dostumuz Ahmet Yılmaz Tuncer'in yönetmenliğini üstlendiği İDAkörfez fanzin yayın hayatına başladı. Tümüyle şiire yönelik olan fanzin aylık olarak yayımlanacak. Çalışmalarını değerlendirmek isteyenler ve ayrıntılı bilgi almak isteyen edebiyatseverler için e-posta adresi:&lt;a href="mailto:idakorfez@gmail.com"&gt;idakorfez@gmail.com&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-1477132127355594529?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/1477132127355594529/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/07/yeni-bir-fanzin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/1477132127355594529'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/1477132127355594529'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/07/yeni-bir-fanzin.html' title='Yeni Bir Fanzin'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SmSQL7WGyKI/AAAAAAAAB_c/Gqewg1R0PU4/s72-c/daktilo.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-559078365777763625</id><published>2009-06-17T01:16:00.000-07:00</published><updated>2009-06-17T01:18:27.392-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kitap'/><title type='text'>Dostlardan İki Kitap</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SjicJ5FrMOI/AAAAAAAAB-Q/oGHq6Li4RuQ/s1600-h/ayt.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5348196251259842786" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 124px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SjicJ5FrMOI/AAAAAAAAB-Q/oGHq6Li4RuQ/s200/ayt.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;viranvebahar edebiyat dergisine emek veren iki isim iki kitapla karşımızda...&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İlk kurulduğu günden beri şiirleriyle viranvebahar'ın önemli isimlerinden olan değerli büyüğümüz şair &lt;strong&gt;Ahmet Yılmaz Tu&lt;/strong&gt;ncer'in yeni şiir kitabı: &lt;strong&gt;Odam yalnızlığım ve Ben&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;div&gt;Az sözle çok şey anlatmayı hep en güzel haliyle okuduk onun satırlarında. Kelimelere hayat verdi yalnızlığı. &lt;em&gt;Salah Birsel'in şiir üzerine söylediği "Bir şiir yalnız o şiire giren değil, bir de girmeyen sözcüklerden meydana gelir."&lt;/em&gt; sözünün onun satırlarında vücut bulduğunu gördük, hep birlikte. Okuduk, okuduğumuz kadar viranvebahar'ın iki seneyi aşan yolculuğunda tavsiyelerini dinledik. Bize tecrübeleriyle yol gösterdi. Birçok edebiyat dergisinden adına aşina olduğumuz &lt;strong&gt;Ahmet Yılmaz Tuncer&lt;/strong&gt; bugün yeni bir kitapla karşımızda. ,Ulaşmak için irtibat adresi: &lt;a href="mailto:aytuncer@gmail.com"&gt;aytuncer@gmail.com&lt;/a&gt; P.K. 53 10390 Akçay / BALIKESİR&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SjicSOroohI/AAAAAAAAB-Y/cxX3eN6NYks/s1600-h/hayatdersi.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5348196394495156754" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 132px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SjicSOroohI/AAAAAAAAB-Y/cxX3eN6NYks/s200/hayatdersi.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Diğeri ise &lt;strong&gt;Mehmet Büyükşahin&lt;/strong&gt; hocamızın kaleme aldığı bir roman: &lt;strong&gt;Hayat Dersi&lt;/strong&gt;. Çocuklarımız için kaleme alınmış olan roman Zambak Yayınlarından çıktı. Küçük Ahmet'in hayat yolunda önüne çıkan zorlukların nasıl üstesinden geldiğini gözler önüne seren romanda, kültürel yapımızdan önemli kesitlere yer verilmektedir. Çocuklarını kendi değerleriyle yetiştirmek geleceğin dünyasının inanmış insanının en büyük problemlerinden biri. Bu problemi çözmek için atılmış değerli bir adım olarak gördüğümüz bu kitaba NT mağazalarından ve seçkin kitapçılardan ulaşabilirsiniz... Ayrıca yazar &lt;strong&gt;Mehmet Büyükşahin&lt;/strong&gt; Bey'in internet sitesinden de ayrıntılı bilgi almanız mümkün: &lt;a href="http://mehmetbuyuksahin.net/portal/"&gt;mehmetbuyuksahin.net&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İki dost şair ve yazarımızı bu iki çalışmadan dolayı kutluyor, eserlerin devamını bekliyoruz...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-559078365777763625?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/559078365777763625/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/06/dostlardan-iki-kitap.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/559078365777763625'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/559078365777763625'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/06/dostlardan-iki-kitap.html' title='Dostlardan İki Kitap'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SjicJ5FrMOI/AAAAAAAAB-Q/oGHq6Li4RuQ/s72-c/ayt.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-7106821781211891895</id><published>2009-06-13T01:28:00.000-07:00</published><updated>2010-12-03T14:30:39.412-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiirlerim'/><title type='text'>Küçük Anne</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SiUbruivFTI/AAAAAAAAB8A/e8mRro9gEGM/s200/DSC01217.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SiUbruivFTI/AAAAAAAAB8A/e8mRro9gEGM/s200/DSC01217.jpg" style="cursor: hand; float: left; height: 200px; margin: 0px 10px 10px 0px; width: 116px;" /&gt;&lt;/a&gt;maverai bir resmi yüreğine çizerek&lt;br /&gt;durdun&lt;br /&gt;renkler de durdu&lt;br /&gt;yalın mevsimler topladığın düşünde&lt;br /&gt;iklimler seni sordu&lt;br /&gt;sen yoktun&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;yürüdün&lt;br /&gt;dokuz boğum, kırk düğüm&lt;br /&gt;intizarla ördüğün&lt;br /&gt;haziran gülümsedi&lt;br /&gt;o ağladı, sen güldün&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;anne dedi bir çocuk sırılsıklam gözyaşı&lt;br /&gt;dilinde adın öteden kalma dua&lt;br /&gt;sarıldın,&lt;br /&gt;kokusu ahretlik rüya&lt;br /&gt;küçücüktün, büyüdün&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-7106821781211891895?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/7106821781211891895/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/06/kucuk-anne.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/7106821781211891895'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/7106821781211891895'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/06/kucuk-anne.html' title='Küçük Anne'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SiUbruivFTI/AAAAAAAAB8A/e8mRro9gEGM/s72-c/DSC01217.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-4526933445745690852</id><published>2009-06-03T08:09:00.000-07:00</published><updated>2010-12-03T14:31:12.156-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='viranvebahar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Duyuru'/><title type='text'>Viranvebahar anne dosyası yayında</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SiZa8axMX1I/AAAAAAAAB8Q/gaTx_ZNoTzs/S230/kapak.jpg"&gt;&lt;strong&gt;&lt;img alt="" border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SiZa8axMX1I/AAAAAAAAB8Q/gaTx_ZNoTzs/S230/kapak.jpg" style="cursor: hand; float: left; height: 160px; margin: 0px 10px 10px 0px; width: 113px;" /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Viranvebahar Edebiyat Dergimiz&lt;/strong&gt; bir aydır &lt;em&gt;anne ve gözyaşı&lt;/em&gt; dosyası hazırlıyordu. Dün itibariyle çalışmamızı tamamladık. Yazıları bir dergi haline getirdik. Fena da olmadı.&lt;br /&gt;Gözümde pek büyük bir şey gibi görünmüyor, ne de olsa ev danası öküz olmazmış yine de dostlar beğendiler. Belki de ayıp olmasın diye böyle dediler. Kim bilir...&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hasılı dosyayı &lt;a href="http://www.viranvebahar.com/"&gt;viranvebahar.com'dan &lt;/a&gt;indirebilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-4526933445745690852?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/4526933445745690852/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/06/viranvebahar-anne-dosyas-yaynda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/4526933445745690852'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/4526933445745690852'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/06/viranvebahar-anne-dosyas-yaynda.html' title='Viranvebahar anne dosyası yayında'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SiZa8axMX1I/AAAAAAAAB8Q/gaTx_ZNoTzs/s72-c/kapak.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-3274227411907686757</id><published>2009-05-26T01:24:00.000-07:00</published><updated>2010-12-03T14:31:36.312-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güncel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gayri memnun politik'/><title type='text'>Darbe Pulları</title><content type='html'>Geçen pazar Zaman'ın Pazar Eki'nde gördüm. İlgimi çekti, birilerine anlatmam gerekli bunu dedim. Sağolsun vefakar blogum imdadıma yetişti. 27 Mayıs darbesinden sonra farklı zamanlarda darbeyi (devrim diyen bir kısım insancık ile aynı cinsten olduğum için özür diliyorum.) anmak için basılmış pullar gördüm gazetede. Yanlış anlamayın bu pullar darbeyi kınamıyor. Anıyor... Bu da benim pul koleksiyonum olsun, size göstereyim!&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://medya.zaman.com.tr/2009/05/24/pul05.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" src="http://medya.zaman.com.tr/2009/05/24/pul05.jpg" style="cursor: hand; float: left; height: 280px; margin: 0px 10px 10px 0px; width: 440px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu pul, darbeden sonra yayınlanan ilk pullar arasındadır ve PTT arşivlerinde "Düşük iktidar partisi mensuplarının yargılanmaları (Yassıada duruşmaları)" diye isimlendirilmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://medya.zaman.com.tr/2009/05/24/pul01.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" src="http://medya.zaman.com.tr/2009/05/24/pul01.jpg" style="cursor: hand; float: left; height: 315px; margin: 0px 10px 10px 0px; width: 440px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Darbenin 1. yılı hatırasına çıkarılan bu pulda, 27 Mayıs'ın tarihi bir destanla özdeşleştirilerek kutsanması gayretine şahit oluyoruz; böylece darbecilerin, aynı Ergenekon'dan çıkan Türk budunları gibi Türk milletini sıkıntıdan selâmete çıkardığı imâ edilmekteydi. Bu pulun Türkçü mesajı da ayrıca dikkat çekicidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://medya.zaman.com.tr/2009/05/24/pul06.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" src="http://medya.zaman.com.tr/2009/05/24/pul06.jpg" style="cursor: hand; float: left; height: 440px; margin: 0px 10px 10px 0px; width: 324px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zincir ve zincirleri şahlanarak kıran at sembolleri, darbeyi destekleyen grafik sanatçılarının görüntü dilini anlamamıza yardım ediyor; böyle mübarek ve uğurlu bir hayvan, herhalde kötü bir fikri ve grubu temsil edemezdi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://medya.zaman.com.tr/2009/05/24/pul04.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" src="http://medya.zaman.com.tr/2009/05/24/pul04.jpg" style="cursor: hand; float: left; height: 321px; margin: 0px 10px 10px 0px; width: 440px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kompozisyonda ordu, esarete uğramış gençliği ve Türk milletini, onun zincirlerini kırarak kurtarmakta ve acılarını dindirmekteydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://medya.zaman.com.tr/2009/05/24/pul03.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" src="http://medya.zaman.com.tr/2009/05/24/pul03.jpg" style="cursor: hand; float: left; height: 316px; margin: 0px 10px 10px 0px; width: 440px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Darbe günlerinde çok moda olan bu marş, Plevne Marşı'ndan adapte edilmişti ve 27 Mayıs'a karşı çıkan hükümet yanlısı güçlerin, masum Türk gençliğini acımadan öldürdüğü, hatta kıyma makinelerinde çektiği iddiasını sahici gibi göstermek için sıkça tekrarlanıyordu. Darbe sonrası yapılan tahkikatte, DP iktidarı döneminde hiçbir gencin fail-i meçhul cinayete kurban gitmediği itiraf edilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://medya.zaman.com.tr/2009/05/24/pul08.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" src="http://medya.zaman.com.tr/2009/05/24/pul08.jpg" style="cursor: hand; float: left; height: 440px; margin: 0px 10px 10px 0px; width: 328px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;27 Mayıs Darbesi Atatürkçü bir hareket değildi ama darbe başarıya ulaştıktan sonra hareketin "Atatürk istikametinde ve izinde" yapıldığına dair güçlü bir kanaat yaygınlaştırılmaya çalışılmıştır. Yukardaki pul, Atatürk'ü, darbecilerin yaptığı şeyi onaylıyormuş gibi bir çerçeve içinde gösteriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://medya.zaman.com.tr/2009/05/24/pul07.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" src="http://medya.zaman.com.tr/2009/05/24/pul07.jpg" style="cursor: hand; float: left; height: 440px; margin: 0px 10px 10px 0px; width: 297px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözleri bağlı Adalet tanrıçasını canlandıran bu çalışma, Yassıada'da kurulan Yüksek Adalet Divanı'nın itibar ve adaletine güvenilmesi gerektiğini imâ ediyordu; oysaki mahkemenin yargıcı, sanıklara bir duruşma esnasında, "sizi buraya tıkan kuvvet böyle istiyor" diyerek, yargılamanın sağlığı hakkında esaslı bir "ihsâs-ı rey"de (Hâkimlerin, duruşma süreci sonuçlanmadan dava hakkında kanaat belirtmesi) bulunmuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://medya.zaman.com.tr/2009/05/24/pul02.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" src="http://medya.zaman.com.tr/2009/05/24/pul02.jpg" style="cursor: hand; float: left; height: 440px; margin: 0px 10px 10px 0px; width: 331px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;27 Mayıs darbesi bu kompozisyonda güneş sembolünün aydınlatıcı, hayat verici, olumlayıcı izlenimleriyle aynileştiriliyor; alt plandaki üçlü genç silüetinde ise ordunun, gençlikle birlikte hareket ederek "meşru" bir iş yaptığı ileri sürülüyor; oysaki darbeyi yapan ordu değil bir grup disiplinsiz cuntacı subaydı. Gençliğin "inkılap" esnasında sık sık övülmesi, harekete geniş cephe kazandırma arzusunu yansıtıyor.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-3274227411907686757?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/3274227411907686757/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/05/darbe-pullar.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/3274227411907686757'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/3274227411907686757'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/05/darbe-pullar.html' title='Darbe Pulları'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-3329774658307908058</id><published>2009-05-21T05:11:00.001-07:00</published><updated>2010-12-03T14:33:36.936-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='alıştırma'/><title type='text'>Hayat ve Edebiyat</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/ShVHHGjjIrI/AAAAAAAAB58/RvcABrWwtgE/s1600-h/gitmekio6.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5338251120661963442" src="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/ShVHHGjjIrI/AAAAAAAAB58/RvcABrWwtgE/s200/gitmekio6.jpg" style="cursor: hand; float: left; height: 200px; margin: 0px 10px 10px 0px; width: 200px;" /&gt;&lt;/a&gt;"İfade edemiyorum." diye başlayan cümleleri ve sahiplerini hep küçümserim, derdi bir edebiyatçı profesör. "Öyle duygulandım ki anlatmaya kelimeler yetmez." cümlesi ile de takıntılıydı kendisi.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bazı zamanlar hafakanlar sarıyor beynimi. Kalbim acıdan duracak hale geliyor. Istırabı tarif etmenin imkanı olmadığını düşünüyorum. Sadece ben değil. Ne bir şiir buldum acımı taşıyan ne bir anlatıcı... &lt;/div&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;Latif ve hoş edebiyat eserleri olduğu aşikar. Ancak kelimelerin kesinkes duyguları anlatmaya yetmediğini görüyorum. Yetmiyor lügatler bana. Bütün kelimeleri kağıtlara seriyorum da içimi rahatlatmıyor hiçbiri. Karanlığımı aydınlatmıyor... Oh dedirtmiyor!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yarin gözünün içinde gördüğümü hiçbir şiirde okumadım ki ben! &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-3329774658307908058?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/3329774658307908058/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/05/hayat-ve-edebiyat.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/3329774658307908058'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/3329774658307908058'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/05/hayat-ve-edebiyat.html' title='Hayat ve Edebiyat'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/ShVHHGjjIrI/AAAAAAAAB58/RvcABrWwtgE/s72-c/gitmekio6.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-6496902911398563669</id><published>2009-05-15T02:04:00.000-07:00</published><updated>2010-12-03T14:34:00.118-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiirlerim'/><title type='text'>Cüzzamlı Çocuklar Gibi</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/Sg0wdgbnyoI/AAAAAAAAB5U/BfkPh5nsyP0/s1600-h/aaaa.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5335974416984033922" src="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/Sg0wdgbnyoI/AAAAAAAAB5U/BfkPh5nsyP0/s200/aaaa.jpg" style="cursor: hand; float: left; height: 99px; margin: 0px 10px 10px 0px; width: 138px;" /&gt;&lt;/a&gt;cüzzamlı çocuklar gibi kovuldum yüreğinden&lt;br /&gt;köhne bir sevdaydı benimki&lt;br /&gt;günahsız ve dupduru&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;cüzzamlı çocuklar gibi kovuldum yüreğinden&lt;br /&gt;harlanmış ateşlerde kavruldu yaralarım&lt;br /&gt;cehennemi bir yangında yaktılar ellerimi&lt;br /&gt;köhne bir sevdaydı&lt;br /&gt;dağladılar kalbimi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;cüzzamlı çocuklar gibi sürüldüm yüreğinden&lt;br /&gt;masum nehirlerden döküldüm denizlerine&lt;br /&gt;küllerimin ardında unutuldu&lt;br /&gt;köhne bir sevdaydı&lt;br /&gt;kovuldu yüreğinden&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-6496902911398563669?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/6496902911398563669/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/05/cuzzaml-cocuklar-gibi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/6496902911398563669'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/6496902911398563669'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/05/cuzzaml-cocuklar-gibi.html' title='Cüzzamlı Çocuklar Gibi'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/Sg0wdgbnyoI/AAAAAAAAB5U/BfkPh5nsyP0/s72-c/aaaa.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-4905923879452195280</id><published>2009-05-06T00:31:00.000-07:00</published><updated>2010-12-03T14:34:25.902-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='viranvebahar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Duyuru'/><title type='text'>viranvebahar’da Anne ve Gözyaşı Günleri</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SgE9JTLhvqI/AAAAAAAAB04/mhGTiJtm24s/s1600-h/ilan.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5332610663760117410" src="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SgE9JTLhvqI/AAAAAAAAB04/mhGTiJtm24s/s200/ilan.jpg" style="cursor: hand; float: left; height: 200px; margin: 0px 10px 10px 0px; width: 102px;" /&gt;&lt;/a&gt;İkinci yaşını dolduran &lt;a href="http://www.viranvebahar.com/"&gt;e-edebiyat dergisi viranvebahar&lt;/a&gt; mayıs ayını Anne ve Gözyaşı dosyasına ayırdı. Anne ekseni etrafında şekillenen yazı yolculuğunda gözyaşı temasına da yer veriliyor.&lt;br /&gt;Ay boyunca derginin yazı kadrosu ve dışarıdan eserleriyle katılan yazar ve şairlerin eserlerini yayımlayacak olan dergiye &lt;a href="http://www.viranvebahar.com/"&gt;viranvebahar.com &lt;/a&gt;adresinden ulaşabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yazı ve şiirlerini paylaşmak isteyenler eserlerini &lt;a href="mailto:viranvebahar@gmail.com"&gt;viranvebahar@gmail.com&lt;/a&gt; adresine gönderebilirler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-4905923879452195280?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/4905923879452195280/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/05/viranvebaharda-anne-ve-gozyas-gunleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/4905923879452195280'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/4905923879452195280'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/05/viranvebaharda-anne-ve-gozyas-gunleri.html' title='viranvebahar’da Anne ve Gözyaşı Günleri'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SgE9JTLhvqI/AAAAAAAAB04/mhGTiJtm24s/s72-c/ilan.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-8204945413609946031</id><published>2009-04-27T05:23:00.000-07:00</published><updated>2009-04-27T05:30:30.837-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Muhabbet'/><title type='text'>Hayat</title><content type='html'>&lt;a href="http://intibahdersi.files.wordpress.com/2009/01/soru.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 152px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://intibahdersi.files.wordpress.com/2009/01/soru.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Ulaştığımızı sandığımız her kapının ardında yeni bir başlangıç bizi bekliyor. Her yeni bizi başka bir aleme ulaştıran basamak, liman, menfez oluyor ve biz oradan bambaşka bir dünyaya yelken açıyoruz.&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hiçbir zaman başımıza geleceği tam olarak kestiremiyoruz. Kaderimize tam olarak muttali olamama lütfu bize hayatı sevdiriyor. Yoksa sonunu bildiğimiz filmden başkasını vermezdi hayat.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sürprizlere açık oluşu onun en çekici yanı. Yaşanası kısmı işte burada yatıyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-8204945413609946031?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/8204945413609946031/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/04/hayat.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/8204945413609946031'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/8204945413609946031'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/04/hayat.html' title='Hayat'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-4840534698585490638</id><published>2009-03-27T03:39:00.000-07:00</published><updated>2009-03-27T03:44:37.713-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiirlerim'/><title type='text'>Birazdan Yorulacaksınız</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/Scyt51329PI/AAAAAAAABrc/weSY4qeWf1U/s1600-h/soymet_x3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5317816469243229426" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 150px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/Scyt51329PI/AAAAAAAABrc/weSY4qeWf1U/s200/soymet_x3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Birazdan yorulacaksınız&lt;br /&gt;Saçlarınızı kaplayacak kül rengi bulutlar&lt;br /&gt;Acıyı bir sürme diye çekip gözlerinize&lt;br /&gt;O en uzun uykulara sarılacaksınız&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;Rüyalarınızı saracak anne suretleri&lt;br /&gt;Saçınızı okşayacak alev gibi bir nefes&lt;br /&gt;Adını sayıklayacaksınız belki&lt;br /&gt;Elinden tutup hayal meyal dolaşacaksınız şehirleri&lt;br /&gt;Sonra uyanacaksınız&lt;br /&gt;Yüreğiniz anne hasreti dolu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Çocuk&lt;br /&gt;ancak bir yatakhane kuytusunda anlar&lt;br /&gt;annenin dünyanın en güzel tutkusu olduğunu-&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-4840534698585490638?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/4840534698585490638/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/03/birazdan-yorulacaksnz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/4840534698585490638'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/4840534698585490638'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/03/birazdan-yorulacaksnz.html' title='Birazdan Yorulacaksınız'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/Scyt51329PI/AAAAAAAABrc/weSY4qeWf1U/s72-c/soymet_x3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-7283132999152335108</id><published>2009-03-18T02:35:00.000-07:00</published><updated>2009-03-18T03:15:44.703-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fotoğraf'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güncel'/><title type='text'>Fotoğraflarla Çanakkale</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;div align="center"&gt;Milletimiz tarihine daha çok sahip çıkıyor. Bu güzel bir olay... Bugün 18 Mart, Çanakkale'de savaşın yapıldığı yerlerde ve şehitliklerde ayak basacak yer bulmak zor. Ve çekilen bu sıkıntı insana haz veriyor. &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;Bir yazı yerine fotoğraflarla Çanakkale Zaferi'ni anmayı düşündüm. Aşağıda fotoğrafları görebilirsiniz:&lt;/div&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 340px; CURSOR: hand; HEIGHT: 455px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://s.aktifhaber.com/images/gallery/269/1.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="center"&gt;Askerlerimiz denize mayın döşerken çekilmiş.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 340px; CURSOR: hand; HEIGHT: 249px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://s.aktifhaber.com/images/gallery/269/2.jpg" border="0" /&gt;Türk ve Alman subaylar düşen bir İngiliz uçağının enkazını inceliyor.&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 340px; CURSOR: hand; HEIGHT: 329px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://s.aktifhaber.com/images/gallery/269/4.jpg" border="0" /&gt; Sahil Güvenlik Botlarımız savaşırken&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 340px; CURSOR: hand; HEIGHT: 326px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://s.aktifhaber.com/images/gallery/269/9.jpg" border="0" /&gt; &lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;İngiliz bombardımanında yerle bir olmuş bir sahil bataryamız&lt;/div&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 340px; CURSOR: hand; HEIGHT: 248px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://s.aktifhaber.com/images/gallery/269/10.jpg" border="0" /&gt;Boğazı koruyan dev bataryalarımızdan&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 340px; CURSOR: hand; HEIGHT: 505px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://s.aktifhaber.com/images/gallery/269/11.jpg" border="0" /&gt;İsimsiz kahramanlarımız...&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 340px; CURSOR: hand; HEIGHT: 249px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://s.aktifhaber.com/images/gallery/269/12.jpg" border="0" /&gt; Anzak siperlerini ele geçiren askerlerimiz zafer pozunda...&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://www.aktifhaber.com/gallery.php?id=269&amp;amp;no=17"&gt;&lt;/a&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 340px; CURSOR: hand; HEIGHT: 480px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://s.aktifhaber.com/images/gallery/269/16.jpg" border="0" /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;125. Piyede Tümeni askerlerinden&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 340px; CURSOR: hand; HEIGHT: 251px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://s.aktifhaber.com/images/gallery/269/17.jpg" border="0" /&gt;Ele geçirilen bir İngiliz denizaltısı üzerinde askerimiz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 340px; CURSOR: hand; HEIGHT: 237px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://s.aktifhaber.com/images/gallery/269/19.jpg" border="0" /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;Mayın gemimizin mürettebatı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 500px; CURSOR: hand; HEIGHT: 292px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://www.cemalhaki.com/makale/canakkale_dosyalar/canakkale-sehitler-abidesi.jpg" border="0" /&gt;Ve bugün Çanakkale... &lt;/p&gt;&lt;br /&gt;Fotoğrafları &lt;a href="http://www.aktifhaber.com/"&gt;AKTİFHABER&lt;/a&gt;'den aşırdım. Yanlış varsa vebali günahı onların boynuna!&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-7283132999152335108?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/7283132999152335108/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/03/fotograflarla-canakkale.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/7283132999152335108'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/7283132999152335108'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/03/fotograflarla-canakkale.html' title='Fotoğraflarla Çanakkale'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-3781798629970555154</id><published>2009-03-17T07:33:00.000-07:00</published><updated>2009-03-17T07:39:27.720-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eleştiri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Muhabbet'/><title type='text'>Edibin Kendini Beğeneni ya da Fasulye Önemli Bir Nimettir</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/Sb-0oQQmSlI/AAAAAAAABn8/l2ILcWLRoE4/s1600-h/fasulye.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5314164688972827218" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 127px; CURSOR: hand; HEIGHT: 86px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/Sb-0oQQmSlI/AAAAAAAABn8/l2ILcWLRoE4/s200/fasulye.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Edebiyat sıradan bir uğraş değildir. Basit, alelade bir tarzla yapılamaz. Edebiyatçı hayata kimsenin bakmadığı bir açıdan bakabilmeyi bilmelidir. Her gün karşılaşılan durumların, her köşe başında şahit olunan olayların içinden orjinal olanı bulup çıkaran, görülmeyeni görendir edebiyatçı.&lt;span class="fullpost"&gt; Bu yönüyle de pekçok insandan ayrılır, özel bir insan olur o.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Şöyle diyebiliriz belki de: Edip, türünün içinde sıfatını -insan sıfatını- en çok hak edenlerdendir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Okur kitabını alıp okuduğu yazarda üstün nitelikler görmek arzu ediyor. Yazarı daha kitabına para verirken bile bir yerlere koyuyor. Zihninde üstün bir değer biçiyor. Okuyup bitirdikten sonra da ona kitabı beğenmese de bir değer biçiyor. En azından bir sıfat payesi veriyor: Yazar!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Toplumumuzda da bir kişinin 'yazıyor' oluşu bile [dikkat! &lt;em&gt;Yazar&lt;/em&gt; demedim.] kendine saygı gösterilmesi için yetiyor. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ben ortalama bir okur olarak eserini okuduğum bir edip de en çok alçakgönüllülük vasfını görmek istiyorum. Kitap dışındaki yazılarında, günlük hayatında, başkalarına gönderdiği e-postalarında vs. küçük küçük kendini beğenmeleri, karşısındaki insan evladını küçümsemeleri pek büyük bir şaşkınlıkla karşılıyorum! En çok da bozulduğum &lt;em&gt;birtakım ön kabullerini edip kişinin satır aralarından sezmek! &lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Örnek:&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;"Sonuçta kitabı yazan benim, sizin bazı şeyleri kabullenmeniz gerekmez mi?" &lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İlk okumamda şu cümlenin pek üzerinde durmamıştım. Ancak sonraki okuyuşlarımda bu laf bana -affınıza sığınarak söylüyorum- &lt;strong&gt;batmaya&lt;/strong&gt; başladı. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yanlış, çok yanlış... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ben başbakan gibi "Daha da bu yazar benim için bitmiştir." demeyeceğim ama şahsın zihnimdeki dokunulmazlık titri parça parça olmuştur. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şu iki sözü söylemek istiyorum:&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ehl-i irfan arasında aradım, kıldım taleb, &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Her hüner makbul imiş, illâ edeb, illâ edeb&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir söz daha var da neyse ondan vazgeçtim. Biraz ağır olacak ama "Tahsil cehaleti alır..." diye başlıyordu...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Farkındayım biraz kapalı oldu ama bu seferlik böyle olsun. Arada bir içimizi dökelim, olmaz mı!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-3781798629970555154?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/3781798629970555154/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/03/edibin-kendini-begeneni-ya-da-fasulye.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/3781798629970555154'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/3781798629970555154'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/03/edibin-kendini-begeneni-ya-da-fasulye.html' title='Edibin Kendini Beğeneni ya da Fasulye Önemli Bir Nimettir'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/Sb-0oQQmSlI/AAAAAAAABn8/l2ILcWLRoE4/s72-c/fasulye.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-2723703126025103122</id><published>2009-03-11T02:46:00.000-07:00</published><updated>2009-03-11T03:22:51.046-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kültür meseleleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Muhabbet'/><title type='text'>İstiklal Marşı Vesilesiyle Akif</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SbeQXCfSU5I/AAAAAAAABnk/wJSa73ZiRZE/s1600-h/mehmet-akif-ersoy.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 116px; height: 200px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SbeQXCfSU5I/AAAAAAAABnk/wJSa73ZiRZE/s200/mehmet-akif-ersoy.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5311873010986275730" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Martta iki önemli gün yaşayacağız/yaşıyoruz. Biri Çanakkale Zaferinin yıldönümü diğeri İstiklal Marşı'nın kabulü. Bu iki günü de hatırlarken şairi hatırlamadan geçemeyiz. Çanakkale'de savaşmadı ama Arap çöllerinden Çanakkale'nin Destanını yazdı. Öyle bir yazdı ki Çanakkale diyen insaf sahibi her insan Çanakkale Şehitleri'ne şiirini sayıklamadan geçemez. &lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;Hatırlayasınız diye birkaç mısrayı buraya alayım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu Boğaz Harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?&lt;br /&gt;En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;Çehreler başka, lisanlar, deriler rengarenk. &lt;br /&gt;Sade bir hadise var ortada : Vahşetler denk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimi Hindu, kimi Yamyam, kimi bilmem ne bela...&lt;br /&gt;Hani tauna da zuldür bu rezil istila...&lt;br /&gt;..&lt;br /&gt;Ölüm indirmede gökler, ölü püskürtme de yer&lt;br /&gt;O ne müthiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak, &lt;br /&gt;Boşanır sırtlara, vadilere, sağnak sağnak.&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;Asım'ın nesli... diyordum ya... nesilmiş gerçek:&lt;br /&gt;İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şuheda gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...&lt;br /&gt;O, rukü olmasa, dünyaya eğilmez başlar,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, &lt;br /&gt;Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ey bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!&lt;br /&gt;Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer.&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber, &lt;br /&gt;Sana ağuşunu açmış duruyor son Peygamber.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve İstiklal Marşı... &lt;br /&gt;Bazı şiirler vardır ki edebi olarak çok değerlidir ama o şiiri sadece edebiyatla ilgilenenler bilir. Bazı şiirler vardır ki onu da insanlar bilir ama şiir olarak çok bir değeri yoktur. Ve işte yine bazı şiirler vardır ki onları hem halk bilir hem de edipler önünde hürmetle eğilir. Örnek için bakınız İstiklal Marşı...&lt;br /&gt;Lafın tamamı deliye anlatılırmış. İstiklal Marşı'nın millet için ifade ettiği değeri anlatmak böyle bir şey. &lt;br /&gt;Ancak onu yazan adamdan birkaç satır bile olsa bahsetmek lazım. Sözümüze değer katmak için Akif'ten bahsedelim. &lt;br /&gt;O şairliğinin yanında mücadelesiyle, inancıyla, aksiyonerliğiyle de büyük bir insan. Milli mücadele yıllarında herkes elinde ne varsa onunla savaşa katılmış. Tüfeği olan tüfekle, orağı olan onunla, kazması küreği olan da kazma kürekle savaşmış. Akif ise en büyük silahı olan şiiriyle ve de hitabetiyle mücadelede yer almış. Birçok ili gezip oralarda konuşmalar yapmış, bizzat hutbeler vermiş. Halkın zafere olan inancını, Ankara Hükümetine olan bağlılığını sağlamış/artırmış. &lt;br /&gt;Sadece milli mücadele sırasında değil öncesi ve sonrasında da Akif'in varlığı ve varlığının gayesi olan mücadelesi devam etmiş. &lt;br /&gt;Daha uzun bir yazıya ne zaman ne de internetin şartları müsait değil. O yüzden kısa kesiyorum. &lt;br /&gt;Demem o ki Akif basit bir adam değil. Farklı biri. Onu bütün önyargıları, tembellikleri geride bırakarak okuyun. Çünkü o unutulup gidecek biri değil...&lt;br /&gt;Nette geziyorsanız biraz daha gezin, Akif'le ilgili çok güzel çalışmalara rastlayabilirsiniz. &lt;br /&gt;İyi gezmeler...&lt;br /&gt;Akif'in duasıyla bitireyim:&lt;br /&gt;"Allah bir daha bu millete İstiklal Marşı yazdırmasın."&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-2723703126025103122?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/2723703126025103122/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/03/istiklal-mars-vesilesiyle-akif.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/2723703126025103122'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/2723703126025103122'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/03/istiklal-mars-vesilesiyle-akif.html' title='İstiklal Marşı Vesilesiyle Akif'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SbeQXCfSU5I/AAAAAAAABnk/wJSa73ZiRZE/s72-c/mehmet-akif-ersoy.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-2531145750147860126</id><published>2009-03-09T06:50:00.000-07:00</published><updated>2009-03-09T07:24:28.632-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kültür meseleleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Muhabbet'/><title type='text'>Kitap Ekine Düşman Olunur mu?</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SbUljJAln0I/AAAAAAAABnU/z_HW6k_HQ2g/s1600-h/gazt.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5311192621197401922" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 139px; CURSOR: hand; HEIGHT: 115px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SbUljJAln0I/AAAAAAAABnU/z_HW6k_HQ2g/s200/gazt.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Belki takip ediyorsunuzdur şanlı medyamızın güzide gazetelerinin kalburüstü denebilecek pekçoğu kitap eki veriyor. Bazılarını bu durumdan rahatsız olur gördüm. Ne garip! Şu ek, efendim onun ekine para vereyim de param şuna mı gitsin! Şuna vereyim de şucular para mı kazansın! Öbürü zaten çok kalitesiz, diğeri tu kaka... Net söylüyorum, bunu diyen adam pespayedir, sıradandır. Kendisi kalitesizdir. &lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;İnsanların kendini beğenmişliklerine, gururlanmalarına şaşırıyorum. Bu kadar da olmaz be birader! Sana göre herkesin bir kusuru var. &lt;br /&gt;Bir kere konu kitap! Kitap her zaman iyidir. Okurunu şiddete götürmeyen her kitap iyidir. İdeolojisi, anlayışı hiç önemli değil. Kim olursa olsun, kimin olursa olsun. Memleketimiz bugün bu hale yanlış şeyler okumaktan değil, okumamaktan dolayı düştü. Evvelemirde ne okuduğunuz değil, okuyup okumadığınız önemlidir. Hal böyleyken neden kitap eklerinin hemen hepsine düşman olunur anlamıyorum. &lt;br /&gt;Kalitesiz olursa olsun. O ek ya bir mecraya akar ve kalitesini bulur ya da yok olur gider. Ama illaki insanlara kitaplardan haberler verir. Ve illaki bir insanın bile içinde okumaya dair bir kıvılcım çakar. &lt;br /&gt;Tuhaf hizipçilik refleksleriyle ya da aptal ticari gayelerle kitap eklerine karşı olmak kesinlikle doğru değil. Kişi bilmediğine düşman oluyor genellikle. Gidin o hiç ama hiç tasvip etmediğiniz gazetenin kitap eklerinden birini alın. Göreceksiniz mesele hiç de düşündüğünüz gibi değil...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-2531145750147860126?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/2531145750147860126/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/03/kitap-ekine-dusman-olunur-mu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/2531145750147860126'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/2531145750147860126'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/03/kitap-ekine-dusman-olunur-mu.html' title='Kitap Ekine Düşman Olunur mu?'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SbUljJAln0I/AAAAAAAABnU/z_HW6k_HQ2g/s72-c/gazt.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-4137167227444765110</id><published>2009-03-05T05:16:00.001-08:00</published><updated>2010-11-29T05:01:51.529-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='serSERİ yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gayri memnun politik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Muhabbet'/><title type='text'>Merakımı Herkese Veremem/Siyasetten Bezdiğimin Şarkısı-3</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/Sa_Ra8KpY0I/AAAAAAAABnE/FbJxUZ-dI5I/s1600-h/kitap1wv5.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5309692746450690882" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 144px; CURSOR: hand; HEIGHT: 94px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/Sa_Ra8KpY0I/AAAAAAAABnE/FbJxUZ-dI5I/s200/kitap1wv5.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bazılarının hemen "Yani kütüphane gerekli ama siyaseti de ihmal etmemeli." dediğini duyar gibi oluyorum.&lt;br /&gt;Bu ne demek?&lt;br /&gt;"Ne yani siyaseti de mi onlara bırakacağız?" demek.&lt;br /&gt;Bakın yine aynı kısır döngünün karnından konuşuyor. &lt;span class="fullpost"&gt;"Meydan onlara kalsın canım!" memleket kurtarıcılarının sıradan laflarından biri.&lt;br /&gt;Bu nasıl bir cinnet halidir ki memleketin sana muhtaç olduğunu düşünüyorsun. Egonun şişkinliğine bakar mısınız?&lt;br /&gt;Alemde herkes yanlış, bir ben doğruyum hali hangi psikolojik/psikiyatrik hastalık orasını bilemeyeceğim.&lt;br /&gt;Dönelim en başa. İşte böyle insanlar yüzünden siyaset haberleriyle arama bir mesafe koymalıyım diye düşünmeye başladım. Bir zaman sonra fark ettim ki ben her gün aynı haberleri okuyor, seyrediyormuşum.&lt;br /&gt;Herkesin ne diyeceği o kadar belli ki! Bir köşe yazarını okumadan başlığa bakarak meseleyi anlıyorsunuz. Ve doğaldır bu şeylerden uzaklaşıyorsunuz.&lt;br /&gt;Sen de mücadele insanı değilmişsin kardeşim demeyin.&lt;br /&gt;Neyin mücadelesi?&lt;br /&gt;Olay ideolojilerin, davaların meselesi değil ki. Olay filancanın (filancadan kasıt: iktidarıyla muhalefetiyle bütün siyasi erkler) koltuk sevdası.&lt;br /&gt;Meselenin hülasatü'lhülasası bu. Özetin de özeti yani.&lt;br /&gt;Artık neleri merak ediyorum biliyor musunuz?&lt;br /&gt;Edebiyat dergilerinin yeni sayılarını, yeni filmleri, yeni şarkıları, kitapları... Onların haberleri daha çok ilgimi çekiyor. En azından onlar bu merakı hak ediyor.&lt;br /&gt;Sahi Nazan Bekiroğlu'nun yeni kitabını okudunuz mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/01/trkiyeyi-kurtarmak-siyasetten-bezdiimin.html"&gt;Siyasetten Bezdiğimin Şarkısı 2&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/01/siyaset-ve-kltr-sanatsiyasetten.html"&gt;Siyasetten Bezdiğimin Şarkısı 1&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-4137167227444765110?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/4137167227444765110/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/03/merakm-herkese-verememsiyasetten_05.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/4137167227444765110'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/4137167227444765110'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/03/merakm-herkese-verememsiyasetten_05.html' title='Merakımı Herkese Veremem/Siyasetten Bezdiğimin Şarkısı-3'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/Sa_Ra8KpY0I/AAAAAAAABnE/FbJxUZ-dI5I/s72-c/kitap1wv5.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-3303524885975278986</id><published>2009-02-27T04:50:00.000-08:00</published><updated>2010-12-03T14:37:12.879-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kitap'/><title type='text'>Zerdali Çekirdeği, Yusuf Ünal</title><content type='html'>Hazır kıştan yavaş yavaş sıyrılıp mevsimlerin en güzeli, en yaşanılası olanına doğru akarken size bir kitaptan söz etmek istiyorum:&lt;br /&gt;Zerdali Çekirdeği.&lt;br /&gt;Kış ne kadar son günlerdeki tavrıyla bir parça ayak direse de tası tarağı toplamaya başladı. Baharın can dostu ve kadim habercisi cemrelerin ikincisi de bugün suya düşüyor. Yani bahar yakın!&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ben Zerdali Çekirdeği vesilesiyle her sene tutulduğum bahar sevdasına daha erken tutuldum. Yazar Yusuf Ünal'ın hikâyelerden oluşan kitabını okuyup da bahara ve tabiata yeniden uyanmamak mümkün değil.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;Zamanın apartmanzede insanlarına hal diliyle "Ey insanlar, bakınız serde böyle bir hayat sürmek varken siz kendi elinizle apartmanlarına hapsoluyorsunuz." diyor yazar.&lt;br /&gt;Kaynak Yayınları'ndan çıkalı çok az bir zaman oldu Zerdali Çekirdeği. Henüz beldenize, kitapçınıza ulaşmamış olabilir ama size tavsiyem, bu baharın açılışını Zerdali Çekirdeği ile yapmanızdır.&lt;br /&gt;İyi okumalar...&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Zerdali Çekirdeği, Yusuf Ünal, Kaynak Yayınları, 112 syf.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-3303524885975278986?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/3303524885975278986/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/02/zerdali-cekirdegi-yusuf-unal.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/3303524885975278986'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/3303524885975278986'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/02/zerdali-cekirdegi-yusuf-unal.html' title='Zerdali Çekirdeği, Yusuf Ünal'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-4144356881608623544</id><published>2009-02-26T00:42:00.000-08:00</published><updated>2009-02-26T03:00:22.494-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Duyuru'/><title type='text'>Kaynak Kültür Merkezi Mart Ayı Programı</title><content type='html'>Muhakkak ki İstanbul, Türkiye'de hayatın merkezi. Ankara'da yaşamak zorunda olan bir insan olarak bunun fazlasıyla farkındayız. Bu durum bazen insanı rahatsız edebiliyor. Ağrı'da askerlik yaparken İstanbul haberleri seyretmekten iyiden iyiye sıkılmıştım. Bu duygularım e-postama gelen şu postayla yine depreşti: Kaynak Kültür Merkezi'nin mart ayı etkinlik takvimi. Tablo o kadar dolu ki insanın elde olmadan kıskanıyor... Ne diyeyim elinize sağlık Kaynak Kültür Merkezi...&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;Bu tabloyu görünce keşke İstanbul'da yaşasaydım dememek elde değil... &lt;a href="http://www.kaynakkulturmerkezi.com/"&gt;Burayı &lt;/a&gt;tıklayarak merkezin sitesine ulaşıp ayrıntılı bilgi de edinebilirsiniz...&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5307024210738343074" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 205px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SaZWZt907KI/AAAAAAAABmU/lAtgSfJ1DcY/s400/mart.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SaZWKZkNtVI/AAAAAAAABmM/sH8IQgI82Zo/s1600-h/mart.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-4144356881608623544?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/4144356881608623544/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/02/kaynak-kultur-merkezi-mart-ay-program.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/4144356881608623544'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/4144356881608623544'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/02/kaynak-kultur-merkezi-mart-ay-program.html' title='Kaynak Kültür Merkezi Mart Ayı Programı'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SaZWZt907KI/AAAAAAAABmU/lAtgSfJ1DcY/s72-c/mart.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-5311345949833495317</id><published>2009-02-23T01:29:00.000-08:00</published><updated>2009-02-23T02:21:12.230-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ölüm'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güncel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Muhabbet'/><title type='text'>Ne Çok Ölüyoruz!</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SaJ3ePgpJnI/AAAAAAAABl8/vvwm_NrOTCs/s1600-h/beyaztuval_beyaz_guvercin_ask.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5305934672439092850" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 133px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SaJ3ePgpJnI/AAAAAAAABl8/vvwm_NrOTCs/s200/beyaztuval_beyaz_guvercin_ask.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Arka arkaya üç ismi kaybettik. İlki &lt;strong&gt;Bahtiyar Vahabzade&lt;/strong&gt;, Azeri şair. Bizim şairimiz sayılır. İki devlet bir millet dediğimiz Azeri kardeşlerimizin milli şairi. Bir mücadele insanı! Sovyet Rusya'da rejim tehdidi altında özgürlük sayıklamış has bir edebiyat insanıydı Vahabzade. Ömrünü bu uğurda tüketti. &lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;Diğer önemli kayıp &lt;strong&gt;Gazanfer Özcan&lt;/strong&gt;. Televizyonun böyle bir etkisi de var: Bazı insanlar, ailenizden bir fert oluveriyor. Onları kaybettiğinizde de evinizden, ailenizden biri ölmüş gibi kalakalıyorsunuz, boğazınızda bir şeyler düğümleniyor. Avrupa Yakası'nı denk gelince oturup izlerim, uzun uzadıya bir takip etmişliğim yok ancak onu Kuruntu Ailesi'nden Hüsnü Kuruntu tiplemesinden hatırlıyorum. Diyorum ya böyle rollerle evimizin baş köşesine oturuyor tiyatrocular. Duruşuyla, rolündeki bizdenliğiyle de kalbimizi kazanıyorlar.&lt;br /&gt;Diğer vefat haberi ise bilge mimar &lt;strong&gt;Turgut Cansever&lt;/strong&gt;. Mimarlığın bir milletin kültür kodlarından beslendiğini farketmiş ve bunu herkese anlatmış bir isim. Eleştirmen yönü de olan önemli bir insandı. Ölüm haberi birçok sevenini üzdü.&lt;br /&gt;Bu üç isme de Allah gani gani rahmet etsin.&lt;br /&gt;Bu ölüm haberleri bana hep kendi ölümümü hatırlatır. Ben de gideceğim ve arkamdan insanlar ne diyecekler? Merak duygusu...&lt;br /&gt;Tabii bir de hesabın dehşeti...&lt;br /&gt;Yazın kaybettiğimiz şair Erdem Beyazıt ile bitireyim:&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ölüm bize ne uzak bize ne yakın ölüm.&lt;br /&gt;Ölümsüzlüğü tattık bize ne yapsın ölüm.&lt;/strong&gt; diye diye ölebilmek duasıyla... &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-5311345949833495317?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/5311345949833495317/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/02/ne-cok-oluyoruz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/5311345949833495317'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/5311345949833495317'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/02/ne-cok-oluyoruz.html' title='Ne Çok Ölüyoruz!'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SaJ3ePgpJnI/AAAAAAAABl8/vvwm_NrOTCs/s72-c/beyaztuval_beyaz_guvercin_ask.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-4208386333315529216</id><published>2009-02-18T04:49:00.000-08:00</published><updated>2009-02-18T04:53:19.084-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiirlerim'/><title type='text'>Ölüm</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SZwEpIg67bI/AAAAAAAABkc/MnUPP7AMXOU/s1600-h/mezar.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5304119565842312626" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 129px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SZwEpIg67bI/AAAAAAAABkc/MnUPP7AMXOU/s200/mezar.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;ne acımayı bilir ölüm&lt;br /&gt;bir gözyaşı demetine&lt;br /&gt;ne durmayı&lt;br /&gt;bir ah inceliğinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;usul usul alır götürür&lt;br /&gt;götüreceğini…&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne naz makamında niyazın&lt;br /&gt;ne boğazında düğümlenen ahın&lt;br /&gt;kader yolunda&lt;br /&gt;bir durak konduramaz&lt;br /&gt;menziline.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-4208386333315529216?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/4208386333315529216/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/02/olum.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/4208386333315529216'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/4208386333315529216'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/02/olum.html' title='Ölüm'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SZwEpIg67bI/AAAAAAAABkc/MnUPP7AMXOU/s72-c/mezar.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-7746437875028825678</id><published>2009-02-09T07:09:00.000-08:00</published><updated>2009-02-09T07:10:05.993-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılarım'/><title type='text'>Dünyanın Çivisi</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SX2Q5LYjq2I/AAAAAAAABjo/RDgtCU7QRm4/s1600-h/hobi0018a.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5295548048840305506" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 157px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SX2Q5LYjq2I/AAAAAAAABjo/RDgtCU7QRm4/s200/hobi0018a.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bir şeyleri biriktirme huyunuz var mı? Ne olduğu önemli değil, mesela pul olabilir. Eskiden çok yaygındı ama artık çağ atladığımızdan (!) olsa gerek pulculuk neredeyse öldü. Has tiryakileri devam ediyor galiba.&lt;br /&gt;Ya da dijital fotoğraf makinenizle çektiğiniz fotoğrafları tab ettiriyor musunuz? Eskiden film alma, baskı yaptırma gibi dertler olduğu için ne de cimri davranırdık fotoğraf çekmede. Şimdi kötü çıkma ihtimaline karşı her pozdan ikişer adet çekiyoruz.&lt;br /&gt;Dijital makineyle o kadar çok fotoğraf çekiyoruz ki bir zaman sonra çektiğimiz fotoğrafları da unutuyoruz. Bilgisayarımızı bir karıştırınca "Aa! Bu fotoğraf da vardı değil mi?" diyoruz.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;Teknoloji düşmanı sayılmam ama şunu da söylemeden geçemeyeceğim: Dijital fotoğraf makinesi çıktı, mertlik bozuldu!&lt;br /&gt;Herkes elinde bir dijital makine, Ara Güler oldu maşallah!&lt;br /&gt;Yahut sevdiğiniz, okuyunca "Bu yazıyı saklamalıyım." dediğiniz yazıları kesip saklıyor musunuz? Geçmişte klasörler böyle yazılarla doldurulur, dosyalar tutulurdu. Şimdi o sevdiğiniz gazete küpürlerini, dergi sayfalarını saklamaya gerek duymuyorsunuz.&lt;br /&gt;Çünkü internet var! Ben önceleri o yazıları kopyalayıp bilgisayarımda saklıyordum. Sonra baktım ki ona da lüzum yok. Bir gece vakti eski bir dostu arar gibi okunası o yazıyı tekrar okumak şevkiniz depreşirse iki üç "tık" ile o yazıya internet denen heyuladan ulaşabiliyorsunuz.&lt;br /&gt;Bunlar gibi pekçok latif alışkanlıklarımız zamanla silinip gidiyor ne yazık ki!&lt;br /&gt;"Dünyanın çivisi çıktı" derdi büyüklerimiz. Korkarım ki bizler o büyüklerin yaşına gelince böyle sızlanacak laflarımız bile kalmayacak.&lt;br /&gt;Bugünün gençleri, çocukları nostalji yapmak ihtiyacına tutulacak çağlara gelince neyin nostaljisini, nasıl yapacaklar çok merak ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-7746437875028825678?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/7746437875028825678/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/02/dunyann-civisi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/7746437875028825678'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/7746437875028825678'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/02/dunyann-civisi.html' title='Dünyanın Çivisi'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SX2Q5LYjq2I/AAAAAAAABjo/RDgtCU7QRm4/s72-c/hobi0018a.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-2885369040683955965</id><published>2009-01-26T02:33:00.000-08:00</published><updated>2009-01-26T02:35:47.212-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kitap'/><title type='text'>Acımak</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SX2Ru--xVqI/AAAAAAAABjw/XgbYagiLM2g/s1600-h/9751000009b.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5295548973223859874" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 136px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SX2Ru--xVqI/AAAAAAAABjw/XgbYagiLM2g/s200/9751000009b.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Reşat Nuri'nin bir romanı Acımak. Hani şu şimdilerin çokça reyting alan dizisi Yaprak Dökümü var ya onun yazarı olan şahıs!&lt;br /&gt;Romanın kahramanı Zehra bir öğretmen. Idealist genç bir öğretmen olan Zehra küçük yaşta pekçok acı çekmiş. Yatılı okullarda yetişmiş. Anadolu'nun bir kasabasında öğretmenliğe başlamış.&lt;br /&gt;Zamanla okulun baş muallimi (günümüzde müdüre tekabül etse gerek) olmuş çalışkan ve başarılı bir öğretmen!&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;O dönem her romancı adet olduğu üzre böyle tiplerin etrafında kurulu romanlara imza atmış. Ama Reşat Nuri'nin romanı diğerleri gibi toplumu şekillendirmek, Anadolu'yu aydınlatmak (!) gibi gayeleri gütmediği için roman Zehra'nın hikâyesini konu alıyor.&lt;br /&gt;Babasının günlüklerini okudukça Zehra'nın şahsiyetindeki eksiklik tamamlanıyor. Eksik olan yanı ise kitaba ismini de veren "acımak" duygusu.&lt;br /&gt;Zehra bu yanını da tamamlayıp bir süper kahramana dönüşüyor!&lt;br /&gt;Benim asıl ilgimi çeken baba karakterinin başlardaki zalim ve de gaddar sıfatlarından sıyrılıp mazlum vasfını takınması oldu. Mutlak masum veya zalim var mıdır diye gereksiz bir soruyla Reşat Nuri'nin romanlarını olayı saptırmayacağım.&lt;br /&gt;Günlük deyince hemen korkmayın. Bunlar darbe günlükleri değil!&lt;br /&gt;Romandan ders çıkarmak isterseniz ders çok:&lt;br /&gt;-Gerçekler asla size gösterildiği gibi değildir.&lt;br /&gt;-Evlenmeden önce çok iyi düşünmek gerekir.&lt;br /&gt;-Merhamet güzel bir şeydir ama acıdıklarınız gün gelir tepenize çıkabilir.&lt;br /&gt;-Iyi kadın adamı ondurur, kötü kadın öldürür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şakası bir yana duygusal bir roman okumak isterseniz Acımak okunası bir kitap.&lt;br /&gt;Benim okuduğum baskısında arkada bir de sözlük vardı. Ihtiyaç duyanlara güzel bir kolaylık.&lt;br /&gt;Türk klasiklerinden haberdar olmak isteyen tembel okura da bire bir!&lt;br /&gt;Lakin hayatının romanını arayanlara pek tavsiye etmem. Hatta onlara hiçbir şey tavsiye etmem.&lt;br /&gt;İyi okumalar...&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Acımak, Reşat Nuri Güntekin, İnkılâp Yayınları, 145sayfa...&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-2885369040683955965?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/2885369040683955965/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/01/acmak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/2885369040683955965'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/2885369040683955965'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/01/acmak.html' title='Acımak'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SX2Ru--xVqI/AAAAAAAABjw/XgbYagiLM2g/s72-c/9751000009b.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-2512846042066318534</id><published>2009-01-24T04:14:00.000-08:00</published><updated>2010-11-29T05:01:51.530-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='serSERİ yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gayri memnun politik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Muhabbet'/><title type='text'>Türkiye'yi Kurtarmak / Siyasetten Bezdiğimin Şarkısı - 2</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SXhkl7D4FdI/AAAAAAAABiw/1Ml_R5UicRw/s1600-h/meclis.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5294091964645905874" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 153px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SXhkl7D4FdI/AAAAAAAABiw/1Ml_R5UicRw/s200/meclis.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Geçen yazıda kaldığımız yerden devam edelim. İnsanlar siyasetten uzak duracaksa o zaman Türkiye'yi kim kurtaracak?&lt;br /&gt;Ben de şöyle sorayım:&lt;br /&gt;Bir kurtarma gerçekleşecekse bu kurtarma siyasetin (hele de bu kısır siyasetin)eliyle mi gerçekleşecektir?&lt;br /&gt;Şimdiye kadar kurtulan ülkeleri siyaset mi kurtarmıştır?&lt;br /&gt;Gerçekten bir kurtarma mümkün mü?&lt;br /&gt;Peki Türkiye kurtarılacak bir ülke midir?&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;Ve nihayetinde kurtarılan Türkiye'yi kurtaranlardan kim kurtaracak?&lt;br /&gt;Daha uzayacak bir yığın soruda ana temam şu:&lt;br /&gt;Bu ülke demokraside, ekonomide, insan haklarında, bilimde vesair alanlarda daha iyi yerlere gelecekse bu siyasetle veya vatanı kurtarma teraneleriyle olmayacaktır. İnsan kalitesinin yükseltilmesiyle olacaktır!&lt;br /&gt;Bu ne demek?&lt;br /&gt;Şu demek ki iyi siyasetçi, iyi sanatçı, iyi sporcu, iyi öğretmen, iyi manav, iyi kasap, iyi iyi iyi... ile olur.&lt;br /&gt;Doğan Hızlan geçenlerde bir yazısında bahsediyordu. Usta kütüphanelerle ilgili bir yazı yazmış. Sonra bazı insan(cık)lar tepki göstermiş memleket elden gidiyor, senin uğraştığına bak diye. O yazısında da o bu tepkilere tepki gösteriyordu.&lt;br /&gt;Hakikaten bu ülkenin insanlarının daha iyi şartlarda bir hayata kavuşmasının yolu nereden geçiyor?&lt;br /&gt;Siyaset meydanlarında aslanlar gibi vuruşmaktan mı? Kütüphane sıralarında beyin patlatmaktan mı?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-2512846042066318534?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/2512846042066318534/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/01/trkiyeyi-kurtarmak-siyasetten-bezdiimin.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/2512846042066318534'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/2512846042066318534'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/01/trkiyeyi-kurtarmak-siyasetten-bezdiimin.html' title='Türkiye&apos;yi Kurtarmak / Siyasetten Bezdiğimin Şarkısı - 2'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SXhkl7D4FdI/AAAAAAAABiw/1Ml_R5UicRw/s72-c/meclis.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-4787384149923285716</id><published>2009-01-23T00:00:00.000-08:00</published><updated>2009-01-23T00:00:00.767-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kitap'/><title type='text'>İnsancıklar</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SXhioDkzLuI/AAAAAAAABio/r1sEj9udIM0/s1600-h/628.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5294089802267963106" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 139px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SXhioDkzLuI/AAAAAAAABio/r1sEj9udIM0/s200/628.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Dostoyevski'nin iki kahramanının birbirlerine yazdıkları mektuplardan oluşan kitabı.&lt;br /&gt;İnsancıklar esprisi bu kahramanların fakirliklerini dolayısıyla da toplum için önemsizliğini kastediyor. Kitapta açıkça söylenmeyen ama net bir şekilde sezilen toplum eleştirisi mevcut ki Dosto'nun kendisinin de fevkalade fakir bir insan olduğunu hesaba katarsak ne denmek istendiği daha belirgin hale gelir.&lt;br /&gt;Genç bir kız olan Varvara Dobroselova ile onun yaşlı akrabası Makar Alekseyeviç arasındaki mektuplar.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;Romandan söyenebilecek pekçok şey var elbette...&lt;br /&gt;İlk söylenecek Dostoyevski hayranlığım olmalı. Bütün romancılar bir yana Dosto diğer yana diyelim.&lt;br /&gt;Seviyoruz bu adamın kalemini!&lt;br /&gt;Kitap Dostoyevski'nin ilklerinden. Yazarın Sibirya sürgünü öncesi yazılmış. Kitabı okuyunca Rusya'yı ve Rusların hayat tarzlarını iyiden iyiye merak etmeye başladım. Kahramanlarımız bir aile kuramamış ve boğazına kadar sefalet içinde yaşayan tipler. Bir pansiyon odasında kalıyor yaşlı adam. Bir palto için bile birkaç ay çalışması gerekiyor.&lt;br /&gt;O dönemi hayal etmeye çalıştım kitabı okurken. Hemen "Bizde de ne fakirler var birader!" diye akl-ı evvellik yapmayın.&lt;br /&gt;Böyle eli kolu bağlı oturup sefalet çekmek o kültürün bir uzantsı mı diye merak ediyorum sadece!&lt;br /&gt;Sefalet de onları yanlış kararlar almaya zorluyor.&lt;br /&gt;Aklımda hep yaşlı Makar Alekseyeviç'in Varvara'ya aşık olduğu meselesi vardı ama bu soru çıkan dedikodular dışında hiç cevaplanmadı. Bu çeviriden kaynaklanan bir sorun da olabilir ama neyse...&lt;br /&gt;Bir de Rusya'da alkol çok ucuz olsa gerek! Gerçi bizde de farklı değil herhalde. Emin olmak için Ertuğrul Özkök'e sormak lazım...&lt;br /&gt;Yazıyı bir dostumun klasikleşmiş sözüyle bitireyim:&lt;br /&gt;"Para var, huzur var kardeşim!"&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İnsancıklar, Dostoyevski, Timaş Yayınları, 179 sayfa&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-4787384149923285716?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/4787384149923285716/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/01/insancklar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/4787384149923285716'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/4787384149923285716'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/01/insancklar.html' title='İnsancıklar'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SXhioDkzLuI/AAAAAAAABio/r1sEj9udIM0/s72-c/628.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-1976745665055526890</id><published>2009-01-22T04:05:00.000-08:00</published><updated>2010-12-03T14:38:35.025-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='karikatür'/><title type='text'>Dağıstan Çetinkaya'dan bir karikatür</title><content type='html'>Karikatürcüler bazen öyle bir çiziyor ki birkaç kitap yazsanız ancak anlatırsınız... Aslında adına karikatür demek de biraz garip geliyor bana ama ne yapalım adı böyle...&lt;strong&gt;Dağıstan Çetinkaya&lt;/strong&gt; çizmiş. Ne diyelim eline sağlık büyük sanatçı...&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SXhg_FuL0hI/AAAAAAAABig/ejB336P2bWw/s1600-h/cizgiyorum.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5294087998957933074" src="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SXhg_FuL0hI/AAAAAAAABig/ejB336P2bWw/s400/cizgiyorum.jpg" style="cursor: hand; display: block; height: 400px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 286px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-1976745665055526890?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/1976745665055526890/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/01/dastan-etinkayadan-bir-karikatr.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/1976745665055526890'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/1976745665055526890'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/01/dastan-etinkayadan-bir-karikatr.html' title='Dağıstan Çetinkaya&apos;dan bir karikatür'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SXhg_FuL0hI/AAAAAAAABig/ejB336P2bWw/s72-c/cizgiyorum.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-3968914588913948920</id><published>2009-01-14T01:42:00.000-08:00</published><updated>2010-11-29T05:01:51.530-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='serSERİ yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gayri memnun politik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Muhabbet'/><title type='text'>Siyaset ve Kültür-Sanat/Siyasetten Bezdiğimin Şarkısı-1</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SW25uDbNUFI/AAAAAAAABiE/Zklr9M8b93g/s1600-h/crazy-baby-milk.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5291089338074746962" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 178px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SW25uDbNUFI/AAAAAAAABiE/Zklr9M8b93g/s200/crazy-baby-milk.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde yazar Ali Çolak'ın bir yazısını okumuştum. Arkadaşının "Son gelişmeler hakkında ne düşünüyorsun?" sorusuna cevap veriyordu. O da son gelişmelerden ne anladığını anlatıyordu. Çok nahif ve latif bir cevap vermişti Ali Çolak. Kültür-sanat haberlerinden, çevresindeki olaylardan bahsediyordu son gelişme olarak. Cumhurbaşkanlığı hadisesine ise muhteşem bir alıntı ile gönderme yapıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O yazıyı okumanızı tavsiye ediyorum. İçinde yaşadığımız günlere de farklı bir bakış açısı olabilir. Ben de diğer blog yazarları gibi yapayım. O yazıyı &lt;a href="http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=541504"&gt;buradan&lt;/a&gt; (ne demekse) okuyabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O dönem iyi bir siyaset takipçisiydim. Geçmiş zaman kipini kullanıyorum çünkü artık o kadar da derin ve uzun boylu siyaseti takip etmiyorum. İçimden gelmiyor birader!&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;Onun yerine farklı ilgi alanlarım oluştu. Mesela kültür sanat haberlerini daha çok okuyorum. Keşke şöyle üç dört sayfa kültür-sanat veren gazeteler olsaydı memlekette. Edebiyat dergilerini hatmediyorum. Blogları geziyorum. Teknolojiyle ilgili haberlere bakıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki neden siyaset okumuyorum?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cevabı çok basit: Çünkü siyaset çok basit!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyiden iyiye bir dalaşmaya dönüştü. Gri yok meydanda. Ya siyahsın, ya beyaz! Ya bendensin ya ondan... Ya Tayyip muhteşemdir ya Deniz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama ikisi de insan... Sevdiğiniz, etten kemikten mamul bir insan evladının hataları olamaz mı? Pekala olabilir ama kendilerinin yok!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben kendi siyasi fikriyatımı muhafazakar olarak tanımlasam da CHP'nin sosyal demokrasiye bakan ender yanlarını beğensem olmaz mı? Yahut CHPli olup bu başörtülü kızların üniversiteye girmesini desteklesem olmaz mı? Velev ki (!) başka "gri" fikirleri taşıyanlardan olsam olmaz mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayır, beni eleştiriyorsan sen karşı taraftasın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte dostlar bu siyasetten bu yüzden bezdim. Dolayısıyla artık siyaset haberlerine bir göz gezdiriyorum o kadar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eee o zaman Türkiye'yi kim kurtaracak?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-3968914588913948920?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/3968914588913948920/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/01/siyaset-ve-kltr-sanatsiyasetten.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/3968914588913948920'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/3968914588913948920'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/01/siyaset-ve-kltr-sanatsiyasetten.html' title='Siyaset ve Kültür-Sanat/Siyasetten Bezdiğimin Şarkısı-1'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SW25uDbNUFI/AAAAAAAABiE/Zklr9M8b93g/s72-c/crazy-baby-milk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-5395432460141599843</id><published>2009-01-10T04:38:00.000-08:00</published><updated>2009-01-10T04:40:42.418-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılarım'/><title type='text'>Ne Çok Şey Biliyoruz</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/RpIo_ULekgI/AAAAAAAAAHM/SCHpDPX4ZdE/s200/ne+%C3%A7ok+%C5%9Fey+biliyoruz_resim.bmp"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 140px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/RpIo_ULekgI/AAAAAAAAAHM/SCHpDPX4ZdE/s200/ne+%C3%A7ok+%C5%9Fey+biliyoruz_resim.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Biz zamane insanları ne çok şey biliyoruz. Bundan çok değil yüz, yüz elli yıl önce yaşayan insanlara göre o kadar çok malumatımız var ki… Bilimden sanata, teknolojiden sağlığa, siyasetten hukuka… Birkaç kuşak önceki akrabalarımızla çocuklarımızın bilgi dünyası kıyaslanamaz bile…&lt;br /&gt;Geçenlerde televizyonda bir anaokulunun töreni vardı. Beş veya altı yaşındaki çocuklar yabancı dilde şarkı söylüyorlardı. Ellerinde mikrofon, rengârenk elbiseleriyle… Kendi kendime düşündüm, bu yaşta başka bir dili öğrenmeye başlayan bir çocuk ileride kim bilir neler öğrenecek? Öğrenmeye aç beynini nelerle doyuracak? Bizler marifet adına onun ihtiyaçlarını karşılayabilecek miyiz? Daha bir dünya soru… Ancak şu kesin ki o yaşta bir çocuğun öğrendiği yabancı dil onun için önemli bir bilgi ve yeni yetişenler ilim konusunda cedlerimizden çok daha donanımlılar.&lt;br /&gt;Bilgisayar denen şu aleti düşünün. Hayata getirdiği yeniliklerle şüphesiz büyük bir icat ve mühim bir araç. İnternet hakeza… Günümüz insanı bu iki nesneyle bile seleflerinden açık ara önde.&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;İnsanlar atomdan gezegenlere, en küçükten en büyüğe varlık hakkında da çok şey biliyor. Dünyalar arası seyahatler konuşulmakta. Bilim adamlarını bırakın zamanımızın bencileyin sıradan insanı bile bu konularda devasa şeyler biliyor. Elementler, protonlar, nötronlar belki geçmişin ilim erbabınca bile meçhulken bugünün okul sıralarının alelade konularından. Atomu parçalamaktan bahisler açılıyor.&lt;br /&gt;Kitle haberleşme araçlarının geldiği nokta açık. Telefon denen aletin ileride gireceği kılığı hayalden aciziz. Televizyondu, fakstı derken dünya artık çok daha küçük ve bildik. Deniz aşırı ülkelerden saniyeler içinde haberdar oluyor ve olunuyoruz.&lt;br /&gt;Bizler ilimle olduğu gibi ilim kaynaklarıyla da iç içe, koyun koyuna yaşıyoruz. Dört yanımız kitap, kitapçı, kütüphane. O kadar çok okunacak kitaba sahibiz ki birçoğuna sıra gelmiyor. Gazeteler, dergiler okuyacak insan bekliyor. Bir de matbaanın olmadığı bir dünya hayal edin. Elle çoğaltılmak zorunda olan kitaplar… Hattatlık muhakkak naif ve hoş bir meslek ancak insanların küçük bir kısmına ulaşabildikleri de aşikâr. Şimdi siz bir o dünyanın insanının bilgisini, ilmini; bir de bugünün ahir zaman insanının ilminin sınırlarını hesap edin.&lt;br /&gt;Çok şey biliyoruz azizler, çok şey!&lt;br /&gt;Her gün onlarca siyaset haberi okuyoruz. Devlet yönetimiyle, politikayla hem demiz. Kanunlar, yönetmelikler, önergeler, yönergeler havada uçuşuyor. Bizi yönetecekleri, kendi özgür irademizle seçiyoruz. Seçimlerden haberdarız. Kendi memleketimizi bıraktık, Fransa’daki seçimlerin derdine düştük. Filan yerdeki ekonomik dalgalanmaların ülke piyasalarını etkileyebileceğini artık çocuklar bile biliyor. Dolar, Euro dengesinin hassasiyetlerini öğreniyoruz. Kurlara, borsaya, bileşik endekse hepimiz aşinayız. Geçmişin insanının bütün bunları hayal etmesi bile imkânsız. Bizse devasa fikriyatımız ve dağarcığımızla öyle şeylerle iç içe yaşıyoruz ki sormayın.&lt;br /&gt;Ama aslında sorun, niye sormayasınız ki! Bütün bunlardan sonra bir de şu soruları, Üstad Necip Fazıl’ın ifadesiyle ‘ifritten sualleri’ sorun:&lt;br /&gt;Bunca malumatın sebebi ne? Ne için öğreniyoruz? Deryaları denizleri dolduran bu muazzam bilgi bize ne vaad ediyor? Her şeyin ötesinde asıl mesele olan insan bu engin okyanusun neresinde? Bu dağlayan, inciten, yoran, boğan, korkutan ve en acısı da öldüren ilim, gerçekten ilim mi? Bildiğimiz şeyler bizi mutlu ediyor mu? Bir yığın soru…&lt;br /&gt;Evvel zaman insanıyla aramızda net bir fark bu nokta da karşımıza çıkıyor. O neyi bildiğini, bilmenin bilgisini biliyordu. Biz ise burada ondan ayrılıyoruz. Yunus’un dediği:&lt;br /&gt;“İlim ilim bilmektir.&lt;br /&gt;İlim kendin bilmektir.&lt;br /&gt;Sen kendini bilmezsen&lt;br /&gt;Ya nice okumaktır.” dörtlüğüne bir de bu açıdan bakmayı deneyelim.&lt;br /&gt;Şu günlerde kiminle konuşsak emeklilik günlerinde dağ başında alacağı evden ve yetiştireceği patlıcanlardan, soğanlardan bahsediyor. Şu hayattan bıkan, stresten yorulan, hayatın her günü yaşanmak zorunda olan modern işkencelerden yılan insan güruhu çareyi kaçmakta buluyor. Kaçamasalar da kaçmanın hayalini kuruyorlar.&lt;br /&gt;“Sebebi ne olabilir?” diye düşününce işte bu yazının konusuna geliyorum.&lt;br /&gt;Engin ilim kaynaklarımız, modern teknoloji, çağa uygun hayat tarzı hızla insanı kendinden uzaklaştırıyor. Ve ortada ağzının tadı kaçmış yorgun insan suretleri kalıveriyor.&lt;br /&gt;Tedavisini de yine hastalığı gibi kendinden uzaklarda arayan insan, bir sürü ucube yollara sapmaya mahkûm…&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-5395432460141599843?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/5395432460141599843/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/01/ne-ok-ey-biliyoruz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/5395432460141599843'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/5395432460141599843'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/01/ne-ok-ey-biliyoruz.html' title='Ne Çok Şey Biliyoruz'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/RpIo_ULekgI/AAAAAAAAAHM/SCHpDPX4ZdE/s72-c/ne+%C3%A7ok+%C5%9Fey+biliyoruz_resim.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-8071361071463453341</id><published>2009-01-03T01:30:00.000-08:00</published><updated>2009-01-03T02:03:01.368-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Muhabbet'/><title type='text'>Filistin</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SV83QxMK9JI/AAAAAAAABhE/4VeWMFXGwqI/s1600-h/fcocuk.png"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5287005248778073234" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 146px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SV83QxMK9JI/AAAAAAAABhE/4VeWMFXGwqI/s200/fcocuk.png" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Dünya nefret edilesi bir yer. Günlerdir haber seyretmek istemiyoruz. Göğsünün sol tarafında kalp diye bir şey taşıyan bir insan evladı ve de kararmamış bir vicdanın sahibiyseniz gözyaşlarınızı tutabilmeniz çok zor. Mesele başlıktan da anlayabileceğiniz gibi Filistin...&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Gazze kan içinde... Gökten yağan bombalar aylardır kıtlık içinde yaşamak zorunda olan Gazze halkını vuruyor... Çocuk, yaşlı, kadın, erkek demeden... &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ne yapmalı sorusu saplanıyor insan zihnine! Ne yapmalı? &lt;/div&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Öncelikle uyanmak lazım galiba. Gönlünde ufacık da olsa bir sızı duymak gerek. Filistin haberleri gösteren kanalları değiştirmemeli. Yüzünüzü buruşturmamalı. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ve dua etmeli onlara... Yerleri, gökleri, Filistin'i, İsrail'i, bomba düşen illeri, bomba yapan elleri, emir veren dilleri, ölen bütün masum güzelleri yaratan Allah'a dua etmeli... Vardır bir bildiği demeli isyan kokan cümleler kurmadan... &lt;/div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SV83j-yoXVI/AAAAAAAABhM/v40RiecY2D4/s1600-h/smsmbagis.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5287005578846559570" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 164px; CURSOR: hand; HEIGHT: 158px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SV83j-yoXVI/AAAAAAAABhM/v40RiecY2D4/s200/smsmbagis.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yardım topluyor insanlar. Onlara yardım eder isteyen... Kimse Yok mu Derneği 5 günde 2 milyon YTL yardım toplamış. Cep telefonundan mesaj atıp 5 YTL yardım gönderiyorsunuz. Başkaları da vardır muhakkak. Ve hepsi azizdir... &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ne diyeyim kalbimiz çok buruk...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-8071361071463453341?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/8071361071463453341/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/01/filistine-ne-yaplabilir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/8071361071463453341'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/8071361071463453341'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2009/01/filistine-ne-yaplabilir.html' title='Filistin'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SV83QxMK9JI/AAAAAAAABhE/4VeWMFXGwqI/s72-c/fcocuk.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-1228452144999008062</id><published>2008-12-27T02:28:00.000-08:00</published><updated>2008-12-27T02:35:42.664-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiirlerim'/><title type='text'>Teslim Şiiri</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SVYE9Txr9pI/AAAAAAAABg8/NBMKWUTtUP4/s1600-h/teslim.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5284416664093062802" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 139px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SVYE9Txr9pI/AAAAAAAABg8/NBMKWUTtUP4/s200/teslim.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;zaman akıp ellerimden&lt;br /&gt;ufalanırken varlığım havsalamda&lt;br /&gt;bir inci mercan gibi diziyorum&lt;br /&gt;yılları&lt;br /&gt;yüreğime&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;ne ağlamak kar ediyor&lt;br /&gt;ne durup düşünmek&lt;br /&gt;boynumu eğip öyle bekliyorum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-1228452144999008062?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/1228452144999008062/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/12/teslim-iiri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/1228452144999008062'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/1228452144999008062'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/12/teslim-iiri.html' title='Teslim Şiiri'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SVYE9Txr9pI/AAAAAAAABg8/NBMKWUTtUP4/s72-c/teslim.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-5920480075931805079</id><published>2008-12-20T02:30:00.000-08:00</published><updated>2008-12-20T02:31:43.798-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kitap'/><title type='text'>Ey Küskün Aşk/ Bekir Biçer</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SUzIYel7xLI/AAAAAAAABf8/J2zdSfkeULk/s1600-h/2821_b.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5281816785853334706" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 125px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SUzIYel7xLI/AAAAAAAABf8/J2zdSfkeULk/s200/2821_b.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Aşka dair yazılarıyla Viran ve Bahar'a can verenlerden kıymetli dostumuz Bekir Biçer'in kitabı "Ey Küskün Aşk" Sütun Yayınları'dan çıktı. Gerek mekan gerek imkan elverişsizliği dolayısıyla kitaba ulaşamamış bir talihsiz olarak bulunduğumuz yerden gerçek hayata dönmemize yirmi küsur gün kadar kaldı. Dönünce yapılacak ilk işlerden biri hemen bir NT mağazasından "Ey Küskün Aşk" adlı kitabı almak ve okumak olacaktır. Buradan da Viran ve Bahar müdavimlerine Bekir Biçer Hocamızın kitabının çıktığını duyurmuş olalım. Aşağıda yayınevinin kitabın tanıtımı için koyduğu yazıyı da okuyabilirsiniz...&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Bir sevda yarım kalır bir gün, bir şiir öksüz. Tutunduğun son dal kırılıverir elinde. Güvendiğin dağlar yerle bir olur. Gözlerinin göğünden kayar yıldızlar. Yüreğinin kuytularında saklanır siyah beyaz fotoğraflar…&lt;br /&gt;Bekir Biçer, insanların özlemlerinden, heyecanlarından, incinme ve kırılmalarından yola çıkarak, bütün kaybedişlere, yenilgilere rağmen insanı hayatta tutan değerlerin kudret ve kıymetine işaret ediyor kitabında.&lt;br /&gt;İnsanın bir kitapta aradığı şeyler, bir yazarın kendinde aradığı şeylerle aynıdır.Yazar kendisini yazıyla örter ve okur denen kâşifi elinden tutarak kendisinde gezdirir. Ona içini açar, ufkunun sınırlarını dolaştırır,ruh evreninde yankılanan sesleri dinletir; acılarına, özlemlerine ve trajedilerine komşu eder.&lt;br /&gt;“Ey Küskün Aşk” yazarın kendisi için ve kendi içinde çıktığı yolculuğa okuru da ortak etmek için kaleme aldığı 21 denemeden oluşuyor. &lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-5920480075931805079?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/5920480075931805079/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/12/ey-kskn-ak-bekir-bier.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/5920480075931805079'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/5920480075931805079'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/12/ey-kskn-ak-bekir-bier.html' title='Ey Küskün Aşk/ Bekir Biçer'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SUzIYel7xLI/AAAAAAAABf8/J2zdSfkeULk/s72-c/2821_b.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-5726285739742052245</id><published>2008-12-13T23:59:00.000-08:00</published><updated>2008-12-14T00:34:18.777-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Muhabbet'/><title type='text'>Ağrı'nın Soğuğu</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SUTEEelVjoI/AAAAAAAABeU/vLegCHPvn7c/s1600-h/5025.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5279560244393250434" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 150px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SUTEEelVjoI/AAAAAAAABeU/vLegCHPvn7c/s200/5025.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;10 Aralık gününe kadar gündüzleri iyi bir hava vardı. Kurban Bayramının 3. gününe denk gelen bugünde ise sabah uyandığımızda güzel bir örtüyle karşılaştık. Beyaz, bembeyaz bir örtü bütün şehri örtüvermişti. &lt;br /&gt;O gün karın yeni yağmasının heyecanıyla çok bir şey hissetmedik desem yeridir. Hava da yumuşak sayılırdı. Lakin o günü takip eden 11 ve 12 Aralık gecesi inanılmaz bir soğuk vardı.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Ağrı'ya gelmeden burada üniversite okumuş bir arkadaşıma Ağrı'nın soğuğunu sormuştum. Verdiği cevaba gülmüştüm ama dediğini bizzat yaşadım: "Hocam, burnunun içindeki kıllar bile donacak!" &lt;/div&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Evet, arkadaşımın dediği hadiseyi üç dört gündür kesinlikle yaşıyorum. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;11 Aralık günü birliğe gelirken Özel Ortadoğu Hastanesinin önündeki tabelada -20'yi gördüm. Ve dün gece bir dostumun mesajıyla uyandım:&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;"İnşallah nöbette değilsindir çünkü meteorolojinin sitesinde Ağrı şu an -27!" &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yattığım yerden dışarıdaki nöbet kulübesine baktım. İki asker kulübenin içinde nöbet tutuyordu. Hava -27 dereceydi ve kulübede ısıtıcı falan yoktu!&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Gündüzse saatime kaçan suyun buzunu çözmek için uğraştım. Elektrikli sobanın önüne koyuyorum, çözülüyor. Alıp koluma takıyorum. 15 dk. içinde yine buz! Dehşet bir şey...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Halk bu duruma alışkın gibi. Çok umursamıyorlar. Konuştuğum insanlar bu sene kış geç geldi diyor. Ne diyeyim, iyi ki de geç geldi!&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-5726285739742052245?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/5726285739742052245/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/12/arnn-souu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/5726285739742052245'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/5726285739742052245'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/12/arnn-souu.html' title='Ağrı&apos;nın Soğuğu'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SUTEEelVjoI/AAAAAAAABeU/vLegCHPvn7c/s72-c/5025.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-4553370800326554755</id><published>2008-12-11T04:35:00.000-08:00</published><updated>2008-12-11T04:40:23.127-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiirlerim'/><title type='text'>Nicesi Tekrarlanmış Bu Hayat</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SUEKJ8WpVJI/AAAAAAAABds/rBSZNBtw6LU/s1600-h/MilkyWayRoad_landolfi.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5278511404191143058" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 134px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SUEKJ8WpVJI/AAAAAAAABds/rBSZNBtw6LU/s200/MilkyWayRoad_landolfi.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SUEJn_r-m0I/AAAAAAAABdk/CdZfJ3a5UcQ/s1600-h/MilkyWayRoad_landolfi.jpg"&gt;&lt;/a&gt;nicesi tekrarlanmış bu hayat&lt;br /&gt;gitmekli kelimeler büyütür içimde&lt;br /&gt;aslı gitmekse attığımız adımların&lt;br /&gt;biz neyi dilenmişiz&lt;br /&gt;kapının kullarından&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sırtımızda tek urba&lt;br /&gt;coğalan yolculuğumuz&lt;br /&gt;renk aynı, ahir mukadder&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yürüdükçe varız&lt;br /&gt;bu hayata bulanmış serin mai meydanda&lt;br /&gt;ufalandıkça çok&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-4553370800326554755?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/4553370800326554755/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/12/nicesi-tekrarlanm-bu-hayat.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/4553370800326554755'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/4553370800326554755'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/12/nicesi-tekrarlanm-bu-hayat.html' title='Nicesi Tekrarlanmış Bu Hayat'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SUEKJ8WpVJI/AAAAAAAABds/rBSZNBtw6LU/s72-c/MilkyWayRoad_landolfi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-221798035402796813</id><published>2008-11-15T02:02:00.000-08:00</published><updated>2008-11-15T02:20:39.843-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kitap'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Muhabbet'/><title type='text'>Huzur</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SR6iNsXgR_I/AAAAAAAABc0/eB6-FQAt4X4/s1600-h/zBK980077TQ576_250.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5268826970201802738" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SR6iNsXgR_I/AAAAAAAABc0/eB6-FQAt4X4/s200/zBK980077TQ576_250.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;İnsan askerdeyken sivil hayatta yapamadığı pek çok şeye fırsat bulabiliyor. Mesela, okumak! Bu aralar getirdiğim kitapları bitirdiğim için okuyamıyorum ama yine de iyi kitap okudum. Okuduğum bir kitaptan bahsetmek istiyorum: Ahmet Hamdi Tanpınar'ın en önemli eserlerinden biri, belki de en önemlisi, Huzur!&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bir kültür-sanat sayfasında okumuştum. İnsanlara soruyorlar: "Türk Edebiyatının enönemli 10 eseri?" &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yazar veya şairler liste veriyordu. Pekçoğunun listesinde görmüştüm Huzur'u...&lt;/div&gt; &lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sokak ağzıyla söyleyelim hadi: Adam yazmış kardeşim!&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bir aşk hikâyesi... Mümtaz ve Nuran'ın aşkı. Belki de huzursuzluğun romanı!&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Tanpınar'ın harikulade üslubu zamane gençlerini sarar mı? Zannetmem. Metal Fırtınalar, Harry Potterlar veya Sevgi Öyküleri gibi çerezleri okuyan gençliği pek açmaz! Ama halis muhlis bir roman okumak isteyene ilk tavsiyelerimdendir Huzur!&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Mümtaz çocukluğu zor geçmiş, ailesini kaybetmiş ancak akrabası İhsan'ın yanında yetişerek tam bir İstanbul beyefendisi. Romanın en önemli karakteri! &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Nuran başından yanlış bir evlilik geçmiş fedakar anne! &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İkilinin ortak zevkleri musiki ve İstanbul. Hayata bakışları çok benziyor. Ancak yaşadıkları maalesef bu ikiliyi bir araya getiremiyor...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Olaylar çok mühim değil aslında romanda Tanpınar'ın musiki aşkının, edebiyat zevkinin sınırsızlığını görüp, yazara hayran oluyorsunuz... Muazzam bir anlatım ve muhteşem bir ifade!&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Mümtaz'ın hayalleri, Tanpınar'ın benzetmelerindeki enginlik gerçekten de romanı edebiyatımızın ilk onu içerisine sokuyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Okumayanlara şiddetle tavsiye ederim...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Hissederek okunacak bir roman... &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-221798035402796813?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/221798035402796813/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/11/huzur.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/221798035402796813'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/221798035402796813'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/11/huzur.html' title='Huzur'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SR6iNsXgR_I/AAAAAAAABc0/eB6-FQAt4X4/s72-c/zBK980077TQ576_250.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-4469773437492800374</id><published>2008-09-20T01:53:00.000-07:00</published><updated>2008-09-20T02:00:41.349-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiirlerim'/><title type='text'>Kaybedenin Türküsü</title><content type='html'>&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SNS6slVvpCI/AAAAAAAAA_w/d3Y7RnEjvKA/s1600-h/kaybedenin%2Bt%25C3%25BCrk%25C3%25BCs%25C3%25BC.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img ad="true" border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SNS6slVvpCI/AAAAAAAAA_w/9NFEvAd9kbg/s320-R/kaybedenin%2Bt%25C3%25BCrk%25C3%25BCs%25C3%25BC.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;yanından geçip gidiyor gördüğün tüm suretler&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;tutunacak bir dal bile bulamıyorsun&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;hayat dediğin şu masal salonunda&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;yaşamaya değer bir an arıyor&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;boşluğa bakmaktan usanmış, mükedder gözlerin,&lt;/div&gt;bulamıyor kendini bağlayacak yalancı bir sahil.&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ölmekten korkmuyorsun ama&lt;br /&gt;Ölmekten utanıyorsun,&lt;br /&gt;Utanıyorsun yaşamaktan,&lt;br /&gt;Ama tutamıyorsun yaşamaktan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynalar zindan,&lt;br /&gt;Uzanıp alamıyorsun, çekip çıkaramıyorsun&lt;br /&gt;Silip atamıyorsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hıçkıra hıçkıra ağlarsan eğer,&lt;br /&gt;Dönüp bakıyor&lt;br /&gt;mısraları yutan endamlı martılar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir yel savursa diyorsun şu sefil bedenimi&lt;br /&gt;Bilinmez bir diyara&lt;br /&gt;Savurmuyor rüzgarlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne ağlamak çare oluyor,&lt;br /&gt;Ne oturup düşünmek.&lt;br /&gt;Yutkunup öylece, boynunu eğiyorsun&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ölmekten korkmuyorsun ama&lt;br /&gt;Ölmekten utanıyorsun,&lt;br /&gt;Utanıyorsun yaşamaktan,&lt;br /&gt;Ama tutamıyorsun yaşamaktan. &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-4469773437492800374?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/4469773437492800374/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/09/kaybedenin-trks.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/4469773437492800374'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/4469773437492800374'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/09/kaybedenin-trks.html' title='Kaybedenin Türküsü'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SNS6slVvpCI/AAAAAAAAA_w/9NFEvAd9kbg/s72-Rc/kaybedenin%2Bt%25C3%25BCrk%25C3%25BCs%25C3%25BC.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-1550076600008625326</id><published>2008-09-07T04:37:00.000-07:00</published><updated>2008-09-07T04:46:30.551-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Muhabbet'/><title type='text'>O Şimdi Asker</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SMO-8PZNzUI/AAAAAAAAA-o/2qB1oPiwOXg/s1600-h/images.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5243244333323111746" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SMO-8PZNzUI/AAAAAAAAA-o/2qB1oPiwOXg/s200/images.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Vatan borcumuzu yerine getirmek için Ağrı'da bulunmaktayız. Acemiliği bitirdik. 25 gün sonra sivil hayat bambaşka bir duygu.&lt;br /&gt;Askerlik kutsal lakin askeriye ile ilgili duygularımız şimdilik karnımızda kalsın.&lt;br /&gt;Ağrı ise küçük bir şehir!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir dünya hasret ve özlemle gün saymaktayım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-1550076600008625326?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/1550076600008625326/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/09/o-imdi-asker.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/1550076600008625326'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/1550076600008625326'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/09/o-imdi-asker.html' title='O Şimdi Asker'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SMO-8PZNzUI/AAAAAAAAA-o/2qB1oPiwOXg/s72-c/images.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-5173668525461988055</id><published>2008-07-30T10:20:00.000-07:00</published><updated>2008-07-30T10:25:25.674-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiirlerim'/><title type='text'>Zevalim</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_3Shh-iPmSuw/SJCjnCRUfSI/AAAAAAAAA9Q/3grC1TLzfE0/s1600-h/1050429_love_1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5228859058396888354" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 173px; CURSOR: hand; HEIGHT: 126px" height="144" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_3Shh-iPmSuw/SJCjnCRUfSI/AAAAAAAAA9Q/3grC1TLzfE0/s200/1050429_love_1.jpg" width="187" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;zevalim dil ucunda&lt;br /&gt;zevalim kelimeler kuytusunda dargın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi ülkemin bir köşesinde&lt;br /&gt;dertten arınmış&lt;br /&gt;kaygısız nefeslerle yaşayan bir ceylan&lt;br /&gt;zevalim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;zevalim eskimeyen bir gül&lt;br /&gt;zevalim geceye düşmüş siyah kakül&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;alevden bir suretin içime düştüğü sabah&lt;br /&gt;yitirdiğim yeisimin kucağına atıldığımdır&lt;br /&gt;zevalim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;zevalim ne bir güzel&lt;br /&gt;zevalim ne bir hayal&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;zindan duvarlarına saçılan zehrimi&lt;br /&gt;bir bahar toplayıp&lt;br /&gt;tenime sürdüğümdür&lt;br /&gt;zevalim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;zevalim kırgın gülüşlerim&lt;br /&gt;zevalim soldurulmuş düşlerim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ateşler ateşinde kanımla suladığım&lt;br /&gt;gölgelere bulaşmamış arı bir hülya&lt;br /&gt;peşinden koşan meltem&lt;br /&gt;zevalim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;zevalim kaf dağının yokuşu&lt;br /&gt;zevalim zümrüdü anka kuşu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;müptela gecelerin tiryaki karanlığından&lt;br /&gt;doğum&lt;br /&gt;doğuma hasretimdir&lt;br /&gt;zevalim&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-5173668525461988055?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/5173668525461988055/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/07/zevalim.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/5173668525461988055'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/5173668525461988055'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/07/zevalim.html' title='Zevalim'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_3Shh-iPmSuw/SJCjnCRUfSI/AAAAAAAAA9Q/3grC1TLzfE0/s72-c/1050429_love_1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-7327630542526513340</id><published>2008-07-04T14:24:00.000-07:00</published><updated>2008-07-04T14:37:19.646-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Muhabbet'/><title type='text'>Çözüm...</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_3Shh-iPmSuw/SG6Xd-D17SI/AAAAAAAAA5A/kocQZkeuKuI/s1600-h/474426_looking_for_the_light.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5219275559300099362" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_3Shh-iPmSuw/SG6Xd-D17SI/AAAAAAAAA5A/kocQZkeuKuI/s200/474426_looking_for_the_light.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Siyaset kaynıyor. Havalar çok sıcak. Zaten su sıkıntısı da çekiyoruz. Elektiriğe zam geldi. Benzin aldı başını gidiyor. Amerika'da seçimleri kim kazanacak? AB'ye girecek miyiz? Ergenekon nereye gidiyor? AKP kapanacak mı?&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Enes Sami ne zaman yürüyecek? (Kendisi benim bir yaşındaki oğlum olur!) Maaş ne zaman yatacak? Arabayı satabilecek miyim? Askerlik işi ne olacak? Yaş geldi otuza...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Küresel ısınma, iklim değişiklikleri! Nesli tükenen hayvanlara mı acısak nesli bozulan gençliğe mi yansak?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ne yapacağımızı bilemiyoruz!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Boş yere çıkıp bir yerlerden atlamıyor insanlar!&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Çözüm?&lt;/div&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Çözüm tek: Her şeye kadir olana sığınmak! İyi ki varsın ve iyi ki kendini benim gibi bir acize bildirmişsin Allahım!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Buraya hiç böyle şeyler yazmamıştım ama içimi dökmek istedim galiba... Affola!&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-7327630542526513340?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/7327630542526513340/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/07/zm.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/7327630542526513340'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/7327630542526513340'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/07/zm.html' title='Çözüm...'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_3Shh-iPmSuw/SG6Xd-D17SI/AAAAAAAAA5A/kocQZkeuKuI/s72-c/474426_looking_for_the_light.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-7983860173350654408</id><published>2008-06-27T02:36:00.000-07:00</published><updated>2008-06-27T02:38:44.893-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılarım'/><title type='text'>Türkçe Olimpiyatları</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SGS0_BtrP8I/AAAAAAAAA34/vTVdyuN1yPk/s1600-h/1213194380_00006619438.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SGS0_BtrP8I/AAAAAAAAA34/vTVdyuN1yPk/s200/1213194380_00006619438.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5216493263286648770" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;“Dile kolay” diye bir laf var. Söylenirken bir çırpıda ağızdan çıkıveren ancak gerçekleşmesi için epey ter dökülen işler için kullanılır. Mesela Peyami Safa’nın yazdığı 500 civarında irili ufaklı eser için kullanılır. Bir ömrün ardında bunca eser bırakmak kaç yazara nasip olmuştur? Bir çırpıda söyleniveren bu rakamları gerçekleştirmek için Safa nelerden fedakârlık yapmıştır kim bilir…&lt;br /&gt;Ya da Büyükdoğu’nun on altı kere kapatıldığını söyleriz ve ilginç olanı ne de kolay söyleyiveririz. Oysa onu defalarca kapatılmasına rağmen yılmadan yeniden çıkarma kuvvetini kendinde bulan mücadele azmini ve o büyük mücadele insanının yaşadıklarını unutabiliriz. Bu yönüyle Necip Fazıl Kısakürek önemli bir şair, bir edipten öte büyük bir dava adamıdır. Biz de laf olsun diye konuşuveririz: 16 defa!&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;Bu sözü pek çok yer için kullanmak mümkün...&lt;br /&gt;Son günlerde “dile kolay” deyimi yine bir cümleye tam oturuyor: “Bu yıl altıncısı düzenlenen Türkçe Olimpiyatlarına 110 ülkeden 550 yarışmacı katıldı.”&lt;br /&gt;Dile kolay, 110 ülke! Bir değil, beş değil; tam yüz on…&lt;br /&gt;Bizim gibi konuşan, bizim gibi şarkı söyleyen, bizim gibi Zeybek oynayan, bizim gibi halay çeken yani bizim gibi hisseden yabancılar görmek bambaşka bir duygu! Onları sahnenin dışında, televizyon ekranından başka yerlerde görmek ise tarifi lâ-mümkün bir mazhariyet!&lt;br /&gt;Televizyondan seyrederken bunların gerçek olamayacağını, böylesi bir hadisenin bu kadar büyük çapta gerçekleşemeyeceğini zannedebilirsiniz. Hayal gördüğünüzü de düşünebilirsiniz. “Bizler, şu bizim Türkler mi bu işleri başardı?” diye de sorabilirsiniz kendi kendinize.&lt;br /&gt;Bu gençler tamamen gerçek! Endonezyalı öğrencilerden oluşan mehter takımı gerçekten var! Çile Bülbülüm şarkısını söyleyen bir Kamboçyalı genç kız uğradı bu ülkeye . Sakarya Türküsü şiirini dinleyenleri ağlatan bir hissiyatla okuyan Moğol kızı, sahnede Zeybek oynayan Güney Afrikalı delikanlı da hakikatin bir parçası.&lt;br /&gt;Dile kolay diyoruz çünkü bu tablonun altında imzasız birçok kahramanlık, bir yığın kahraman ve sayısız fedakarlık öyküsü yatıyor. Bu tablonun mimarları elleri öpülesi öğretmenler dünyalık sevdalardan geçerek, türlü meşakkatlere katlanarak oralara gittiler. Hayatın kendilerine güleceği demde, geride sevenlerini bırakarak ve pek çoğu da gittikleri yerde onları neyin beklediğini bilmeyerek gittiler. Yahya Kemal’in Mehlika Sultan’a aşık yedi genci gibi dönüşü olmayan bir yolda, dönmeyi düşünmeyerek gittiler. Bugün insaf sahibi her insanın göğsünü kabartan bu tablo meydana gelene kadar ne sıkıntılar çekildi, nelere katlanıldı.&lt;br /&gt;Ödül töreninde Tanzanya’da hayatını yitiren kahraman insan Erkan Çağıl’ın ailesine bir vefa ödülü verildi. Erkan Çağıl bir esnaftı. Oralarda açılan okullara kol kanat germek, maddi manevi sıkıntılarında onlara destek çıkmak ve Tanzanya’ya bir Türk üniversitesi açmak için gitmişti. Ve oraya Tanzanya’nın bağrına bir gül fidanı olarak düştü. Şimdi mezarı orada!&lt;br /&gt;Affınıza sığınarak yine dile kolay diyeceğim. Tanzanya neresi, Türkiye neresi! Pek çoğumuz haritada yerini gösteremeyiz. Ancak bu insanlar Tanzanya gibi binlerce kilometre uzaklıktaki bir ülkede Türkiye’nin, Türk kültürünün, Türkçenin ve Türk insanının bayraktarlığını yapıyor.&lt;br /&gt;Bu, konuşmayı marifet saymayan insanları, Erkan Çağıl’ın ailesini konuşturdular ödül töreninde. Eşi, “Tanzanya bize hayat veriyor.” dedi. Bu insanları büyük yapan işte bu düşünce!&lt;br /&gt;Başka bir insandan o anda nasıl hareket etmesini beklersiniz? Eşini ülkesinden binlerce kilometre uzakta bir ülkede kaybetmiş, iki çocuğuyla kalakalmış.&lt;br /&gt;Dövünmesini, feryat etmesini, belki kadere isyan etmesini ya da en azından eşinin cenazesiyle birlikte iki yetimini de alıp ülkesine dönmesini bekleriz. Ancak bu kahraman insan eşini o ülkeye defnediyor. İki çocuğuyla onun yanı başında bir çınar gibi Tanzanya’da yaşamaya devam ediyor.&lt;br /&gt;Müsaadenizle hiç abartmadan söyleyeceğim: Bu bir destandır! Türk insanının ve Türkçenin destanı… Türkiye’nin ve Türkçenin bayrağı Erkan Çağıl’ın mezarında dalgalanıyor, haberimiz ola!&lt;br /&gt;Olimpiyatların ve dünyanın dört yanında açılan Türk okullarının Türkiye’ye ve Türkçemize getirecekleri o kadar çok söylendi ki başka söze gerek var mı bilmiyorum.. Gelecek Türkçenindir dostlar!&lt;br /&gt;Okumayanlar için Harun Tokak Bey’in Önden Giden Atlılar ve Yoldakiler isimli iki kitabını önerebilirim. İsimsiz kahramanların gerçek hayat öykülerini bu kitaplardan okuyabilirsiniz. Övülmekten hoşlanmayan, övünmeyi ise hiç sevmeyen bir ceddin tilmizleri olan bu insanları birileri yazmalıydı. Onu da Harun Tokak yaptı, iyi ki de yaptı…&lt;br /&gt;Önümüze sunulan enfes manzaranın perde arkasındaki büyük çalışmanın tek kahramanı elbette Erkan Çağıl değil. Erkan Çağıl gibi binlerce yürek çatlarcasına koşmaya devam ediyor. Birkaç yıllık bir heves değil içlerindeki. Bin yıldır inancıyla, mücadelesiyle, fikriyatıyla bir medeniyetin öncü gücü ve tek muktedir temsilcisi olan bu milletin gönlündeki aşktır onların gönlündeki.&lt;br /&gt;Temennimiz ve duamız onların gönlündeki bu aşkın hiç solmaması. İnşallah Rabbim soldurmaz, o aşktan gayrı neyimiz var ki…&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-7983860173350654408?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/7983860173350654408/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/06/trke-olimpiyatlar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/7983860173350654408'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/7983860173350654408'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/06/trke-olimpiyatlar.html' title='Türkçe Olimpiyatları'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SGS0_BtrP8I/AAAAAAAAA34/vTVdyuN1yPk/s72-c/1213194380_00006619438.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-6444973798449696152</id><published>2008-06-13T04:34:00.000-07:00</published><updated>2008-06-13T04:37:08.515-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılarım'/><title type='text'>Gelmek, Sen Gelince Güzeldir</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SFJbn2IU-iI/AAAAAAAAA3E/-IqWaMexWuE/s1600-h/gelmek.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5211328458924554786" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SFJbn2IU-iI/AAAAAAAAA3E/-IqWaMexWuE/s200/gelmek.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Gelmek, bekleyiş bir raddeye gelince, tahammülün sınırları aşılınca güzeldir. Ruh yana yana kavrulunca, kavrulacak ruh kalmayınca hoştur. Bekleyiş, insanı bir baştan bir başa esir alınca tatlıdır gelmek. Gelivermek ötelerden baharın bir çiçeğin vücuduna yürüdüğü gibi.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;Gurbet gönle bir diken olup batınca ve usul usul kanatınca onu, şifadır.&lt;br /&gt;Ve gelmek, can yoldaşıyla güzeldir. Can yoldaşı dediğim belki kadim düşmanı. Zehrin panzehiri, yağmurun çorağı, yakının ırağı. Gelmenin böylesi kardeşi elbet gitmektir.&lt;br /&gt;Gitmişse Sevgili ötenin de ötesine, aşılmazların da ardına geçtiyse, varılmaz mesafelerin bağrında konakladıysa güzeldir gelmek. Hicranın kavurduğu yanmış bağra bir damla ab-ı hayattır. Söndürmektir yanan ateşi. Varmaktır varılmaza. Aşmaktır aşılmazı.&lt;br /&gt;Gitmeyi de sevdiren böyle bir gelmektir, okyanus ötesinden, bir sabah, ansızın…&lt;br /&gt;Ve gelmek son defa olunca güzeldir. Gitmek denen fiili yerin yedi kat dibine sokunca, unutulanların da arasında unutturunca sefadır. Lügatten, zihinden, kalpten, yeryüzü üzerinden silinince o gaddar kelime öylece vefadır. Sevgili son kez, bir kere, dahası olmamak üzere gelmişse güzeldir. Vuslat, sonsuzluğun bağrında boy verince berekettir.&lt;br /&gt;Gitmek, gurbet zehrini yedeğine alıp bizim diyarlardan kendisiyle beraber gidince affedilir. Eskilerde kalınca, dostla beraber anılınca, yitik bir anı gibi maziye yakalanınca sevilir.&lt;br /&gt;Gönül bu zehre gayrı dayanamaz. Böyle bir kere daha yanmaya katlanamaz. Gurbet uykusundan gayrı uyanamaz.&lt;br /&gt;Ve gelmek, usul ama derinden, sakin fakat yürekten akan ırmaklara benzeyince güzeldir. Benliğini yollara sererek, ruhuyla, canıyla, bütün azalarıyla bekleyeni, vuslat müjdesini kaygısız bir ağızdan duyuverince görün. Onun nasıl kendinden geçtiğini görünce anlarsınız bekleyişin haddini hesabını… Şüphesiz ansızın çalan kapının önüne yığılıveren âşık pek muhteşem anlatır sevginin değerini. Sevinçten duran kalp ne müessir bir anlatıcıdır…&lt;br /&gt;Ve gelmek, en çok da gelene güzeldir. Su yanana, ateş soğuk vurmuşa hoştur. Çilenin aslını da gurbete düşen çekmiştir. Her anını zehir gibi içine çektiği ağyar zulmünü yaşayan bilir. Yangını yanmışa sormalı. Gayrisi halin bilmez. Acıyı çeken bilir, etraftaki teskin ediciler, teselli vericiler işin yalnız lafını eder. Acıyı lokma lokma, dirhem dirhem ruhuna dizen, kanında bilen, asıl yanıcı odur. Ateş yalnız ve yalnız düştüğü yeri yakar. İşte gelmenin de değerini uzaktakine sorun. Manasını kâmil manada ancak o bilir. Bizim uzaktan döktüğümüz laf kırıntılarına değil gelmesi beklenen, vuslat sayıklayan Sevgili’ye sormalı.&lt;br /&gt;Ve gelmek, bir çift göz varsa güzeldir. Yolunu gözleyen, kanlı yaşı gönüldeki odlara saçan, zifir karanlığı gecelerde uykuya geçit vermeyen gözler… Gelen özler, bekleyen de özlerse; şiir o zaman ‘tamam’ olur. Biri eksik kalınca kafiyesi uymayan yapmacık şiirlere benzer ki dinleyenin kulağını tırmalar, ruhu ezer, gönlü üzer.&lt;br /&gt;Bekleyen binlerceyse, o zaman şiir destan olur, hasret okyanuslar aşar, sevda türküleri mesafeleri tüketir. Maddi olan hiçbir bent, set o hasretin önünde duramaz. Yıkılır, savrulur gider…&lt;br /&gt;Ve gelmek, hep güzeldir, illa ki güzeldir, muhakkak güzeldir. Daima, her zaman, yine de güzeldir. Güzel hep güzeldir.&lt;br /&gt;Ve gelmek, Sevgili, gelmek, sen gelince güzeldir…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-6444973798449696152?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/6444973798449696152/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/06/gelmek-sen-gelince-gzeldir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/6444973798449696152'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/6444973798449696152'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/06/gelmek-sen-gelince-gzeldir.html' title='Gelmek, Sen Gelince Güzeldir'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SFJbn2IU-iI/AAAAAAAAA3E/-IqWaMexWuE/s72-c/gelmek.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-6930492313323209288</id><published>2008-06-05T01:12:00.000-07:00</published><updated>2010-12-02T12:42:40.164-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='viranvebahar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Muhabbet'/><title type='text'>Viran ve Bahar e-edebiyat Dergisi 1 Yaşında…</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SEehcPwaeXI/AAAAAAAAA1A/MT_DB2C9Sqs/s1600-h/vvbkapak.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5208309000715270514" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SEehcPwaeXI/AAAAAAAAA1A/MT_DB2C9Sqs/s200/vvbkapak.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kendimize yazan, okuyan ve hisseden insanların yaşadığı bir iç ülke kurduk. Gerçek dünyanın bunaltan meşgalelerinden daralanları buyur ettik. Yazmak denen sırlı uğraşa gönül vermiş azade gönülleri bekledik.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;Çok bekletmediler bizi.&lt;br /&gt;Duruşumuza cevap verdiler ve sıkı dostluklarla bezenmiş, şiirin büyüsüyle örülmüş ve yazının esrarıyla dokunmuş bir ülkeyi usul usul büyütmeye başladık. Adını Viran ve Bahar koyduk. İstedik ki dünyanın bütün viraneleri, yıkıntıları, kötülükleri fikrin elmas kılıcıyla baharlara dönsün. İhtiyar dünyamızın zevale doğru yürüdüğü şu ilginç asırda biz de hoş bir seda ile var olmak istedik şu kirlenmiş gök kubbede… Bütün kirler arınsın, karanlıkla aydınlıklara gark olsun.&lt;br /&gt;Başarılı olduk mu diye sormayın, yürünecek o kadar çok yol var ki…&lt;br /&gt;“Yolda olmak, bir niyetin ortaya konuşuysa; yolda ölmek de varmak kadar mukaddestir.” dedik ve halen yazarak, okuyarak ve şu devirde onurlu her insanın yapacağı gibi hissederek yaşamaya çalıştık.&lt;br /&gt;Viran ve Bahar e-edebiyat Dergisi bugün bir yaşında… Daha kalıcı adımlarla, önemli yeniliklerle geleceğe yürüyüşümüz devam ediyor. Kalemin esrarına kapılıp giderken, “Yazdıklarımız yaşadıklarımızdır!” diyor ve sizi hep yanı başımızda hissediyoruz…&lt;br /&gt;Adresimiz: www.viranvebahar.com&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-6930492313323209288?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/6930492313323209288/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/06/viran-ve-bahar-e-edebiyat-dergisi-1.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/6930492313323209288'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/6930492313323209288'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/06/viran-ve-bahar-e-edebiyat-dergisi-1.html' title='Viran ve Bahar e-edebiyat Dergisi 1 Yaşında…'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/SEehcPwaeXI/AAAAAAAAA1A/MT_DB2C9Sqs/s72-c/vvbkapak.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-1261971394227809179</id><published>2008-05-20T03:16:00.000-07:00</published><updated>2008-06-05T01:20:18.843-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılarım'/><title type='text'>Annem</title><content type='html'>Hayatımın en acıklı sahnelerinden biridir. Annem, babam, kardeşlerim, babaannem otobüsün önünde bekliyorlar. Hepsi ağlamaklı gözlerle bana bakıyor. Bense otobüsün içinde tek başıma öylece oturuyorum. Boğazım düğümlenmiş, yutkunamıyorum. Bıraksalar deliler gibi ağlayacağım.&lt;br /&gt;İşte bu resmin orta yerinde ağlamamak için dudaklarını ısıran, üzülmüyormuş gibi yapan ama bir taraftan içinin yandığı, kavrulduğu her halinden belli olan bir kadın rikkatime dokunur:&lt;span class="fullpost"&gt; Annem!&lt;br /&gt;Günlerce ağladığını söylerdi kardeşim. Otobüs hareket ettikten ve ben usulca o resmin kenarından uzaklaştıktan sonra annem koyuverirmiş kendini. Ağlar, ağlar, ağlarmış… Benim için, evladı için ağlarmış. On üç yaşında yolu gurbete düşen büyük oğlu için gözyaşı dökermiş çilekeş annem.&lt;br /&gt;Fakat şu bir gerçek ki çocuklar annelerin değerini bilmiyor. Çocukluklarından belki de! Ben de çocukluğuma doğru hayali seyahatlere çıkınca hep bunu görürüm. Üzülen, yorulan, yıpranan, arada kalan annemi. “Çok üzmüşüz!” derim kendi kendime. O günlere geri dönememek bir tarafa, bugün telafi imkanı bulamamak da insanı ayrıca üzüyor.&lt;br /&gt;İnsan hayatla baş başa kalınca, bütün sıkıntıları tek başına göğüslemeye mahkum olunca annenin değerini anlıyor. Yanı başında çınar gibi duran, her türlü derdin devası, muhterem bir merhamet abidesi. Sevindiğinde boynuna sarıldığın, öpücüklere boğduğun; üzüldüğünde dizlerinde ağladığın anne.&lt;br /&gt;Sonra gurbetlik günlerim başladı. On üç yaşındaydım. Ve işte o zaman anladım annenin dünyanın en güzel tutkusu olduğunu. Soğuk yatakhane duvarları, karanlık yurt koridorları söyledi bana. Annenin sıcak sinesinden sonra demir ranzanın kucağı anlattı bunları.&lt;br /&gt;Bir daha geriye dönmek olmadı. Lise, üniversite, iş hayatı derken bir türlü anne kucağına dönemedim. Birkaç günlük ziyaretler, tatiller de içimizdeki anne hasretini dindiremedi. Gurbet kader oldu hasılı.&lt;br /&gt;Aslında ben vefasız bir evlat olarak alıştım bu duruma. Yurt günlerinde geceleri yorganı başına çekip gizli gizli ağlayan ben, şimdilerde bir parça alıştım. Ayrılığa, hasretin insanın içinde uyandırdığı kekremsi tada bir parça aşina oldum. Ama anneye duyulan derin ihtiyaca ve hangi yaşa gelsek de annesiz eksik olduğumuz hakikatine asla alışamadım.&lt;br /&gt;Kimileri telefondan şikayetçidir. “Eskiden vefayı, hasreti tadına vara vara hissediyorduk, şimdi ise teknoloji geldi; mertlik bozuldu derler. Ben böyle düşünmüyorum. Telefon büyük bir nimet! Günün içinde, hayatın hoyrat akışının bağrında, çözülmez problemlerin devasa dalgalarının koynunda bunalmışken imdada telefon yetişiyor. Anneme, o en emin limana, dertlerin dermanına, onun ipekten sesine sığınıyorum. Belki uzağız, uzaktayız ancak annenin moral veren, şifa dağıtan sesiyle bir parça rahatlayıveriyoruz. Stres sıkıntısı çeken her türlü problem sahibine en büyük tavsiyemdir: Arkanıza yaslanın, iki soluklanın ve annenizi arayın. Sorgusuz sualsiz kucağını açacak, size cennetten ödünç alınmış birkaç dakika yaşatacak yegane iksir, anne sesidir, annemin sesidir.&lt;br /&gt;Zaman zaman serzenişte bulunur, sitem eder annem, ne zaman buralara geleceksiniz diye. “Bak anne ne güzel konuşuyoruz, haberinizi alıyoruz.” diye pervasızca laf edince o da havsalama kazınan ve gönlümde yankılanan şu lafı eder: “Ana olsan anlardın.” Ana olmak, göğsünde daim sızı taşımaktır. Evlattan uzak olmak da bütün bütün ana kalbinde yaradır.&lt;br /&gt;Evlat olarak bize düşen onun bağrındaki yaralara merhem olmaya çalışmak, deva bulmaya çabalamak olsa gerek! Kalbi gurbet acısıyla sızlayan anaya en büyük darbe evlat vefasızlığı, vurdumduymazlığıdır. Evlatlar anaları, ataları asla unutmamalı, her daim gönüllerini almalıdır. Bir ananın evladı için yaptıklarının, uğruna katlandıklarının çektiklerinin karşılığını bir evladın ödemesi mümkün değildir. Bu emeğin karşılığını dünya üzerinde karşılayacak akçe icat edilmemiştir. Bu uhrevi varlığın, kutsal meleğin analık hakkının bedelini ancak ve ancak Allah verecektir.&lt;br /&gt;Ya biz? Biz ne yapacağız?&lt;br /&gt;Ben bilmiyorum bu sorunun cevabını. Anne deyince içim sızlıyor, gözlerime bir şeyler yürüyor ve onun sesini duymak ihtiyacım depreşiyor ve telefona sarılıyorum. Ne yapayım şu gurbet akşamında ancak bunu yapabiliyorum.&lt;br /&gt;Annem benim! Seni çok seviyorum…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-1261971394227809179?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/1261971394227809179/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/05/ali-yksel-hayatmn-en-ackl-sahnelerinden.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/1261971394227809179'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/1261971394227809179'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/05/ali-yksel-hayatmn-en-ackl-sahnelerinden.html' title='Annem'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-3857574915081565133</id><published>2008-05-06T08:37:00.000-07:00</published><updated>2008-05-06T08:39:16.435-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiirlerim'/><title type='text'>Saltanatın Birikir Gözbebeklerimde</title><content type='html'>Saltanatın birikir gözbebeklerimde&lt;br /&gt;Soyumun şarkısını söyler gökyüzü&lt;br /&gt;Asırlık sevdaların tenimde dirilttiği&lt;br /&gt;Bir kutlu sefere yol alır leventlerim&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;Baharı kuran, kıvılcımı çakar&lt;br /&gt;Sireti gayba uzayan yapıdan&lt;br /&gt;Kubbelerin gölgesinde Canan’ı anar&lt;br /&gt;Diriliş şevkiyle coşan ihtiyar çınar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevda muhaciri altından ateşler yakar&lt;br /&gt;Zamanın kuytusunda&lt;br /&gt;Mazi şaha kalkar gürleyen sesiyle&lt;br /&gt;Hicret bir muştu olur akar&lt;br /&gt;Gurbetin çağlayan nefesiyle&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-3857574915081565133?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/3857574915081565133/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/05/saltanatn-birikir-gzbebeklerimde.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/3857574915081565133'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/3857574915081565133'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/05/saltanatn-birikir-gzbebeklerimde.html' title='Saltanatın Birikir Gözbebeklerimde'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-6797142796371127568</id><published>2008-05-02T06:36:00.000-07:00</published><updated>2008-05-02T06:38:06.801-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılarım'/><title type='text'>Zaman Çabuk Geçmelidir</title><content type='html'>“Göz açıp kapayıncaya kadar geçti.” deriz. “Su gibi akıp gidiyor.” diye şikâyet ederiz. Hayat avuçlarımızdan akar gider ve biz o güzel anlarımıza bir daha geri dönemeyiz. Üzülür, kederlenir ve söyleniriz: “Ah şu zaman ne de çabuk geçiyor.”&lt;br /&gt;Aslında bu durumdan şikâyet etmeden mutlu olmanın yollarını aramalıyız. Bu serzenişlerin çoğunu keyifli olduğumuz zamanlarda yapmışızdır. Rahat ve mutlu olduğumuz, çakırkeyif günlerde…&lt;br /&gt;Peki ya bizim gibi sevinçli ve huzurlu olmayanlar? Onlara ne demeliyiz? “Zaman ne çabuk geçiyor!” diyemeyenler, bizim o halimize ne der?&lt;br /&gt;Gurbeti vatan tutmuş garipleri düşünün. Ellerin memleketinde, yabancı topraklarda yaşayanları hatırlayın. Vatan toprağını kutlu bir hazine gibi başucunda saklayanları unutmayın. Gün sayan garipler için zaman saatinin dakikaları yıl gibidir, saatleri asır…&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;Anasının sesine, babasının nefesine, bir dostun sıcak gülümsemesine hasret ruhunu gurbetin taştan şiltesine yatıranları düşünün ve öyle şikâyet edin zamanın çabuk geçtiğinden.&lt;br /&gt;Zindan duvarlarının soğuk kuytusunda gün sayanlar için ne de çabuk geçmelidir zaman. Kaderini demir parmaklıkların ardında mahpus yaşayan kader mahkûmları için tez bitmelidir. Demir kapıların ardında usul usul çürüyen bu insanlar bilir zamanın nasıl geçtiğini. Yudum yudum, tane tane zaman tesbihine dizerler günleri, ayları, yılları…&lt;br /&gt;Bu insanlar için zaman elbet çabuk geçmelidir.&lt;br /&gt;Asker ocağında şafak rüyası gören delikanlıları düşünün. Bir yanda vatan bekleyen öbür yandan sıla sayıklayanlar… Memleketinden ilk defa ayrılmanın yüreklerinde açtığı derin hicranla bir bir eritirler zamanı. Gün saymak, takvimin üstünde bir günü daha silmek ne büyük bahtiyarlıktır onlar için. Bir de gün sayıklarken şahadet şerbetini içen asıl talihliler vardır ki onlar kavuşmayı ahrete bırakır ve analarının bağrına altından bir hançer gibi bu payeyi saplarlar. Şehit anası için zaman tükenmeli ve ana yavrusuna ahrette de olsa kavuşmalıdır.&lt;br /&gt;Bizler zamanın çakırkeyif süvarileri bu insanlara bakıp üzülmeliyiz zamandan şikâyetimize.&lt;br /&gt;Kırk beş saniyenin ne kadar uzun zaman olduğunu bilir misiniz? Evet, kırk beş saniye! Kırk beş saniye çok uzun zamandır depremde eşini, iki yavrusunu kaybeden baba için. Yerin bütün dehşetiyle sarsıldığı, denizlerin Yaradandan gelen gayzla köpürdüğü, duvarların bir mezara dönüştüğü o hengâmda kırk beş saniye çok uzundur. Evladının çığlıklarına yetişemeyen babaya, karısı yanı başında çaresizliğin kollarında can veren kocaya sorun onu. &lt;br /&gt;Sonra yine zaman öğretir kolu kanadı kırık babaya, kalbi yaralı kocaya hayatın yanı başına tutunmayı. &lt;br /&gt;Zaman ne iyi ilaçtır azizler…&lt;br /&gt;Cenaze evine gittiyseniz bilirsiniz, zaman adeta durmuştur orada. İşlemez. Susmuştur. O derin matem alıp götürmüştür hayatın tüm soluklarını. &lt;br /&gt;Ölenlerin ardından hayatın bittiği zannedilir. Üzüntüden kalp çatlama raddesine gelir, beyin zonklarken ötesi hayal bile edilemez. Canını, can paresini kendi elleriyle mezara koyan; onun yanına yatıvermek ister. O kuytu çukura sevdiğini bırakıp çıkmak, asıl ölüm budur işte! Geriye dönüp evde onun yerini boş görmekse ikinci ölümdür ve en beteri muhakkak bu duygudur.&lt;br /&gt;Onların yeri hep boş kalır. Hayatta büyük boşluklar açılır ama insan ölenle ölemez. Ve işte o en iyi ilaç yine devreye girer, insana nasıl yaşanacağını öğretir. &lt;br /&gt;Yavaş yavaş kaynar insan hayatın damarlarında.&lt;br /&gt;Bir de adanmış ruhlar var. Hülyalı geleceğin rüyasını uyanık gören fatih ruhlar… Onlar için de zaman çabuk geçmeli ve bir an önce ulaşılmalıdır hülyalı ufuklara. Altın neslin şarkısını yazdığı, milletimizin yeniden dirildiği ve rotasından çıkan dünyanın zimamının gerçek sahiplerinin eline verildiği güzel günler…&lt;br /&gt;Bu his, bu rüyayı görenler için aziz ve leziz de olsa bir hastalıktır ve asrın dertlerine devalar yazan adam bu hastalığın da devasını yazmıştır: Zamanın çıldırtıcılığına karşı sabır!&lt;br /&gt;Ne kadar istese de, ne denli beklese de sabretmeyi bilmelidir aydınlık işçisi, ışık süvarisi. Dinmelidir içindeki bu dizginlenemez arzu zira diktiği fidanların meyvesini beklemek de bir nevi ücrettir, ücrette geriler gerisinde, hizmette ise en önde olanlar için.&lt;br /&gt;Belki daha pek çok insan grubu, çeşidi sayılabilir zamanın çabuk geçmesini arzulayanlar içinde. Ama gönlü yetene bu kadarı da kâfidir.&lt;br /&gt;Asra yemin edenin kulu, değerli okuyucu, hepimiz zaman denen ırmakta birer çaresiz dal parçasıyız. Dün hayatın bağrına bir damla olarak atıldık, bugün sözüm ona devran sürmekteyiz ve yarın göçeceğiz.&lt;br /&gt;Mühim olan asrın bahçesinde gül devşirmektir. Gül bitirmek, gül olmak, gül kokmaktır. &lt;br /&gt;Zira sonumuz belli…&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-6797142796371127568?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/6797142796371127568/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/05/zaman-abuk-gemelidir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/6797142796371127568'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/6797142796371127568'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/05/zaman-abuk-gemelidir.html' title='Zaman Çabuk Geçmelidir'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-4260845042032183526</id><published>2008-03-19T06:46:00.000-07:00</published><updated>2008-03-19T06:49:50.470-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılarım'/><title type='text'>Baharın Ayak Sesleri</title><content type='html'>Baharın ayak seslerini duymaya başladık. Kışın insanı büzen, eve hapseden soğuğundan sonra baharın baş döndüren, iç gıcıklayan havai esintileri kapımızda belirmeye niyetlendi. Önce ortada ne bahar ne de ayak sesi duyulmamışken bir cemre lafı duyduk.&lt;br /&gt;İlkin havaya düştü, sonra suya ve nihayet toprağa.&lt;br /&gt;Aslında ilk zihinlere düşer cemre. Kış fikri bir yerden sonra yeşile tutkun, gezmeye görmeye sevdalı çakırkeyif ruhların akıllarında solmaya başlar ve bahar hayali, eli dursa ayağı durmayan yaramaz çocuklar gibi bu gariplerin zihnine kıymık gibi saplanır. Sayıklamalar, planlamalar kendini gösterir sonra. Ve cemre işte o zaman zihinlere düşmüştür. Takvim yaprakları karıştırılır birer birer ve cemrenin havaya düştüğü 20 şubat günü günler öncesinden işaretlenir.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;Atalarımızın tabiatı bir kitap gibi okuduklarının işareti cemre, baharın ilk ayak sesleridir. Nahif ve duyarlı bir dinleyiş onu gönül kulağıyla işitir.&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5179449350769373650" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/R-EZvhy8cdI/AAAAAAAAAnc/vs1WW0Xl7fM/s400/bahar.jpg" border="0" /&gt;Sonraki adım ise yavaş yavaş uzayan günlerdir. Kışın insanı en çok zorlayan yanlarından biri günlerin başlamadan bitiveren kısalığı olsa gerek. Güneş bereketli yüzünü kışın soğuğuyla üşüyen yanımıza pek göstermez. Kış biraz da gece demektir. Örten, saklayan ve bastıran gizemli bir el…&lt;br /&gt;İşten gelirken bir tuhaflık hissedersiniz. Önceleri karanlığın koyusunda yola koyulup evin yolunu tutarken, şimdilerde ufku hercai bir kızıllık almıştır. Hava hala soğuktur; paltolar atkılar hala üzerimizdedir ama ufuk da tatlı bir kızıllığı dost tutmuştur. Eve gün ışığını görerek girmek başka bir zevk. Gün bitmemiştir. Ve mesainizin tüketemediği bu ışık sevdiklerinizin yüzüne ayrı bir renk, ayrı bir letafet katmıştır.&lt;br /&gt;Gün ışığı insana bir farklılığı daha keşfettirir: Renkleri!&lt;br /&gt;İşyerinizde her gün defalarca yaptığınız işlerden, defalarca gördüğünüz yüzlerden biraz uzaklaşınca keşfetmeye başlarsınız. Bu da tabii mesaiden gündüz gözüyle çıkmakla olur. Hayatın başka tatları olduğunu böyle zamanlarda anlarsınız.&lt;br /&gt;Ve tabiat…&lt;br /&gt;Güzün sarıya çalan renklere, kışın gri ve tonlarına teslim olan yeryüzü; baharla birlikte üzerinden ölü toprağını atar ve uyanmaya başlar. Yeniden bir diriliştir bahar. Kurudu dediğiniz ağaçlarda bir şenlik... Toprağı yeşil bir örtü sarar. O yeşil örtünün rengarenk işlemelerini unutmamalı. Kır çiçekleri başını çıkarabildiği her müsait toprak parçasına mahir bir sanatkarın içten içe işlediği leziz tabloları serper durur.&lt;br /&gt;Ressamların tablolarında resmettikleri muhteşem tabiat görüntülerini görünce başı dönen ve ressama methiyeler düzenlerin işin gerçeğini, asıl mekanında yani doğada seyretmeleri gerek. Aslın faslına hayran olanlar, gerçek sanatkarın kudretli ve cömert elini görmeyi ertelememeliler.&lt;br /&gt;Doğanın uyanışı ile birlikte artık ortada ayak sesi falan kalmamıştır. Artık baharın kendisi bütün dostlarıyla bir şehrayin olup dünyamıza ayak basmıştır.&lt;br /&gt;Ve gayrı bahar sayıklayanlar için onun koynuna kendilerini salıverme vakti gelmiştir.&lt;br /&gt;Önceleri birkaç tanışma turu düzenlenir. Her sene hiç tanışmıyormuş gibi baharla tanışılır. Onun huylarını tam kestiremeden gidilen ilk bahar gezmesinde ya aniden bastıran bir kırkikindiye yakalanırsınız ya hesapsızca giyilen ince giysilerin gadriyle yatağa düşersiniz. Bahar gelmiştir lakin ihtiyatı da elden bırakmamak gerektir.&lt;br /&gt;Bu ilk tanışma atlatıldıktan sonra baharla dost olunmuş ve samimiyet ilerlemiştir. Bahar bu sadık dostunu ayartır durur. Kapalı kapılar ardında kalmayı kendine işkence sayan bahar sevdalısı esrik ruh, ilk fırsatta kendini baharın kollarına atar. Böyleleri için büyük şehirler ayrı bir kahır kaynağı, apartmanlar modern birer hapishanedir. Yeşili görmek, baharın izlerini sürmek, epey zahmetli ve masraflı olabilir. Ancak gerçek bahar sevdalıları buna katlanır.&lt;br /&gt;Baharı en güzel karşılayanlar deniz kıyısında küçük bir sahil kasabasında yaşayanlardır. Mavi ile yeşilin her tonunu ne zaman istense görülüverecek mesafede yaşayanlar kendilerini Allah’ın sevgili kulu saymalı. Denizsiz, yeşilsiz ve sözüm ona büyük bir şehirde yaşamak durumunda olan bencileyin garip kullar da Hak’tan bir fırsat dilenir dururlar… Bahar böyleleri için ulaşılmaz bir mutluluktur!&lt;br /&gt;Peki bahar insanla konuşur mu?&lt;br /&gt;Keyif verici ve uçucu bir tarafı illaki olan bahar, dostunun kulağına her dem yeni şeyler fısıldar. Yaprağın diliyle konuşur kimi zaman. Kimi zaman çiçeğin diliyle. Bazen de gökyüzünden süzülen ötelerin ilahi lisanıyla…&lt;br /&gt;Çözebilene aşk olsun!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-4260845042032183526?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/4260845042032183526/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/03/baharn-ayak-sesleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/4260845042032183526'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/4260845042032183526'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/03/baharn-ayak-sesleri.html' title='Baharın Ayak Sesleri'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/R-EZvhy8cdI/AAAAAAAAAnc/vs1WW0Xl7fM/s72-c/bahar.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-7332277488608463382</id><published>2008-03-07T07:09:00.001-08:00</published><updated>2008-03-07T07:12:28.677-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılarım'/><title type='text'>Şairin Söylediği</title><content type='html'>Hayatta söyleyeceği sözü en çok tartan, ölçen biçen bir insan taifesi varsa o da şairlerdir. Şiirlerin, mısraların, kelimelerin hatta hecelerin üzerinde kuyumcu hassasiyetiyle çalışan bu insanlar ölümsüzlük suyundan içmeye aday bahtiyar ruhlardır. Şahsen, dünya üzerinde sözünü iştiyakla dinleyeceğim bir insan güruhu varsa onlar da bu asil söz erbabıdır. Birçok meslek sahibi içinden söz söyleme işinde bu denli incelmiş şair kısmı tarih boyu pek çok şey söylemişler. Ancak bazıları var ki insanın içine ateş gibi, alev gibi düşüp gönlünü yangın yerine çeviriverir. Art arda sıralanmış şu birkaç kelimeye binlerce tonluk sanatı yüklemeyi başaran bu insanlara gıpta etmekte zannederim haksız değilim.&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;Şair ne söyler? Derdi nedir? Niye şiir söyler? Bu suallerin cevabını şaire bizzat sormak, aradan esrarlı bir perdeyi kaldırmak demektir. Asıl sır, şairin yazdıklarının içinde gizlidir. Okuyana düşen, bu dertli adamın mısraların arasına döktüğü derdini asırlık hazineleri arar gibi arayıp bulmaktır:&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/R9FayBy8cTI/AAAAAAAAAl8/g43RnpG1tCY/s1600-h/kalem.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5175017262347481394" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" height="358" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/R9FayBy8cTI/AAAAAAAAAl8/g43RnpG1tCY/s400/kalem.gif" width="434" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Şairin söylediği, kelimedir.&lt;br /&gt;Sana durulanmış kelimeler getireceğim&lt;br /&gt;pörsümüş bir dünyayı kahreden kelimeler&lt;br /&gt;kelimeler, bazıları tüyden bazısı demir (İsmet Özel)&lt;br /&gt;Şairin silahıdır kelime. Gergef gergef işlediği ve ruhunun özünü salarak kurduğu şiir kelimeden vücuda gelir. Hücresi, atomu kelimedir. Şair, onsuz hiçtir.&lt;br /&gt;Bazısı onun canını yakar, bazısını bir ateş gibi gönlünde taşır, bazısı şairi hırpalar, incitir, kimisi de canından eder. Söylediği bir şiir yüzünden canından olan nice şair vardır. Zihninizi şöyle bir zorlayıverseniz sizler de birçoğunu yakalayacaksınız elbet.&lt;br /&gt;Bir kelime için yirmi küsur yıl bekleyen şair elbet büyüktür. Tıpkı gidip de gelmeyeni bekler gibi. Yirmi yıl… Dile kolay. Hangi âşık, yârin kapısında bunca yıl bekler? Nasıl bir aşkla kendini sevgiliye böyle verir? İşte bu ölçüde şiirle hemhâl olanı da şiir bırakmaz, o beklediği kapıyı açar, şairi içeri alır. Mahrem kapıdan giren ve şiirin sırlarına erene de artık şiirde fani olmak haktır.&lt;br /&gt;Şairin söylediği, çaresizliktir.&lt;br /&gt;Ağlarım, ağlatamam, hissederim söyleyemem&lt;br /&gt;Dili yok kalbimin, bundan pek bizârım… (Mehmet Akif)&lt;br /&gt;Bir ömür boyu arar şair. Gönlüne düşecek o altın kelimeyi, şiiri arar. Bir sevgiliyi bekler gibi ruhundaki meçhul şiiri ortaya çıkarmak için çalışır. Bulabilmiş midir demeyin! Çünkü bütün şairler yarım kalmıştır.&lt;br /&gt;Acizdir şair. Kelimelerin karşısında eli kolu bağlı kalıverir. Bu engin ve rengin deryaya hangi kıyıdan yelken açacak? Nasıl bir dalgayı kovalayacak? Bu muazzam okyanusun ne kadarını kucaklayıp da ona libas giydirecek? Mahir sanatkâr burada ortaya çıkar ve bu zor sorulara “Ben buradayım!” dercesine yazdıklarıyla cevap verir.&lt;br /&gt;Şairin söylediği, doğumdur.&lt;br /&gt;Bir bahar günü doğdun sen&lt;br /&gt;Baharın ta kendisi oldun sen (Sezai Karakoç)&lt;br /&gt;Şair, her şiirde yeniden var olur. Yeniden doğar. Her şiirde başka bir insan olur ve öyle alır kalemi eline. Şiirin kendisi doğumdur. Bu kutsal çilenin sahibi de elbet şairdir. Bu ulvi payeyi yüklenen şair yeri gelecek ‘gaiplerden sesler duyup çilesini ense kökünde gezdirecek” yeri gelecek ‘gece yarısı vuran bir gonk gibi ıstırabını’ ruhunda duyacaktır.&lt;br /&gt;Şairin her şiirde kimlik değiştirmesi boşuna değildir. Çünkü şair, şiirdir. Bu yolda yürüye yürüye şiirlerde yaşayacak ve adeta şiirin ‘ta kendisi’ olacaktır. Gördüğü bir resimden, dinlediği melodiden, yürüdüğü sokaktan, bindiği otobüsten şaire mısralar fısıldanacak ve birkaç mısra dilinden sonsuzluğa savruluverecektir.&lt;br /&gt;Ve bu savruluveren şiirler, şairin vücudu toprak olsa da okundukça çoğalacak ve şairin adıyla yaşayacaktır. Yazının başında şair için ölümsüzlük suyunu içmeye namzet, bahtiyar insan demem de bundandır. ‘Her dem yeniden doğarız.’ diyen Yunus’un ruhu şad olsun.&lt;br /&gt;Şairin söylediği, ölümdür.&lt;br /&gt;—Pervam yok verdiğin elemden;&lt;br /&gt;Her mihnet kabulüm, yeter ki,&lt;br /&gt;Gün eksilmesin penceremden (Cahit Sıtkı)&lt;br /&gt;Lezzetleri acılaştıran son, ölüm. En son uğrayacağı insan çeşitlerinden biri de şairlerdir muhakkak. Yazdıklarıyla yaşayan, şiirlerinde vücut bulan şair milletinin her insan evladı gibi kafasını kurcalayanların başında ölüm gelir. Ona karşı ortak tavır bulmak imkânsızdır. Birinin kaçtığı kadar, diğeri ona koşar.&lt;br /&gt;Şair için asıl ölüm, susmaktır. Yazmamak, söylememek şairi hiçliğin zindanına atmaktır. Şiirinde hayat bulan, nefes alan, sonsuzluk tadan bu insana “Yazma!” demek zulümlerin en büyüğüdür.&lt;br /&gt;Şairin söylediği, hayattır.&lt;br /&gt;Buraya yazının akışı gereği birkaç dize koymam gerek ama koymayacağım. Koyarsam bu yazı sonsuza kadar sürebilir. Çünkü şiir hayattır. Hayatın içinde ne varsa şöyle ya da böyle şiirin içine girmiştir. Şairin söylediğini bu kadarlık bir yazıya sığdırmak na-mümkün. Hayatı şiirle yaşayan, şiiri hayat gibi yaşayan insanın söylediğini bir yazıyla anlatmaya çalışmak ya da anlattığını zannetmek az ahmaklık değildir.&lt;br /&gt;Şairin söylediğini bitirmek imkan dahilinde değil, en iyisi mi biz şimdi bir nokta koyalım.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-7332277488608463382?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/7332277488608463382/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/03/airin-syledii.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/7332277488608463382'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/7332277488608463382'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/03/airin-syledii.html' title='Şairin Söylediği'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/R9FayBy8cTI/AAAAAAAAAl8/g43RnpG1tCY/s72-c/kalem.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-7414195311258612628</id><published>2008-03-04T02:46:00.000-08:00</published><updated>2008-03-05T04:53:47.482-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiirlerim'/><title type='text'>Misal</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/R86XyLird1I/AAAAAAAAAlU/KVJVdzVa0g8/s1600-h/akÅam.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5174239910242776914" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/R86XyLird1I/AAAAAAAAAlU/KVJVdzVa0g8/s400/ak%C5%9Fam.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Söndüremem içimin buzlanmış yangınını&lt;br /&gt;Sen sevdanın ardından&lt;br /&gt;Serin, serkeş&lt;br /&gt;Gidersen&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Susturamam ruhumun asırlık feryadını&lt;br /&gt;İçli bir şarkı gibi&lt;br /&gt;Akarsan ellerimden&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acıyı yağmalayan ikindi yağmurunu&lt;br /&gt;Alıp da yedeğime&lt;br /&gt;-yüreğim ellerimde-&lt;br /&gt;Dikilirsem kapına&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mehtap ay ışığını nasıl beklerse&lt;br /&gt;Misal&lt;br /&gt;Öyle beklerim seni&lt;br /&gt;Her gece usanmadan&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-7414195311258612628?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/7414195311258612628/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/03/misal.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/7414195311258612628'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/7414195311258612628'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/03/misal.html' title='Misal'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/R86XyLird1I/AAAAAAAAAlU/KVJVdzVa0g8/s72-c/ak%C5%9Fam.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-2462281132637737077</id><published>2008-02-21T01:20:00.000-08:00</published><updated>2008-02-21T01:26:39.235-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılarım'/><title type='text'>Bul Beni Şiirine Şerh</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/R71Df3pZLZI/AAAAAAAAAjE/LVYw4bN8Zec/s1600-h/felaketim+olur.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5169362162083769746" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/R71Df3pZLZI/AAAAAAAAAjE/LVYw4bN8Zec/s200/felaketim+olur.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;strong&gt;başlığın için, bul beni&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Zor zamanlar geçirdim. İncindim, hırpalandım, yıprandım. Zamanın asil bir evladı olarak sana vardım. Hoyratlığım, yabanlığım omuzlarımda eski bir iz gibi dururken sana geldim. Bütün kelimelerimi geride bırakıp sende yeni kelimelere uyandım. Eridim sende. Sende kendimden geçtim. Unuttum kendimi. Benliğimden geçmenin bir kıvamı varken ve ben o kıvama henüz ermişken, bir iz olarak seni ruhuma yeni işlemişken, ilk kez yolunu yolum bilmişken, geçmişten getirdiğim apoletleri o gün ayağımın altında ezmişken, teslim olmanın ne olduğunu öylece anlamışken kayboldum.&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;Uzak düştüm senden. Yakınlardan yakınken ırak oldum. Yağmur beklerken kurak oldum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiçliğin bir sıfat olduğunu sananlara inat: BUL BENİ&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;birinci mısraın için, şehirlerim&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben sıfatları yüklenmişken yüreğime, zaman benim zamanımken, daha kaybolmamışken sende şehirlerim vardı. Hüküm sürdüğüm, estiğim şehirler… Senden evvel her şehir bir yığından ibaretti. Yoktu, yokla birdi gözümde. Ha vardı, ha yoktu. Ne vardı ne yoktu.&lt;br /&gt;Seninle vücut buldu şehirlerim. Viraneydi sokakları, harabeydi evleri. Çeşmeleri susuz, yolları uykusuzdu. Sonra sana geldim. Divane şehirlere can geldi, heyecan geldi. Viraneler, harabeler ümranlara döndü. Baharlar benim şehirlerime güneş gibi doğdu. Çeşmeler suya, yollar uykuya doydu. Seninle Konstantiniyye İstanbul oldu. Yesrib’e medeniyet geldi. Hal böyle bir halken kayboldum. Ben, benim olan her şeyle, her şehirle gayboldum. Baharlar kışa döndü. Çeşmelerde suyum dondu. Yollarım yolcusuz kaldı. Sokaklarım virane, evlerim harabe oldu. Gülşenlerimin bülbüllerini nasipsiz baykuşlar boğdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnledim: İNCİNDİ ŞEHİRLERİM SENDEN UZAK OLMAKTAN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İkinci mısraın için, yalnızlığım&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Senden sonra kendimi dağlara vurdum. Yokluğunun yaman kalesi dağlara… Yalnızlığa, kimsesizliğe ad olmuş, bir başınalığın hazin türküsünün yakıldığı dağlar yalnız bir muhacire ses etmedi. Bir kimsesize kimsesizliğin lisanıyla “Gel!” dedi. İzin verdi.&lt;br /&gt;Onunla dost olamazdım. Ben gerçeğin kendisini görmüş, güzelliği kaynağından tatmış, doğruyu sahibinden öğrenmiştim. Seni, letafetin ellerini, hüsnün gözlerini, yüreğinde hissetmiş ben, yalnızlığın kadim bekçisi dağlara yoldaş olamazdım. Olamadım.&lt;br /&gt;Herkes yalnızlığını yaşadı. Kimse kimseye karışmadı. Ben her gece ölsem de o yas tutmadı, o karın kışın ortasında inlese de ben dönüp bakmadım. Tek şarkımız yalnızlığımız oldu.&lt;br /&gt;Halimden hoşnut değildim. Yalnızdım, yapayalnızdım. Seninle geçen devirlere susamıştım. Çölde gezenlerin gördüğü seraplardan görmeye başlayınca sensizliğin gönlümde açtığı bütün susamışlığımla haykırdım:BİR BAŞIMA DAĞLARDA YAPAYALNIZ BUL BENİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;üçüncü mısraın için, hülyalarım&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne çok serap gördüm sen yanımda yokken. Senden uzakken ne çok aldandım. Memnu meyveler tattım sensizliğin çölünde. İncindiğimi unuttum. Yargılandığımı, yağmalandığımı hatırlayamadım. Yokluğunun içimde açtığı büyük yaraya yalancı merhemler, sahte eczalar sürdüm. Yaralarımı koyultan surî sevdaların peşine düştüm. Eski, ruhsuz saraylarıma benliksiz, kimliksiz kâşaneler kurdum. Sensizlikten bir tahta aldanmış hülyalarla oturdum. Rüyalarımı hiçliğin beyhude tacına feda eyledim. Kandım.&lt;br /&gt;Ve bir gece -belki de bu gece- bir hoyrat kelime olarak anarsan beni, çağırırsan bütün aldanmışlığımla, af yolunu açarsan şu vefasız bendene, bulursan beni tarihin kaybolmuşlar, yoldan çıkmışlar mezarlığında, hülasa “gel” dersen bana yine; heyhat gelemem. Bilemem sensizliğim tahtında tattığım leziz balların zehir olduğunu. Göremem battığım balçığın derin çirkefini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;dördüncü mısraın için, dualarım&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aziz bir tahttır sandığım bu zelil kuyulardan ola da bir gece -belki de bu gece- gelemezsem hoyrat kelimelerden beni kurtar. Daha evvel şehirlerime can olup geldiğin gibi gel. Suretlik sevdaların maskesini, aldatan yüzlerinden düşür. Sıyır karanlığın peçesini. Bana daha evvel gösterdiğin aydınlığa giden yolda rehber ol! Dışımı saran, içimi oyan düşkünlüğü al benden. Gönlümdeki mührünü yenile. Kalbimin solan rengini yeşert. Kuruyan benliğimi cansızlara hayat üfleyen nefesinle tazele…&lt;br /&gt;Canım ol, cananım ol. Bu mecaz sevdalardan beni kurtar, adına ben dediğim milletime aşkı, hakiki aşkı göster. Kalbime hakikatini koy. Aşkınla beni koyult, beni benden al, kendine bende yap!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sana yalvarmayı da bana lütfet: BU GECE GELEMEZSEM SENSİZLİĞİN TAHTINDAN / YALANCI HÜLYALARIN PERÇEMİNDEN YOL BENİ&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-2462281132637737077?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/2462281132637737077/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/02/bul-beni-iirine-erh.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/2462281132637737077'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/2462281132637737077'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/02/bul-beni-iirine-erh.html' title='Bul Beni Şiirine Şerh'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/R71Df3pZLZI/AAAAAAAAAjE/LVYw4bN8Zec/s72-c/felaketim+olur.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-251675502321688773</id><published>2008-02-12T01:47:00.000-08:00</published><updated>2008-03-05T03:34:33.779-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiirlerim'/><title type='text'>Bul Beni</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/R86FQLirdwI/AAAAAAAAAks/5RFeJaDhbAc/s1600-h/onwirebyoetzybn2kf9.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5174219534917924610" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/R86FQLirdwI/AAAAAAAAAks/5RFeJaDhbAc/s320/onwirebyoetzybn2kf9.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İncindi şehirlerim senden uzak olmaktan&lt;br /&gt;Bir başıma dağlarda yapayalnız bul beni&lt;br /&gt;Bu gece gelemezsem sensizliğin tahtından&lt;br /&gt;Yalancı hülyaların perçeminden yol beni&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rüzgârların alnında bir esrik kelimeydim&lt;br /&gt;Yedi viran bayırda düşlerime sal beni&lt;br /&gt;Yüreğim bir tacirin elinde prangalı&lt;br /&gt;Köle pazarlarında üç akçeye al beni&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-251675502321688773?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/251675502321688773/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/02/bul-beni.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/251675502321688773'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/251675502321688773'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/02/bul-beni.html' title='Bul Beni'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/R86FQLirdwI/AAAAAAAAAks/5RFeJaDhbAc/s72-c/onwirebyoetzybn2kf9.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-6002690015810261388</id><published>2008-01-23T04:58:00.000-08:00</published><updated>2008-01-23T05:09:55.074-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılarım'/><title type='text'>Akredite Kelimeler</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/R5c8J0LCBtI/AAAAAAAAAgU/xdfhJXa10yk/s1600-h/harfler.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5158658037497595602" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/R5c8J0LCBtI/AAAAAAAAAgU/xdfhJXa10yk/s200/harfler.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;‘Akredite’ kelimesine siyasetten aşinayız. Akredite kelimeler meselesi ise birkaç asırlık hadise. Bu kavramı ilk defa ben kullanıyorum galiba.&lt;br /&gt;Evvel zaman içinde dilimize yabancı bir dilden girmişler ya da kalbur saman içinde masa başında türetilmişler. Öyle ya da böyle doğal olmayan yollarla dilin içerisindeler. Bugün yaşıyorlar mı? Hayır, yaşatılıyorlar!&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;“Dil, canlı bir varlıktır.” derdi üniversitedeki hocalarımız. Duyan, düşünen, hisseden, yaşayan aktif bir yapı. Devamlı değişir ve gelişir. Zaman ile kurallar da, kelimeler de başkalaşabilir. Bu değişmeler anlık değildir, çabucak gerçekleşmez. Zaman içinde birkaç insan ömrünü içine alacak şekilde genişler. İnsan iki yüz, üç yüz yıl önceki atalarıyla ufak tefek farklılıklar olsa da rahatlıkla anlaşabilir. Beş yüz yıl önce yaşamış bir şairin şiirlerini üç aşağı beş yukarı anlayabilir. İngilizler, Sheakespare’i; Almanlar, Goethe’yi nasıl kendi kaleme aldıklarından okuyabiliyorlarsa biz de bir Yunus’u, Fuzulî’yi okuyup anlayabiliriz. Ya da anlayabilmemiz lazımdı demem gerekiyor. Bakî’yi, Ahmet Yesevî’yi okuduğumuzda sözlüğe nadiren ihtiyaç duysak da genelden bir mana çıkarabilmeliydik.&lt;br /&gt;Ama maalesef öyle değil!&lt;br /&gt;Bugün Nedim’i okuyamıyoruz. Namık Kemal ve Ziya Paşa’nın yazdıklarına birer yabancı dil metnine bakar gibi bakıyoruz. Sağlığında, yazdıklarını sadeleştiren yazarlarımız var.&lt;br /&gt;Acı!&lt;br /&gt;Burada birkaç eleştirim olacak!&lt;br /&gt;Birincisi divan şairlerine ve o devrin aydınlarına. Divan edebiyatı bu milletin sanat alanında yaptığı en iyi işlerden biri. Dünyayı altı yüz sene idare etmiş Osmanlı’nın edebiyatı. Ancak Osmanlı ve Selçuklu aydınının Türkçeye yeterince inanmadı. Yazı diline, etkileşimde olduğu diğer dilleri de katarak ilginç bir terkip ortaya çıkardı. Bu terkip ne kadar leziz de olsa ancak bir kısım havasın terkibi oldu ve halktan uzaklaştı.&lt;br /&gt;Siyaseten diğer milletleri kucaklamak için dilimiz bir araç olarak seçilmemeliydi. Muhakkak pek çok vasıta var idi. Kullanılan dil, öz Türkçe olarak kalsaydı ve bizlere kadar ulaşacak o muazzam kültür mirası zedelenmeseydi. Biz, bizden öncekiler ve bizden sonrakiler o berrak pınardan ihtisaslaşmaya lüzum duymadan rahat rahat içebilseydik.&lt;br /&gt;Meseleye çok dar bir açıdan baktığımın farkındayım fakat bu sözlerimi büyük bir hazineden faydalanmaya çalışan ama bir türlü ona ulaşamayan birinin serzenişi olarak kabul edin. Ben bu şairleri de zorlanmadan okumak isterdim. Ama maalesef olmadı.&lt;br /&gt;Anlaşılmama meselesinde tek hatalı divan edebiyatı sakinleri değil muhakkak!&lt;br /&gt;Bir diğer eleştirim Tanzimat devrinden Cumhuriyet dönemine kadarki kalem erbabına.&lt;br /&gt;Bu dönem edipleri bir değişim döneminin önemli aktörleri. Şekilde ve muhtevada pek çok yenilikleri bu dönem gördük. Toplumun değişen yapısıyla birlikte edebiyat da değişti. Önceleri masumca görülen bu değişim talepleri sonraları yerini eski düşmanlığına bıraktı. Mesele topyekun eskiyle yeninin savaşına ve ilericilik gericilik garabetine dönüştürüldü.&lt;br /&gt;Bu dönem eline sözlüğü alıp gün yüzü görmemiş kelimeleri seçerek şiir yazan şairler, yabancı hayranlığıyla başı dönüp o baş dönmesinin hasıl ettiği mide bulantısı ve iğrenme hissini kendi değerlerine yıkan ilginç edip tiplemeleri de yok değildi.&lt;br /&gt;Yahya Kemal’in “kökü mazide olan ati” tavrını bu dönemin aydını Tanzimattan başlayarak sergileyebilse bugün Osmanlı kültür mirası üzerinde göğsümüzü gere gere oturuyor olurduk. Eskiyi yıkıp yerine onun kadar sağlam bir temelle çıkamayan bu dönem aydını dilin ve kültürün yabancılaşmasında büyük çamlar devirdi. Dilimizde doğal bir sadeleşmeyi yavaş yavaş sağlayabilecekken bir inkar tavrıyla ortaya çıkmak Cumhuriyet dönemindeki dil erozyonunun fikri alt yapısını hazırladı.&lt;br /&gt;Üçüncü eleştirim ise Cumhuriyet dönemi dil devriminin aydınlarına.&lt;br /&gt;Cumhuriyetin kuruluş yıllarında siyaseten yeni rejimi oturtmak ve kuvvetlendirmek için Osmanlıyla bütün bağlar koparıldı. Bu devlet idaresi, kurumları gibi konularda anlaşılabilir bir tutum ancak dil ve kültür gibi bir milletin can damarları sayılan değerleri kökünden ayırmaya kalkışmak ortaya nesepsiz bir millet çıkarmak demektir ki bu anlaşılması mümkün olmayan bir tavırdır.&lt;br /&gt;Dil bilimcileri yola çıkarken hedefledikleri sonuçlara tam olarak varmış değiller. Yani dilde sadeleşme hareketi tam olarak başarılı olamadı. Ancak başarısız oldular da diyemeyiz. Dilden pek çok kelime atıldı. Yerine yenileri masa başında türetilerek yerleştirildi. Tutan kelimeler olduğu gibi, tutmayan ve unutulup giden de epey kelime oldu.&lt;br /&gt;Bu dönem dil devrimcilerini eleştirmemin birkaç sebebi var:&lt;br /&gt;Öncelikle dilin canlı bir varlık olduğundan hareketle ona dışarıdan, suni müdahaleler doğru değildi. Dil, doğal bir akışın içerisinde zaten kendini yenilemektedir. Ancak alelacele bir tarzda onunla oynamak dile suikast yapmak demektir.&lt;br /&gt;Böylece 30-40’larda okuyan çocuklar yirmi yıl evvelinden habersiz büyümüş oldular. Osmanlı, Osmanlıca denince “öcü masalları” duymuş gibi ürkütülüp ondan uzaklaştırıldılar. Bir imparatorluk (bu kelimeyi emperyalizm manasında kullanmıyorum.) mirasını, koskoca bir medeniyet dilini ve kültürünü inkar edip yerine ne konabilirdi ki!&lt;br /&gt;Necip Fazıl’ın “Bülbüllere emir var: Lisan öğren vakvaktan!” dediği garabete çıkan bu yol, eleştirileri ciddi manada hak ediyor.&lt;br /&gt;Peki bu koskoca dilciler, dile dışarıdan müdahale etmenin sağlıksız olduğunu bilmiyorlar mıydı?&lt;br /&gt;Elbette biliyorlardı.&lt;br /&gt;Öyleyse?&lt;br /&gt;Hadisenin kahramanlarının büyük çoğunluğu meseleye ideolojik körlükle yaklaştı. “Önce yıkalım, gerisini düşünürüz.” mantığıyla Osmanlıcadan gelen ne varsa inkar edildi. Kelime, terkip, eser, alfabe… hepsi bir kalemde silindi ve yerine masa başı hamleleriyle yenileri konuldu.&lt;br /&gt;Oysa bu aydınlar, dil gibi hassas bir meseleye bu derece ideolojik yaklaşmasalardı, okullarda okutulacak Türkçe ve verilecek milliyetçilik duygusuyla yeni yetişen nesillerin dili yavaş yavaş arı Türkçeye kayabilirdi.&lt;br /&gt;Ancak operasyon hemen yapılmalıydı.&lt;br /&gt;Keşke bu denli radikal tavır sergilemeselerdi. Olan Türkçemize, kültür köklerimize ve geçmişinden bihaber yetişen nesillere oldu.&lt;br /&gt;Ve gele gele bugüne geldik!&lt;br /&gt;Bugün de ciddi problemlerle karşı karşıyayız. Geçmiş dönemlerde doğu kültürüyle hem dem olan milletimiz bugünlerde biraz da teknolojinin vasıtasıyla batı kültürüyle iç içe. Aslında bu durumda iç içe tabirini kullanmak yanlış olur. Bu tabir, karşılıklı durumlarda kullanılabilir. Ama bu konuda onlar bizim içimizde. “Biz onların neresindeyiz?” sorusu ise anlamsız!&lt;br /&gt;Dilimiz özellikle İngilizceden ciddi bir kelime akışına uğramış durumda. Televizyonlarda, sokaklarda, ticarette, gazetelerde kısacası her yerdeyabancı dil çılgınlığı almış gidiyor.&lt;br /&gt;Soğuk savaş bitip de dünya tek kutupluluğa sürüklendikten sonra dünyada Amerikan hakimiyeti başladı. Ekonomide, siyasette, teknolojide ve kültürde Amerikanizm! Kültürün girdiği her yere normal olarak dil de girer. İngilizce, varsa yoksa İngilizce…&lt;br /&gt;Bu durum bir parça kabul edilebilir. Dünyanın gittiği yerde, İngilizcenin dilin içine girmesi bir parça anlaşılabilir. Ancak milliyetçi argümanlara ciddi bağlılığıyla tebarüz etmiş bu milletin dil hususunda tek kurşun atmadan teslim-i silah etmesi de doğrusu kolay kolay anlaşılabilecek bir sonuç değil. Bu konuda birçok suçlu bulmak mümkün! Sorumluluk medyadan tutun, milli eğitim sistemimize, aydınlarımızdan halkımıza kadar pekçok kişi ve kuruma yüklenebilir.&lt;br /&gt;Ancak şunu söylemeden geçemeyeceğim: Televizyonlar, gazeteler, eğitim müesseselerimiz ve aklınıza gelen bütün kurum ve kuruluşlar insanlardan, anadili Türkçe olan insanlardan oluşuyor.&lt;br /&gt;Ve bu insanların zihnine Osmanlının son dönemi dahil olmak üzere pompalanan bir baş belası var: Aşağılık duygusu! Yani milletçe geri kalmışlığımız, gelişmemişliğimiz, fakirliğimiz, ikinci sınıf millet oluşumuz… Adeta milletimizin genetik kodlarına kodlanan bu ucube fikirden kurtulmak en önemli konularımızdan olmalı. Şu an, dil dahil pek çok problemimizin çözümü bu iğrenç duyguyu yıkmakta gizli.&lt;br /&gt;Yabancı isimler ve yabancı diller meselesine herkes inanmalı. Daha önceleri millet olarak belli hususlarda ciddi tepkiler göstererek bir gecede pekçok şeyi değiştirdik. Belli bir milletin mallarını boykot, bayrağımıza yapılan hakaret sonrası evlere, sokaklara, dağlara, taşlara bayrağımızı asarak ona sahip çıktığımızı gösterme hareketi, AB uyum sürecindeki paketler ve onlara verilen milli destek bu tepki ve toplu hareketin sonucunda gerçekleşti. Bugün de toplumda meydana getirilecek bir dil ayaklanmasıyla (!) bu hususta birkç haftada ciddi mesafeler katedilebilir. Dikkat ederseniz kesin çözülür demiyorum. Mesafeler kat edilebilir.&lt;br /&gt;Yabancı dilin istilası dışında, masa başı üretim sessiz sedasız çalışmalarına devam ediyor. TDK, bugün eskisi kadar ideolojik davranmasa da bazı kelimeler medya yardımıyla tedavülden kaldırılırken yerine yenileri koyuluyor.&lt;a title="" style="mso-footnote-id: ftn1" href="http://www.blogger.com/post-create.g?blogID=7387409069109637205#_ftn1" name="_ftnref1"&gt;[1]&lt;/a&gt; Bu hadise diğerinin yanında biraz cüzi kalsa da yabana atılmamalı diye düşünüyorum.&lt;br /&gt;Bütün bunların yanında ne yapmalı ve bu olaylara karşı ne düşünmeliyiz?&lt;br /&gt;Baştaki hususa dönersek, kelimelere akreditasyon (bu kelimeyi kerhen kullanıyorum, biline!) öneriyorum. Dile karşı her türlü dış müdahaleye karşı olmalıyız. Bu dili, biz konuşuyoruz. Kullanacağımız ve kullanmayacağımız kelimeleri de biz seçmeliyiz. Yabancı dillerden gelmiş de olsa, masa başında türetilmiş de olsa bu saatten sonra Türkçeye ve Türk insanının diline kaynamışsa onunla oynamanın anlamı yok! Bir kelimeyi sen, ben, Bakkal Mehmet Amca, öğrenci Hatice vs. konuşuyorsa onunla uğraşmayı bırakmalıyız.&lt;br /&gt;Etkileşimde olduğumuz milletlerden belli kelimeler almak ve onlara belli kelimeler vermek normal ancak bu konuda da okullardan başlanarak milli bir bilinç uyandırmalıyız. Dilimize sahip çıkmalıyız.&lt;br /&gt;Kelime almak, teknoloji almakla, borç almakla, futbolcu almakla birlikte oluyor aslında. Biz millet olarak bir yükselme ve gelişme hamlesi yaparsak dil meselesi kendiliğinden çözülecektir.&lt;br /&gt;Dilimize inanalım. Dilimize inanmak, milletimize inanmaktır; milletimize inanmaksa dünyanın özlediği güzel günlere inanmaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a title="" style="mso-footnote-id: ftn1" href="http://www.blogger.com/post-create.g?blogID=7387409069109637205#_ftnref1" name="_ftn1"&gt;[1]&lt;/a&gt; Millet ve ulus kelimelerinin son günlerde birkaç televizyon kanalında kullanıldığı yerlerle ilgili ilginç bir fark dikkatimi çekti. Kahramanlık, gelişmişlik veya imza atılan bir başarı ile ilgili haberlerde “ulus” kelimesi kullanılırken; mangal keyfi, olmadık yerde denize girme, trafik kazaları gibi haberlerde ise “millet” kelimesi tercih ediliyor. Yorumu size bırakıyorum.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-6002690015810261388?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/6002690015810261388/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/01/akredite-kelimeler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/6002690015810261388'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/6002690015810261388'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/01/akredite-kelimeler.html' title='Akredite Kelimeler'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/R5c8J0LCBtI/AAAAAAAAAgU/xdfhJXa10yk/s72-c/harfler.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-8684745806289740949</id><published>2008-01-07T23:39:00.000-08:00</published><updated>2008-01-07T23:42:25.338-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kitap'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılarım'/><title type='text'>BİR KİTAP: Konsolosun Köpeği</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/R4MpCJ_KPTI/AAAAAAAAAeY/ltV2nt3p3Vc/s1600-h/konsolosun+kÃ¶peÄi.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5153007515659287858" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/R4MpCJ_KPTI/AAAAAAAAAeY/ltV2nt3p3Vc/s200/konsolosun+k%C3%B6pe%C4%9Fi.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Edebiyatçı her daldan eser vermeli mi? Şiir, deneme derken hikâye… Bu soruya bir çırpıda evet ya da hayır demek doğru olmasa gerek.&lt;br /&gt;Pek çok edebiyatçının bir türde zirve eserler verdiğini, diğerlerinde ise o değer ve kaliteye çıkamadığını görmüşüzdür. Bir ismi zikrettiğinizde hemen yazdığı tür de aklınıza geliverir. Mesela Necip Fazıl desem, şiir deriz. Ancak Üstadın şiirleri kadar tiyatroları, makaleleri, fıkraları ve hikâyeleri de vardır. Ancak onu edebiyatımızın unutulmazları arasına yazdıran, Çile şiirleridir.&lt;br /&gt;Bilindiği üzere Şeref Yılmaz, bir hikâye kitabı yayımladı.&lt;span class="fullpost"&gt; Biz, Şeref Yılmaz’ı denemelerinden biliyorduk. Şiirlerini dergilerde okuyorduk ancak bir gün duyduk ki Şeref Yılmaz bir hikâye kitabı çıkarmış: Konsolosun Köpeği. Biraz durup, “Acaba!” demedik değil, dedik. Ama kitabı okuyup da hikâyelerin yedeğinde dünyayı gezince, “İyi ki bu hikâyeler saklandığı sandıktan çıkıp gelmişler.” deyiverdik.&lt;br /&gt;Şeref Yılmaz, hikâyeleri muhakkak yeni ortaya çıkmadı. Hece Öykü’de yayınlananlar vardı. Ama kitap olarak karşımıza çıkmasını beklemiyorduk.&lt;br /&gt;Hikâyelerde, yazarın Erguvan Hasreti ve Sürmeli Türkçe denemelerindeki akıcı üslubunu yine görüyoruz. Derin tahlillere pek girmemiş yazar. Anlaşılır tasvirleri yeri geldikçe kullansa da olay örgüsünü ön plana çıkaran, sade ve etkili bir anlatım kitapta göze çarpıyor.&lt;br /&gt;Bizi asıl etkileyen ise hikâyelerin içeriği. Dünyanın dört yanını soluklayan, gidip gördükleri kadar duyup dinlediklerini de ustaca kurgulayan yazar, unuttuğumuz ya da hiç duymadığımız tatları gözümüzün, gönlümüzün önüne seriyor. Mekân yelpazesinin hayli geniş tutulduğu hikâyeler, bizi ülke ülke gezdirirken zedelenmiş milli şuur ve hislerimizi de canlandırıyor. “Cedlerimizle ne kadar gurur duysak azdır.” dedirtiyor.&lt;br /&gt;Hikâyeler okuyanı zaman zaman gülümsetse de ekseri hüzünlendiriyor. Delilik Bulaşıcıdır hikâyesindeki neşe, bize Sürmeli Türkçe kitabını hatırlatıyor. Konsolosun Köpeği’ndeki gizem, Kirli Araba’daki ironiyi de söylememek olmaz. Sürgün, Gurbet ve Bülbül hikâyelerindeki hicran kalbimizi, dağlasa da Sultanın Hizmetkârı ve de Bir Hasret Ülkesi’ndeki ümitle yeniden tazeleniyoruz.&lt;br /&gt;Son olarak bu hikâyelerin ortaya dökülmesinde teşviki olduğunu duyduğumuz ve okuduğumuz Ömer Lekesiz’e de teşekkür ederken kültür hayatımızın yeni rengi Sütun Yayınları’ndan çıkan Konsolosun Köpeği’ni okumanızı tavsiye ediyoruz.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-8684745806289740949?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/8684745806289740949/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/01/bir-kitap-konsolosun-kpei.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/8684745806289740949'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/8684745806289740949'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/01/bir-kitap-konsolosun-kpei.html' title='BİR KİTAP: Konsolosun Köpeği'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/R4MpCJ_KPTI/AAAAAAAAAeY/ltV2nt3p3Vc/s72-c/konsolosun+k%C3%B6pe%C4%9Fi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-6555074462457544637</id><published>2008-01-02T07:38:00.000-08:00</published><updated>2010-12-03T05:19:02.188-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kitap'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='e-kitap'/><title type='text'>e-kitaplar</title><content type='html'>&lt;table cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="float: left; margin-right: 1em; text-align: left;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Kitapları indirmek için resme veya ismine tıklayın.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;a href="http://www.box.net/shared/yq4zunys91" imageanchor="1" style="clear: left; margin-bottom: 1em; margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TPjssfdh1uI/AAAAAAAAC7g/a3Zxnl1dvtE/s200/simyaci-kitap.jpg" width="126" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;a href="http://www.box.net/shared/yq4zunys91"&gt;Simyacı - Paulo Coelho&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-6555074462457544637?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/6555074462457544637/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/01/viran-ve-bahar-blog-oldu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/6555074462457544637'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/6555074462457544637'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2008/01/viran-ve-bahar-blog-oldu.html' title='e-kitaplar'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TPjssfdh1uI/AAAAAAAAC7g/a3Zxnl1dvtE/s72-c/simyaci-kitap.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-5262668730999754803</id><published>2007-12-18T05:06:00.000-08:00</published><updated>2007-12-18T05:19:11.382-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiirlerim'/><title type='text'>gecenin geldiği şehirden geliyorum</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/R2fHXZ_KPDI/AAAAAAAAAbw/qtv3ha_Zr6w/s1600-h/917780_90951331.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5145300304220798002" style="DISPLAY: block; MARGIN: -10px auto; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: left" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/R2fHXZ_KPDI/AAAAAAAAAbw/qtv3ha_Zr6w/s400/917780_90951331.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div&gt;gecenin geldiği şehirden geliyorum&lt;br /&gt;heybemde tuzlu suyum yalnızlık&lt;br /&gt;sızlayan ellerim ıssızlığın ağında&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;alelade bir gündü&lt;br /&gt;gözlerimi dağladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gecenin geldiği şehirden geliyorum&lt;br /&gt;yağmursuz iklimlerin ilkinden geliyorum.&lt;br /&gt;her yer gölge idi yine de kimsesizdim.&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;dağlanmış gözlerimle&lt;br /&gt;kimse yoktu ağladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gecenin geldiği şehirden geliyorum&lt;br /&gt;son gecemdi sessizce kanayan göğe baktım&lt;br /&gt;acıyan ellerimi çaresiz, göğe açtım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘gel’ deyince gökyüzü&lt;br /&gt;gözlerimi bağladım &lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-5262668730999754803?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/5262668730999754803/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2007/12/gecenin-geldii-ehirden-geliyorum.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/5262668730999754803'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/5262668730999754803'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2007/12/gecenin-geldii-ehirden-geliyorum.html' title='gecenin geldiği şehirden geliyorum'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/R2fHXZ_KPDI/AAAAAAAAAbw/qtv3ha_Zr6w/s72-c/917780_90951331.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-9145628152398755293</id><published>2007-12-10T06:02:00.000-08:00</published><updated>2010-11-25T23:45:41.758-08:00</updated><title type='text'>Ben de Kim Oluyorum?</title><content type='html'>&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TOw4ixVHNNI/AAAAAAAAC4c/dmBJngL1kxg/s1600/ali.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" ox="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TOw4ixVHNNI/AAAAAAAAC4c/dmBJngL1kxg/s320/ali.JPG" width="141" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Merhabalar,&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;İzmir, Uşak, İstanbul, Ankara duraklarından sonra Mardin istasyonunda nefesleniyorum.&lt;br /&gt;Mekanlar ve kitapların ruhu olduğuna dair batıl bir inanca sahibim. O yüzden konuşurum onlarla. Klişelere itibar etmiyorum ama evimin ve kitaplarımın dostum olduğuna inanıyorum.&lt;br /&gt;Çoluk çocuğa edebiyat öğretmekle meşgulüm. &lt;br /&gt;Yazmanın beni rahatlattığını biliyorum. Olmadık yerlerde aklıma düşen birkaç kelimeyle mutlu oluyorum. Konuşmak işim ama işim değil. Sevmiyorum pek ama konuşuyoruz mecburen.&lt;br /&gt;Kitap delisi olmayı ne isterdim ama maalesef daha o hastalığa tutulamadım. İnşallah yakında...&lt;br /&gt;Bir de &lt;a href="http://www.viranvebahar.com/"&gt;Viran ve Bahar&lt;/a&gt;'ı hazırlamaya çalışıyoruz. Oraya da beklerim...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-9145628152398755293?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/9145628152398755293/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2007/12/krlgan-gllerin.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/9145628152398755293'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/9145628152398755293'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2007/12/krlgan-gllerin.html' title='Ben de Kim Oluyorum?'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TOw4ixVHNNI/AAAAAAAAC4c/dmBJngL1kxg/s72-c/ali.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-1795138380383655830</id><published>2007-12-07T01:33:00.000-08:00</published><updated>2007-12-07T02:33:02.597-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılarım'/><title type='text'>Unutmak Üzerine</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.fotoplatforma.pl/foto_galeria/2013_DSCN9845.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 300px; CURSOR: hand" alt="" src="http://www.fotoplatforma.pl/foto_galeria/2013_DSCN9845.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Hepimiz insanız. Ve elbette yaratılıştan getirdiğimiz yanlarımız var. Sevsek de sevmesek de bizimle olan, değiştiremediğimiz, törpülesek de kökünden kurutamadığımız, kurtulamadığımız insani haller…&lt;br /&gt;Meselem bu beşeri hallerden biri: unutmak…&lt;br /&gt;Hiç sevmeyiz onu. Unutmaktan dertli, müzmin mustarip çoktur aramızda. Kendi kendimize kızar, içten içe hayıflanırız unuttuğumuza. Nesneleri, tarihleri, yapılacak işleri unuturuz. Yeni zaman dertlerindendir: Şifreleri unuturuz! Anahtarı unuturuz. Unuturuz da unuturuz…&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;Kimimiz hafıza seminerlerine katılır, kurslara gider. İlginç tekniklerle, kırk bir buçuk taklayla güçlendiririz hafızamızı. Unutmayacağızdır hiçbir şeyi. Hatırımızda tutup zihnimizden silmeyeceğizdir.&lt;br /&gt;Bu girişten sonra size unutmanın o kadar da kötü bir dost olmadığını söylesem ne dersiniz? İnsana yakıştığını, onunla bir yaratıldığını, yoldaş olduğunu, kanında gezdiğini desem…&lt;br /&gt;O kadar da kızmayın unutanlara, unutkanlara. Sizin de olmuştur bir şeyleri unuttuğunuz. Kendinize de kızmayın. “İnsan nisyan ile maluldür!” deyin. Önem verdiklerinizi unuttuğunuzda ya da soğuk bir kış günü unutulduğunuzda bir köşe başında hoşgörün hataları… Gülüp geçin sadece.&lt;br /&gt;Hep kötü olacak değil ya unutmak. İyi olduğu zaman da çoktur. Mesela insanı yıkan üzüntüler, kederler vardır. Duyunca kendimizden geçtiğimiz, hayat bitti sandığımız. Daha yaşayamayacağımızı söylediğimiz, tarifi lâ-mümkün, kalbe ruha gönle azap, acılar…&lt;br /&gt;İşte bu kadim dost böylesi zamanlarda usul usul işlemeye başlar. Unutturur bize acılarımızı. Birden olmaz elbette. Yavaş yavaş, azar azar unutur insan bu zindandan geceleri, geçmek bilmeyen zamanları. Yaraların üstü unutmak fiilinin ince ve nazik ellerinin maharetiyle kabuk bağlamaya başlar. İnsan aklını başından alan bu kederleri tabii ki tamamen unutmaz ama onlarla yaşamayı öğrenir. İşte bu cihan tutuşturan, yürek dağlayan kederlere karşı koyma sanatını insana, öğreten mahir öğretici unutmaktır.&lt;br /&gt;Ölümü düşünün, öleceğimiz gerçeğini. Sevdiklerimizin bir gülfidanı gibi yanı başımızda sevgi kokuları yayarken solup gideceklerini hatırlayın. Bizi bu dünya zindanında bir başımıza bırakacaklarını düşünün. Kabullenilmesi ne zor bir hakikat. Lezzetleri acılaştıran ölümü de zaman zaman hatırlamalı ve yolculuk gerçeğini kabullenmeliyiz.&lt;br /&gt;Ancak ölüm hakikatinin başınızın üstünde her daim asılı duran lamba gibi parıldayıp durduğunu tasavvur edince insan yine unutmanın güzelliğini anlıyor. Ölmeyi de unutuyoruz. Öleceğimiz gerçeğini de.&lt;br /&gt;Bu halin iyi mi, kötü mü olduğuna bir türlü karar verememiş biri olarak hükmü size bırakıyorum.&lt;br /&gt;Affetmek için de öfkeleri unutmak gerekir.&lt;br /&gt;Biz insanlar, kızgınlıkların üzerine unutmanın kalın örtüsünü çekerek hataları affederiz. Kusurları bağışlarız. Bir de öfkelerinizin ilk günkü, ilk anki gibi sımsıcak yaktığını, kınından henüz çıkmış bir kılıç gibi ışıldadığını farz edin. Kendisi affedilmeye en muhtaç olan insan, galiba kimsecikleri affetmezdi. Dünyada kırgınlıklar, kızgınlıklar, cinayetler, belalar kat be kat artardı. Hâlbuki öyle değil. İşte burada bu duyguyu, unutmak duygusunu içimize koyana hadsiz şükürler etmemiz gerekir…&lt;br /&gt;Yani affetmek için de unutmalıyız.&lt;br /&gt;Her duygunun ayrı bir tadı olduğu gibi unuttuktan sonra hatırlamanın da bambaşka bir tadı vardır. Mesela bir dostu hatırlayıverirsiniz ansızın. Bir anınızı aklınıza getirir ve vefasızların baş tacı, vefasızlığın sebebi telefona sarılıverirsiniz.&lt;br /&gt;Zevkle okuduğunuz bir kitabı yıllar sonra tekrar okuyup hatırlamak ne hoştur. Ya bir şarkıyı? En son ne zaman dinlediğinizi hatırlamadığınız, bir zaman sizi hülyalara salan o hüzzam melodi tekrar dilinize dolanıverse ansızın… Dünya telaşesinin peşinde koşmaktan bıktığınız bir yorgun akşam aralığında, vefasızlık ettiğiniz bir şiiri mırıldanıverseniz usulca… Eski mekânları, lezzetleri hatırlamak gibisi var mıdır ey azizler?&lt;br /&gt;Ya aşklar!&lt;br /&gt;Ateşi sönmüş, yangınının üzeri örtülmüş aşkları hatırlasanız gecenin uyku tutmaz bir vaktinde… Neleri göze alıp, ne kepazeliklere katlandığınızı anımsayınca kendi kendinize utanıverirsiniz ama ne de olsa kimse sizi görmez… Gönül cezvesi pek vefasızmış meğer. Neleri neleri sığdırırmış da sonra solmuş bir gül gibi kenara atıverirmiş hain! Lakin eski aşklar arada bir hatırlanmalıdır ve böylece hakiki aşka yol bulmanın çarelerine bakmalıdır insan, mecazlarda boğulmadan...&lt;br /&gt;Bütün bu hatırlamak lezzeti ayrıca bir yazı konusudur ancak hatırlamak için önce insan, nisyanla malul olan bu gariban, unutmalıdır. Dostları, kitapları, şarkıları, şiirleri, aşkları hatırlamak unutmadan olmaz.&lt;br /&gt;Sakın yanlış anlamayın beni. Ben unutmak ne de güzeldir, her şeyi unutalım gitsin gibi akıl almaz bir düşünceyi savunmuyorum. Hafıza mağduru filan da değilim. Tabii ki unutmanın kötü yanları vardır. Kötü unutmalar da elbette çoktur.&lt;br /&gt;Sorumluluklarını unutur insan, vazifelerini, yapacaklarını, söz verdiklerini… Bekleyenleri unutur. Kimisi söylediklerini unutur, hiç söylememiş gibi davranır. Okuduğumuzu unuturuz bazen, adımız gibi bildiğimizi, dilimizin ucunda olanı, ha deyince çıkıverecek olanı. Ama bir türlü hatırlayamayız.&lt;br /&gt;Ahir zamanda daha çok unutuyor âdemoğlu. Karışmış zihinlerle, kalplerle olmaması düşünülemezdi zaten. Kıyamet alametlerinden midir acep?&lt;br /&gt;İnsana en çok da eski dostların isimlerini unutmak koyar. Derdini, sevincini, zamanını, hayatını paylaştığın insanların adını hatırlayamayan kişi kendine epeyce öfkelenir, öfkelenmelidir de…&lt;br /&gt;Unutulan olmak ise en acısıdır. Hatırlanmamak! Zamanın, hayatın gaddar pençesini yiyen dostlar tarafından unutulmak. Vefasızlığın diğer adı, unutmak olur böyle dostlarla. Evlatları tarafından unutulmak, bir anne baba için ne büyük bir hicrandır. Emeklerini, kazancını, hayatını ve hayallerini verdiğin can parçalarının işlediği bu büyük suç ne burada ne de ötede affedilecek cinsten değildir. Evlâd-ı bivefaya vâ esefâ!&lt;br /&gt;Hepimiz bir şekilde unutulup gideceğiz dünya üzerinden ancak böylesi ruha iyiden iyiye ağır gelmekte.&lt;br /&gt;Edebiyat erbabı için unutulmak bir zehirse, yazmak panzehirdir. Kalemi eline alıp da yazmaya yelken açan edip gönlü, ölümsüzlük suyuna erişmiş talihli ruhlar gibi bahtiyar olur. O da bir şeydir ama her şey midir?&lt;br /&gt;Ömrünün sınırlarını aşmak her şaire, yazara nasip olmaz. Yıllar hele yüzyıllar boyu unutulmamak da bir edebiyatçı için az devlet sayılmaz. Hâsılı edebiyat sevdalısı, yıllara meydan okumak, sesini ötelere duyurmak yani unutulmamak için yazar.&lt;br /&gt;Toparlayacak olursak; unutmak insanın bin bir halinden bir haldir. Kötü unutmalar olduğu gibi iyi unutmalar da vardır. Ondan nefret etmeyelim, sadece sevmek de tek başına yetmez. Onun insani olduğunu anlayalım, insan yakıştığını, insanla dolaştığını. Çünkü insana bu acayip alemde ve garaip çağda en çok insan olmak yakışıyor.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-1795138380383655830?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/1795138380383655830/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2007/12/unutmak-zerine.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/1795138380383655830'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/1795138380383655830'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2007/12/unutmak-zerine.html' title='Unutmak Üzerine'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-305557430356187557</id><published>2007-11-21T01:00:00.000-08:00</published><updated>2007-11-21T01:18:30.619-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Muhabbet'/><title type='text'>AYVAKTİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.ayvakti.net/resimler/kapak82.gif"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 100px; CURSOR: hand" alt="" src="http://www.ayvakti.net/resimler/kapak82.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Bir müddettir yazmaya çalışıyorum. Pekçok insan gibi ben de yazmaya şiirle başladım. Hala da yazıyorum. Şiirin yeri gerçekten ayrı. O bende bir başka dünyanın lisanına denk geliyor.&lt;br /&gt;Ancak altı yedi aydır -Viran ve Bahar tecrübesiyle birlikte- denemeye daha çok eğilmiş durumdayım. Bu durumunda meyvesini almaya başladım diyebilirim. Bu ay &lt;a href="http://www.ayvakti.net"&gt;AYVAKTİ&lt;/a&gt; edebiyat dergisinde bir yazım yayımlandı: AKREDİTE KELİMELER&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;Yazıyı buraya da bir müddet sonra koyacağım. Ama şimdilik dergi hala yeni...&lt;br /&gt;Dil meseleleri ile ilgili uzun sayılabilecek bir denemeydi.&lt;br /&gt;Bu yazı da sizleri &lt;a href="http://www.ayvakti.net"&gt;AYVAKTİ&lt;/a&gt; okumaya davet olmuş olsun. Şeref Akbaba hocanın yönettiği dergi 85. sayıya ulaşmış vaziyette...&lt;br /&gt;Ne diyelim yolu, yolumuz açık olsun...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-305557430356187557?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/305557430356187557/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2007/11/ayvakti.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/305557430356187557'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/305557430356187557'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2007/11/ayvakti.html' title='AYVAKTİ'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-3581027444814040046</id><published>2007-11-16T04:20:00.000-08:00</published><updated>2007-11-16T04:24:51.278-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılarım'/><title type='text'>VAR OLMAK</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.karakalem.net/webresim/8A/big/flower2.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 300px; CURSOR: hand" alt="" src="http://www.karakalem.net/webresim/8A/big/flower2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Kendin olmak, adam olmak, genç olmak, zengin olmak, dert olmak, yazar olmak, toprak olmak, toz olmak…&lt;br /&gt;Ne kadar da çok “olmak” var. Sözlük ne der acaba?&lt;br /&gt;Olmak: Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak; bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak&lt;br /&gt;Hepimiz şu hayatta bir şeyler olmakla uğraşıyoruz. Bulunduğu halden bir başka hale geçebilmek meşgulüz. İçinde bulunduğumuz durumdan şöyle ya da böyle memnun değiliz ve diğeri olmaya çalışıyoruz.&lt;br /&gt;Gelişmek ve değişmek iyidir. İnsan hep daha güzele yelken açmalıdır.&lt;br /&gt;Ama!&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;Yine bir olmakla ifade edebileceğim var olmaktan haberdar mıyız? Farkında mıyız? Hepimiz varız. Yok değiliz. Nefes alıyor, seviyor, seviliyor, görüyor, bakıyor ve tutuyoruz; hayata tutunuyoruz. Yarım yamalak, eğri büğrü de olsak varız, yaşıyoruz.&lt;br /&gt;Galiba bu durumun pek farkında değiliz.&lt;br /&gt;Bu düşüncelere genelde bir akvaryumun önünde kapılırım. Bir akvaryumun! Balıklara bakarım, sonra kendimi onların yerine koyarım. Hayat, otuza elli, bir kutucuğun içinden ibaret. Gel ve git! İn ve çık!&lt;br /&gt;Tam bir şükür hissiyle dolarım:&lt;br /&gt;“Allahım, sana şükürler olsun ki beni insan olarak yaratmışsın.”&lt;br /&gt;Komik!&lt;br /&gt;Bu düşüncemi anlattığım her dostum güler bana. Burun kıvırarak: “İlginç!” der.&lt;br /&gt;Sahiden öyle değil midir? Haksız mıyım sizce?&lt;br /&gt;Ne kadar da az düşünüyoruz bu durumu! Hayatımızı bir insan olarak sürüyoruz. Bir japon balığı, akvaryumda bir taş veya akvaryumun motorunda herhangi bir taş parçası da değiliz! Düşünebilen, okuyabilen, anlayabilen, algılayabilen ve bunları yapabildiğinin de farkında olabilen bir insanız. Bence bu lütfun farkında olabilmek az bir nimet değildir.&lt;br /&gt;Bizler bu dünyanın insanları, yokluğa düşmeden yokluğu düşünmeliyiz. Keder ve acı zamanlarında, stres dağlar kadar olup da sırtımıza çöküverince bizler yani insan evlatları hatırlamalıyız bu meseleyi. Evet, şu an her ne kadar hal-i pürmelâlimiz ortada olsa da sol yanımızda atan bir kalbimiz, damarlarımızda deveran eden al kanımız ve göğsümüzün şuracığında bir canımız var. Kainatın üzerinde noktanın binde biri kadar da olsak varız. Bir çiçeği kokluyor, baharı hissediyor ve sevilecek her şeyi yüreğimiz yettiğince sevebiliyoruz.&lt;br /&gt;Büyük şehir insanı, hayatı yaşamak ve yaşamanın da farkında olmak macerasında taşra insanına göre daha şanssız!&lt;br /&gt;Topraktan uzak, betonla iç içeyiz. Gelişmiş teknolojimizle keşfedemediğimiz tek bilinmeyen öz benliğimiz. Trafik stresi yaşamak, kalabalıkta boğulmak, gürültüde kaybolmak renklerden uzak hayatımızın sıradan işlerinden. Geç kalmamak için koşuşturmak zorunda olmak, ayağını toprağa basamamak, çok katlı binalarda tabiatı park-bahçelerden ibaret sanmak ve yeşili sadece ve sadece ısmarlama belgesellerde görmek ahir zaman alametlerinden midir bilemem. Bu, başlı başına bir yazı konusu. Bizim de yaramız derin, dolayısıyla şehir ve stres bahsini kısa tutalım.&lt;br /&gt;Yaşadığımızı anlamak için galiba arada bir durmak gerek. Her telaşı bir kenara bırakıp, özümüze kulak vermek! Sır burada…&lt;br /&gt;İçimizin sesini dinlemek, muhakkak hepimizi dinlendirecek. Dertlerden tasalardan mola isteyip, streslerden soyunarak gönlümüze dönelim. Yüreğimizle, vicdanımızla konuşalım. Ruhumuza söz hakkı verelim.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-3581027444814040046?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/3581027444814040046/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2007/11/var-olmak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/3581027444814040046'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/3581027444814040046'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2007/11/var-olmak.html' title='VAR OLMAK'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-2567432472946912891</id><published>2007-11-12T05:36:00.001-08:00</published><updated>2007-12-18T00:55:42.878-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiirlerim'/><title type='text'>O Sahilde Son Gece</title><content type='html'>Birazdan incinir deniz, ayak seslerimizden&lt;br /&gt;İçimizde, kendimizden bile gizlediğimiz o uzak bizden&lt;br /&gt;Selam getirir martılar&lt;br /&gt;Usul usul eğrilen gökyüzü&lt;br /&gt;Karşılar bizi.&lt;br /&gt;Yine eskisi gibi savruk bir kaya,&lt;br /&gt;Ayaklarında son bulan o yorgun dalga&lt;br /&gt;Ve aynı kumsalda beliren sessizliğimiz. &lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi uzanıp sonsuzun şarkısını dinlerken,&lt;br /&gt;Gözlerimiz takılacak bir varlık bulamamaktan aciz&lt;br /&gt;Ellerimiz tuzlu suyun acısıyla serinlerken&lt;br /&gt;Hiç olmadığımız kadar genciz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki bir resim, belki de bir ima,&lt;br /&gt;İçinde kaybolmaktan yorulduğum o esrik mana,&lt;br /&gt;Kaplarken yüzünün kıvrımlarını&lt;br /&gt;Havsalamda daha keşfedilmemiş kaç yüz ada&lt;br /&gt;Bekliyor ellerinin esrarlı derinliğini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç bitmeyecek bir anın çizgilerinde geziyor gözlerim&lt;br /&gt;Gözlerin birkaç yüz yıl sonrasına kalacak tek resim&lt;br /&gt;Batan güneşin ardında ne varsa bitmeyecek diye gözlediğim&lt;br /&gt;gidiyor,&lt;br /&gt;-aslı, ben onlara böyle söylemedim.-&lt;br /&gt;Gözlerimiz anılacak bir varlık bulamamaktan aciz&lt;br /&gt;Ellerimiz tuzlu suyun acısıyla serinlerken&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dönmemek üzere öleceğiz...&lt;br /&gt;dönmemek üzere...&lt;br /&gt;dönmemek...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-2567432472946912891?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/2567432472946912891/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2007/11/o-sahilde-son-gece.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/2567432472946912891'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/2567432472946912891'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2007/11/o-sahilde-son-gece.html' title='O Sahilde Son Gece'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-6976353687489054513</id><published>2007-11-05T06:20:00.000-08:00</published><updated>2007-12-18T00:54:11.846-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılarım'/><title type='text'>Yağmur Duası</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/Ry8m9Mj70GI/AAAAAAAAAZM/__sMRt7Lf_g/s1600-h/yaÄmur+duasÄ±.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5129361333384106082" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" height="126" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/Ry8m9Mj70GI/AAAAAAAAAZM/__sMRt7Lf_g/s200/ya%C4%9Fmur+duas%C4%B1.jpg" width="163" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; “Vermek istemeseydi, istemek vermezdi.” Uçsuz bucaksız bir ifade. Kıyısız okyanus gibi. Düşünmekten boğulmak için söylenmiş sanki. Beynin cidarlarını zorlayıp, şakakları zonklatmak için.&lt;br /&gt;“Ne istersen iste, elde edebileceklerin O’nun hazinelerinin yanında koca fezada bir iğne ucu kadar kalır.” Tam toparlayamadım cümlenin aslını. Toparlamak da istemedim. İçimde böyle daha güzel bu cümle. Böylesi farklı dokunuyor içime. Sarsıyor beni. Kendime getiriyor. Baş döndüren, zihni bulandıran, akla havale geçirten bir azametin yanında, cim karnında nokta, noktanın yüreğinde bir zerre, zerrenin kenarında bir hiç! Hayret burcunda sermest gezmek bu hisse bir parça benzese gerek! Hiç! Atom değil, element, molekül değil, hiç!&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;Ne istersem, ne istersen, ne istersek isteyelim. Bütün isteklerimizi art arda sıralayalım, kilometrelerce uzayan arz ı hal dilekçeleri karalayalım. Sonuç, hiç!&lt;br /&gt;Varlığında yok olmanın giriş kapısı da hiç olmak değil mi?&lt;br /&gt;Bediüzzaman’ın dediği kapıyı açtıktan sonra kırılması gereken anahtar, benlik. O’nu bilme, tanıma ve anlama yolunda kullanmak için verilen benlik, işlevini yerine getirdikten sonra kırılıp atılmalı. Eritilmesi, yakılması, geçilmesi gereken, unutulup, unutulduğunun da unutulması lazım gelen anahtar! Belh’te dahi bırakılmaması gereken… Seraser, bütün azalarıyla, külliyen, topyekün silinmesi icap eden şey… Şeyden sonra varılacak kıyı az önce bahis mevzuu olan kıyı: Hiç!&lt;br /&gt;Bugünlerde yağmursuzluğu konuşuyoruz. Susuzluk ağzımızın tadını kaçırmış vaziyette. Yağmur duasına çıkıp yağmuru Sahibi’nden dileniyoruz.&lt;br /&gt;Ve yağmur duası denince aklıma Sezai Karakoç’un şiiri geliyor. Yağmur Duası şiiri ve ilk dizesi:&lt;br /&gt;“Ben geldim geleli açmadı gökler”&lt;br /&gt;Dizenin çok azametli bir sesi var. İlk dizeden insanı saran ve sarsan bir ses…&lt;br /&gt;Şair muhakkak benim muhayyilemden çok daha geniş bir his dünyası ve fikirle yazmıştır bu dizeleri. Ancak ben bu dizenin içimi titreten, beni yoran noktasında durmak istiyorum.&lt;br /&gt;“Ben” diye başlıyor şair! ‘Ben’den, anahtardan başlıyor.&lt;br /&gt;İşin içindeki bit yeniğini, renkleri solduran virüsü söylüyor: Ben! Ortada bir musibet varsa, işler yolunda gitmiyorsa, gökler bir damla dahi yağmur bağışlamıyorsa sebep net: Ben! Hiç sağa sola bakıp günahkar aramaya lüzum yok.&lt;br /&gt;Ey gönül! Vicdan lambasını içine mıhla ve suçluyu ensele! Suçlu: Ben!&lt;br /&gt;Necip Fazıl, Reis Bey’de hakimi konuşturuyor: “Amerika’da bir suç işlense ve bütün dünyayı kaplayan bir ses sorsa: ‘Suçlu kim?’ Çıkıp ‘Ben!’ diyeceğim. Ben, ben, ben…&lt;br /&gt; Kendi kelimeleriyle konuşmayan ve kendi mana köklerinden bîhaber adam bu hissiyata “mazoşizm” diyebilir. Desin! Bir çiçeğin dahi boynunu büküp durmasına dayanamayanlar ve “Nefislerinizin de sizin üzerinizde hakkı vardır.” diyenin arkasından gidenler olarak bu tavrı bizi anlamaya davet eder ve güler geçeriz. &lt;br /&gt;Arınma ameliyesine başlarken ilk adımdır benlikten vazgeçmek. Sokaklarda et satan kadılardan, sakalıyla sokakları süpürenlere kadar bir dünya misali var bunun. Bütün çile, bekâ meydanına girmek uğruna. Fena kapısından geçmek için kullanılan anahtar, sonra kırılıp atılıyor. İçerideki Sultan öyle büyük öyle büyük ki içeride hiçbir ben mırıltısına, enaniyet lakırdısına yer yok. O’nun benliği öyle muazzam ki bize verilen Nil’in kenarında bir damla su bile olamıyor. Kıyas götürmeyen bir azametin önünde erimekten gayrısı abes kaçıyor.&lt;br /&gt;Yağmur duası bir ibadettir ve ibadetlerin belli vakitleri vardır. Yağmur duasının da zamanı yağmursuzluk zamanlarıdır. Ve duaya bulaştırılacak en son virüs de benlik gıcırtısıdır.&lt;br /&gt;Dönelim şiire. Yağmur Duası şiirinin ilk dizesinde durum tespiti yapıldıktan sonra varılan sonuç ikinci ve üçüncü dizelerde ortaya dökülüyor:&lt;br /&gt;“Ya ben bulutları anlamıyorum&lt;br /&gt;Ya bulutlar benden bir şey bekler”&lt;br /&gt;Artık çözülmesi gereken denklem çözüldü. Varılması gereken nokta netleşti. Reçete şiirin ilk üç dizesinde de geçen ortak kelimede: ben…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burada yine Necip Fazıl konuşuyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben, kimsesiz seyyahı, meçhuller caddesinin;&lt;br /&gt;Ben, yankısından kaçan çocuk, kendi sesinin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben usanmaz bekçisi, yolcu inmez hanların&lt;br /&gt;Ben tükenmez ormanı, ısınmaz külhanların.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün meselenin ben’de başlayıp ben’de bittiğini anlayınca gökler de düğümünü çözecek ve O’na yalvaran bendeleri eli boş çevirmeyecektir… Ben’siz, benliksiz, yağmurlu güzel günler çok uzak değil…&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-6976353687489054513?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/6976353687489054513/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2007/11/yamur-duas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/6976353687489054513'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/6976353687489054513'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2007/11/yamur-duas.html' title='Yağmur Duası'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/Ry8m9Mj70GI/AAAAAAAAAZM/__sMRt7Lf_g/s72-c/ya%C4%9Fmur+duas%C4%B1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-6988267011087599358</id><published>2007-11-05T06:17:00.000-08:00</published><updated>2007-12-18T00:53:15.796-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazılarım'/><title type='text'>Kalemlerim bana küstü</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/Ry8mecj70FI/AAAAAAAAAZE/c24fx7IHkx4/s1600-h/kalemler.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5129360805103128658" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/Ry8mecj70FI/AAAAAAAAAZE/c24fx7IHkx4/s200/kalemler.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Ben onlara küsmedim. Birkaç hafta oluyor. Hiç de tartışmadık ama ne oldu bilmiyorum. Ansızın içimden o hissin uçup gittiğini hissettim. Kalemlerimin beni ayartan, baştan çıkaran o tiz çağrısı duyulmaz oldu.&lt;br /&gt;Genelde gecenin geç saatlerinde ansızın duyardım onları. Herkesin gecenin koyu örtüsünü üzerine çektiği, ayak seslerinin duyulmadığı, münasebetsiz kornaların inlerine gizlendiği sihirli saatlerde kulağıma çalınan kadife bir sesle anlardım onların beni çağırdığını. Yaklaşık iki haftadır bana küstüler. Anlamadım ne hata işledim. Günahım ne? Masum olduğumu sanıyorum ama kim bilir ne ayıp ettim onlara!&lt;br /&gt;Düşünüyorum, düşünüyorum bir türlü bulamıyorum. Niye küserler ki?&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;Bu aralar fazla mı haylazlığa vurdum? O cadde senin, bu park benim gezmelerim onları rahatsız ettiyse, kıskandılarsa kırkta bir özene bezene çıktığım kitapçı gezmelerimi, onları ihmal ettiğimi düşündülerse bilmem nasıl affettiririm kendimi…&lt;br /&gt;Elime alıyorum onları, çeviriyorum, okşuyorum, kâğıtları karalıyorum. Olmuyor, bir türlü cevap vermiyorlar… Hemen de nasıl sırtlarını dönüyorlar nazlı güzeller gibi. Kendilerini ağırdan satıyorlar desem değil. Çok uğraştım olmuyor. Epey kızdırmışım belli.&lt;br /&gt;Şu, beni saran karikatür merakından olabilir mi? Önüme gelene anlatıyorum karikatürün ne muazzam bir sanat olduğunu. Tonlarca kelimenin anlatamadığını birkaç çizginin anlattığını söylemiştim bir mecliste. Sakın ona alınmış olmasınlar. Tek kelime etmeden, bir çırpıda kitaplara bedel düşünceyi görenin üzerine boca ettiklerini, koca makalelere, denemelere bedel olduklarını söylemiştim karikatürün. Bak sen, buna kızdılarsa benim diyeceğim hazır: Ben çizemiyorum ki hayranlığımı ifade babından sayıkladım o lakırdıyı. Yoksa benim gözümün nuru elbet yazmaktır. Kelimelerin içinde gezerken aldığım hazzı bana hangi karikatür verir ki! Bir daha dönüp gözümün ucuyla bile bakmam karikatürlere. Söz!&lt;br /&gt;İnternete biraz fazla eğildim son zaman. Çok bildiğimden değil de, iş olsun bizimki. Belli sitelere girip duruyorum. Bazı içten içe kıskandıklarım da olmuyor değil. İlim başka bir şey azizim. İçi de dolu olunca bir adreste birkaç saat akıp gidiveriyor. Bilgisayarın başında bu kadar oyalanınca gönül koydular mı benim can dostlarım? Kızdılar mı bana? Affedin beni n’olur dostlar…&lt;br /&gt;Ya televizyon belası! Bir bilemedin iki dizimiz var. Önünde dizi dizi diziliyoruz evcek. O meretleri de öyle bir yapıyorlar ki en ölümcül yerinde bitiveriyorlar efendim. İşin yoksa haftaya kadar bekle. Ülke meseleleri de fazlasıyla karışık. Onlar da zihnimizi meşgul ediyor, bir o kanala bir bu kanala zıplarken/zaplarken kaykılıp kalıyoruz. Kumandayı, televizyonu icat eden adamın babasına rahmet desem, suç benim kardeşim. En baştan o şeyi eve sokmayacaktık ama hata bende. Oysa hanım ne çok söylemişti devr-i zamanında. Dinlemedim ki… Biraz bu boş, bomboş işe zaman ayırınca onları ihmal ettim. Bu da dargınlıklarının sebeplerindendir ey aziz okuyucu!&lt;br /&gt;Şu akılsız aklıma gelen son sebep ise galiba en büyüğü. Nicedir adam akıllı okumuyorum. Okuyorum da okumuyorum. Yazmayı sevdiğim kadar okumayı da severim. Aram iyidir kendisiyle. Hem onlar ikisi kardeştir. Okursan yazarsın. Yazacaksan okumalısın. Şartlar ötesi şartı, farzlar üstü farzı bu yazmanın. Ben gafil, bu aralar yukarıda saydığım sair sebepten okumayı da aksattım. Tabii böyle olunca kalemlerim de bana küstüler.&lt;br /&gt;Küsmeyip de ne yapsınlar azizim! Kalemlerim haklılar, çok haklılar. Haktır bana.&lt;br /&gt;Lakin ricam uzamasa bu dargınlık, ben cahil, çok pişmanım. Affedin beni kalemlerim…&lt;br /&gt;Ben sizsiz ne yaparım şu dünya yalanında…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;25 Ekim 07 Perşembe, Ayrancı/Eksi ÜÇ&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-6988267011087599358?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/6988267011087599358/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2007/11/kalemlerim-bana-kst.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/6988267011087599358'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/6988267011087599358'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2007/11/kalemlerim-bana-kst.html' title='Kalemlerim bana küstü'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/Ry8mecj70FI/AAAAAAAAAZE/c24fx7IHkx4/s72-c/kalemler.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-1516539566164899735</id><published>2007-10-26T00:52:00.000-07:00</published><updated>2007-12-18T00:51:00.203-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hikâye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Muhabbet'/><title type='text'>Bir Hikâye Okudum</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/RyGjscj7zsI/AAAAAAAAAVk/OaoESOvY6ns/s1600-h/donkey.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5125557834900819650" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/RyGjscj7zsI/AAAAAAAAAVk/OaoESOvY6ns/s200/donkey.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Size bir hikâye anlatayım. Böylelerini daha çok seviyorum. Hem yeri geliyor konuşurken kullanıyorum hem de bilgelik koktuğunu düşünüyorum. Hikâye şöyle:&lt;br /&gt;Eşeğin biri ormanda yaşıyormuş diğer bütün arkadaşlarıyla birlikte. Bütün orman ahalisi çalışıyormuş lakin bu eşeğin hiçbir işi yokmuş. Sabahtan akşama kadar boş boş oturuyormuş. İlk gün, "Nasıl olsa vaktim çok!" deyip gerine gerine yatarken aklına oyun oynamak fikri saplanıvermiş. Ne oynasam diye düşünürken saklambaç oynamaya karar vermiş. Hemen gidip bir yere saklanmış. Sonra da kendisinin gelip kendisini bulmasını beklemiş, beklemiş, beklemiş... Akşam diğerleri gelince yerinden çıkıp hayata karışmış.&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;Ertesi gün, "Dün kendimi bulamadım, en iyisi mi bugün de gidip kendimi arayayım." demiş. Aramış, aramış, aramış...&lt;br /&gt;Ormanın içinde akşama kadar kendini aramış ama bulamamış. Akşam diğerleri geldiğinde yorulduğunu anlayarak yine oyununa ara vermiş. Bir yandan da homurdanıyormuş:&lt;br /&gt;- Amma da saklanmışım be! Bir türlü bulamadım ama yarın kesin!&lt;br /&gt;Ertesi gün de aramış, ertesi gün de, onun ertesin de, ertesinin ertesinde de...&lt;br /&gt;Artık sabahtan akşama kadar arıyormuş. Deliler gibi... Usanmadan, bulmak umuduyla...&lt;br /&gt;Bir zaman gelmiş ki neyi aradığını da unutmuş! Sadece arıyormuş. Kendi kendini bulmak düşüncesini de kaybetmiş ve aramış, aramış, aramış...&lt;br /&gt;Ve hiç bulamamış...&lt;br /&gt;Hikâyeyi birinin elinde gördüğüm Erdal Demirkıran kitabından okudum. Sonu biraz daha değişikti ama ben böyle bitiriverdim. Bu da böyle olsun... Erdal Demirkıran? diyecek olursanız ne okurum, ne de tavsiye ederim. Dünyanın en akıllı adamı olduğunu iddia eden bir insancık... O kadar...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-1516539566164899735?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/1516539566164899735/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2007/10/bir-hikye-okudum.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/1516539566164899735'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/1516539566164899735'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2007/10/bir-hikye-okudum.html' title='Bir Hikâye Okudum'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/RyGjscj7zsI/AAAAAAAAAVk/OaoESOvY6ns/s72-c/donkey.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7387409069109637205.post-5473783155023565161</id><published>2007-10-25T23:42:00.000-07:00</published><updated>2007-12-18T00:39:30.288-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiirlerim'/><title type='text'>Sen Geliyorsun</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/RyGM98j7zrI/AAAAAAAAAVU/-vaKTXWQYOs/s1600-h/enes+Sami1.JPG"&gt;&lt;em&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5125532846781091506" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/RyGM98j7zrI/AAAAAAAAAVU/-vaKTXWQYOs/s200/enes+Sami1.JPG" border="0" /&gt;&lt;/em&gt;&lt;/a&gt;&lt;em&gt;Oğluma&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Sen geliyorsun&lt;br /&gt;İçimde bir güvercin, gökyüzünü arıyor&lt;br /&gt;Sen geliyorsun&lt;br /&gt;İlk heyecan, ilk sevinç, gözlerimi sarıyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen geliyorsun&lt;br /&gt;Dağılan kelimeler, ismini heceliyor&lt;br /&gt;Sen geliyorsun&lt;br /&gt;Yaralanmış ellerim, sevginle geceliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen geliyorsun&lt;br /&gt;Karanlık gecelerde, bir yanım hep kanıyor.&lt;br /&gt;Sen geliyorsun&lt;br /&gt;Şu azametli dağlar, gölgemi kıskanıyor.&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;Sen geliyorsun&lt;br /&gt;Yüreğimde bir telaş, bir tereddüt yanıyor&lt;br /&gt;Sen geliyorsun&lt;br /&gt;Gaflet basmış benliğim, sesinle uyanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen geliyorsun&lt;br /&gt;Sensiz geçen akşamlar, şarkılarda kalıyor.&lt;br /&gt;Sen geliyorsun&lt;br /&gt;Sevgi kokan nağmeler, düşleri yakalıyor&lt;/span&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7387409069109637205-5473783155023565161?l=kitapdelisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/feeds/5473783155023565161/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2007/10/sen-geliyorsun.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/5473783155023565161'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7387409069109637205/posts/default/5473783155023565161'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kitapdelisi.blogspot.com/2007/10/sen-geliyorsun.html' title='Sen Geliyorsun'/><author><name>kitap dELiSi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11002555634074653026</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/TO1dZ4QVypI/AAAAAAAAC5c/6KJELifWkws/S220/The_little_writer_by_Raccoon_with_a_cigar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_3Shh-iPmSuw/RyGM98j7zrI/AAAAAAAAAVU/-vaKTXWQYOs/s72-c/enes+Sami1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
